Yanlış Açı

Gol 23: Kıskançlık

Yazar:

Yanlış Açı - Sıla kitap kapağı
Yanlış Açı kitap kapağı

Se-lam-lar! Nasılsınız? Bölümün büyük bir kısmını bugün yazdım aceleyle o yüzden yazım hataları olabilir ama uzun bir bölüm... Ben sınav haftama giriyorum an itibariyle ve size de başarılar diliyorum <3 Bool boooll yorum ve oy görmek istiyorum. Bölümlerden ve alıntılardan haberdar olabilmek için Instagram: yilassil postmagazinnn İyi okumalar! ⚽️ "Kampın dokuzuncu gününden selamlar!" Koltukta arkama yaslanmışken kamerayı sanki çocuklara içerik çekiyormuş gibi tutan Emirhan heyecanla yükseltti sesini. Görebildiği yansımasından saçlarını düzeltti, bir artist edasıyla flörtöz bir gülümseme sundu. Oturduğumuz L koltuğun bir ucunda ben, diğer ucunda Tayyip vardı. Dizlerine kendine çekmiş, doladığı kollarıyla bir deli gibi boşluğu izliyordu. Ona garip garip baktığım birkaç saniye önümüzdeki televizyonda kendi yansımama görene kadardı yalnızca çünkü benim de ondan farkım yoktu. "Kamerayı sikecek gibi bakma," dedi Ersin uzaktan parmağını doğrulturken. Emirhan irkildiğinde az kalsın kamerayı düşürecekti, normalde olsa gülerdim ama mimik oynamadı. "Lan tövbe tövbe," dedi Emirhan ona yürü git der gibi el sallarken. "Edepsiz edepsiz konuşma. Gökçe de burada." "Yeme beni," dedi Ersin ama nasıl yayıldıysam koltuğa gözükmüyor olmalıydım, varlığımı belli etmek adına elimi kaldırdığımda, "Haaa," dedi şaşkınlıkla. "Yenge kusura bakma ya. Görmedim." "Sorun değil," diye mırıldandığımda elim hala havadaydı, indirmeye bile mecalim yoktu ama biri bir anda o ele tutunduğunda irkilerek geri çekmeye çalıştım. Benim buz kesilen elime kıyasla Dağhan'ın büyük avucu oldukça sıcaktı, kafamı gömdüğüm yastıkta çok da hareket etmeden ona baktığımda çatık kaşlarıyla dirseklerini koltuğun sırtına yasladı. "Hayırdır?" dedi göz kıprarken, sallanan başıyla Tayyip'le bana bakındı. "Cenazeniz mi var?" "Yoruldum," dedim dürüstçe, bakışları koltuğun L kısmına doğru uzanan ayaklarıma kaydı, Cihangir abi görmesin diye bedenimi saklamıştım. Dağhan elimi bırakmazken, "Koşturuyorsun sabahtan beri, tabii yorulursun," dedi ve avucumu iki elinin arasına alıp ovaladı. O kadar hoş bastırdı ki boğumlarıma midemin zevkle karıncalandığını hissettim. Yakınlığımızı sorgulamayacak kadar yorgun ve kaosu düşünemeyecek kadar gerginliğe toktum. "Ne bu aceleniz anlamadım." Tüm huysuzluğumla, "Son beş gün ya," derken dudak büktüm. "Cihangir abi tüm içerikleri yetiştirmeye çalışıyor. Dönünce sizin maçlar falan... Böyle içerik çıkarmak için altın bir zaman olamazmışmış..." "Biraz da Kaan yapsın, köle misin sen? Şu kuyruk çocuk falan vardı, Osman mı ne, işi ne?" dediğinde, "Orhan," diye düzelttim ama dudağının kenarıyla bir cık ses çıkarıp, "Her neyse işte," diye sallamadığını belirtti. Huysuz bir ve huysuz iki. "Bu da Tayyibiye," Emirhan bizden bağımsız bir şekilde kameramı Tayyip'e yöneltirken oldukça keyifliydi. Tayyip'in boş bakışları hala süzülüyorken ayağıyla kalçasına doğru dürttü onu. "Yeşilay yerine Avusturya'da kamp yaşıyor, onun için benzer işler." Bakışlarım hala ikisindeyken Dağhan'a doğru fısıldadım. "Bu ne zaman kendine gelecek?" Dağhan umursamaz sesiyle, "Ne bileyim," derken yumuşak hamlelerle ezdiği elimi bırakıp diğer elime uzandı. Tüm gün kamerayı tutmaktan o kadar yorulmuştum ki bir şey demedim, bu minik hizmete hayır demek aptallık olurdu. Ellerim nasırlaşacak gibi hissediyordum aksi halde. "Bilemezsin," Tayyip bizi duymuyor sanıyordum ama aniden konuşmasıyla irkildim. Bize dönmedi bile. "Bilemezsiniz. Siz benim ne yaşadığımı tahmin bile edemezsiniz." "Odaya şarap söyleyemedin diye mi?" dedim boş bakışlarla. "Küçümseme sakın," diye hırçınlaştı sesi. Sonunda bize döndüğünde Dağhan'ın elimdeki eli duraksadı ama dürtmemle ovmaya devam etti. "Benim ne yaşadığımı sakın ola küçümseme! Bu sadece odaya alkol söyleyememek değil, bu aynı zamanda özgür irademe vurulan bir balta. Siz ne bilirsiniz özgür iradeye vurulan baltayı? Sizler yalnızca o baltayı yapan ağacın kökünü kazarsınız, ne de olsa ağacı kesen baltanın maddesi de ağaç değil midir? Bir gün herkes geldiği yere geri döner v…

Bölümün tamamını WritePad'de oku