YANIK YAKARIŞ

7.Bölüm: Biri Olmak

Yazar:

YANIK YAKARIŞ - Merve Korkmaz kitap kapağı
YANIK YAKARIŞ kitap kapağı

Zaman hızlı akıyor gibi. Gün doğuyor, batıyor ve ben hâlâ kim olduğumu hatırlamıyordum. Yeni yeni kendimi tanımaya başlıyordum ve bu süreçte de çoğu zaman duygularımın değişebildiğini fark ediyordum. En önemlisi de zaman geçtikçe sakinleşmiş, sakinleştikçe de duygularıma göre hareket etmeye başlamıştım. Ama henüz bunun iyi fikir olduğuna kanaat getirebilmiş değildim. Korkuyordum. Az önce uyandığımda ise Salih'i yanımda uyur hâlde bulmayı hiç beklemiyordum, her ne kadar burası onun odası, onun yatağı olsa da yanımda uyumasını ondan beklememiştim. Bu durum tuhafıma gitmişti. Yine de bu hareketine herhangi bir tepki vermeden yüzünü izlemek istediğimde parmaklarım o an yıllanmış bir sırrı açığa çıkarmak ister gibi ense kökümden bütün saçlarımı kavradı, parmaklarımı saçlarımın uçlarına doğru kaydırdıkça saçlarımın örülü olduğunu anlamıştım. Karmaşadan uzak ama kusursuzluktan da biraz eksikti. Bu bir örgü müydü? Hayır, bu bir örgü değildi. Örgüden ziyade ikimizin de çok iyi bildiği bir 'sen de birisin' mesajıydı. Evet, belki hâlâ kim olduğumu bilmiyordum, hatırlamıyordum. Ama tam da şu an, biri olmaya başladığımı hissettiğim ilk andı. Ve bu, onun sayesinde olmuştu. Suskunlaştım, bir yabancının sıcaklığı ile bir tanıdığın soğukluğu arasında sıkıştığımı hissediyordum. Zihnim de suskunlaştı, çünkü kalbim, anlamını bilmek istemediği duygularda burkuldu. Kökü bilinmezlikte, ucu kırık bir güven hissi. Dudaklarımda ilk kez bir kıvrımın beni kucaklayışını hissettim. Bir süre daha izledim yüzünü; siyah kirpikleri birbirini sarmış, siyah gözlerini karanlık bir hücre içinde bırakarak onları derin uykuya esir tutmuştu. Herkes uyuduğunda böyle masum durur muydu yoksa bu Salih'e özgü bir duruş muydu? Salih'in uyandırmamaya özen gösterip yataktan usulca kalkmak istediğimde beni duraksatan şey, sol elinin kanlanmış parmakları olmuştu. Daha dikkatli bakabilmek adına ellerimin arasına elini aldığımda hafif de yağlı bir yapı sunmuştu gözlerime. Parmaklarını yakmıştı. Buna neyin neden olduğunu bilmiyordum ama eğer bir aleve dokunmuşsa o parmaklar, yanan alev sönmeden önce benim de kalbimde beslediğim bazı duyguları yakmıştı. Bu bir acıma değildi elbette, belki küçük bir anlayış, küçük bir yakınlıktı. Kaldığım odanın komodin çekmecelerinde ilaçların olduğu bölümden yanıklar için uygun olabilecek bir merhem arayışına girmiştim, yanık merhemini bulmakta zorlanmamıştım çünkü ilaç kutularının üzerine yapıştırılan sarı etikette kullanım amaçları ve kullanım şekilleri açıkça yazıyordu, ayrıca etiketlerin hepsinde Salih Karahan adı yazılıydı. Uygun olan yanık merhemini alarak odaya geri döndüğümde usulca Salih'in yanına yerleşmiş, yaktığı elini dizlerimin üzerine yerleştirmiştim. Derin bir nefese ihtiyaç duymuştum an itibariyle, içim titriyordu sanki. Titreyen parmağımın ucuna döktüğüm merhemi yavaş hareketlerle ince bir tabaka hâlinde parmaklarına, yaktığı bölgelere sürmeye başladım. Böylece büyük bir dikkati sırtımda taşımaya başlamıştım. Yarasına dokundukça dokunduğum yerler, kalbimde bir yerde bir iz bırakıyordu sanki. Elleri ellerimde, kalbim göğüs kafesimi parçalıyordu. Pansuman işlemlerim bittiğinde gözlerim yüzüne tutundu, uzun bir süre uyanacak gibi gelmiyordu. Sonra dudaklarımın arasından bir soru döküldü sessizce. "Bu uykunun derinliği Yıldız'ın güvende olmasından mı kaynaklanıyor?" Umarım öyledir. Odanın içini dolduran arama sesi bir an ürkerek Salih'ten uzaklaşmamı sağladı, Salih uyanmadı. Nefesinin ritminde bir dinginlik vardı; sanki dünya onun göğsünde biraz olsun susuyor, biraz olsun uyuyordu. İlk kez böylesine savunmasız, böylesine uzaklamıştı kendisinden. Panikle ama aynı zamanda hızlı bir hareketle cebinden aldığım telefonuna gelen aramayı nasıl sonlandıracağım hakkında herhangi bir fikrim yokken ekrandaki kırmızı ve yeşil noktalara bir süre bakmak zorunda kaldım. En sonunda kırmızı noktaya bastığımda o an ekranda beliren Poyraz Akçora yazısı ve o bahsettiğim kırmızı ve yeşil noktalar kaybolmuş, arama sesi sonlanmıştı. Ardından ekranda beli…

Bölümün tamamını WritePad'de oku