AYRILIK
Yazar: Leyla Derin

"En acı ayrılıklar, söylenmeden kalan vedalardır." LEV TOSTOY GÜNÜMÜZ Her işin bir başı olduğu gibi en nihayetinde bir de sonu olmalıydı. Bugün iş yerimde son günümdü çünkü işten ayrılmam için çok güzel bir teklif almıştım. Şuan ayrıldığım iş yerini de seviyordum minik ve güzeldi masa başı işti her gün bir yığın evrağı bilgisayara geçiriyordum. Ama bıkmıştım alışmam uzun sürmediği gibi bıkmam da uzun sürmezdi. Buraya geldiğim ilk gün daha dün gibi aklımda herkes çömez olduğum için üstüme basıp geçmeye çalışmıştı kimseyi umursamayan gamsız yanım sağolsun her birinin hakkından gelmişti zamanında ve yükselmiş müdür yardımcısı konumuna gelmiştim neredeyse. Neredeyse dedim ya işte oldum demedim ama olacaktım gittiğim yeni yerde. Bir gün yurt dışından gelen büyük patron iş çalışma azmimi görmüş çok beğenmiş. Bana yeni açılacak olan şirkette çalışmayı teklif etmişti. Ben bu fırsatı bir daha nerede bulacaktım yurt dışı demek her şey demekti herkesin eline geçmezdi sonuçta. Eşyalarımı toplayıp eve varmıştım sonuçta en çok da otobüse binmekten kurtulacağım için mutluydum. Hayattan zevk almama engel oluyorlardı. Annem tekrar tekrar emin misin kızım bilmediğin yerlerde yapamazsın. Bu zamana kadar hiç başka yerde kalmadın sen sevmezsin başka yerde kalmayı adlı şiirini okuyordu yine. Zar zor ikna etmiştim gitmek için bu fikirden hayatta cayamazdım. Muhafazakar aile de büyümek her ne kadar güzel olsa da bir nokta da eziyetti. Ailen sözde hep sana güvenir ama asla başkasına güvenmezdi, benimkiler de öyleydi. Neyseki yeniliklerle dolu bir aile içindeydim ki bu fikir bir nokta da onları ikna etmişti daha doğrusu yeni patron bize gelip bizimkileri ikna etmişti. Başka türlü ikna olacak gibi değillerdi her ne kadar yenilikçi olsalar bile. Valizim hazır yolculuk için havalimanına gelmiştik sonunda, annem dik duruşlu babam ağlayan gözlerle bana bakıyordu bizde her şey tersti işte alışmıştım. Yeni bir yer, yeni insanlar, yeni hikayeler. Ne yaşarsam yaşayayım asla vazgeçemiyordum bu huyumdan hiçbir hayal kırıklığı engel olamazdı bu heyecanıma. İnmişti uçak ve gelmiştim Kıbrıs'a. Mini ana vatandı Kıbrıs haritadan küçük gelmişti gözüme ama görünce kocaman bir ada olduğunu anlamıştım yani en azından o an bana öyle gelmişti. Beni şirketten bir araba karşılayıp kalacağım lojmana doğru giderken her yeri inceliyordum. Güzel bir yerdi Mersin'e benziyordu tarihi dokuları dikkat çekici, insanları kibar en dikkat çekici yanı çoğu yerde trafik lambası yoktu zaten insanların buna ihtiyacı da yoktu herkes birbirine yol veriyordu sabırlı insanlardı vesselam Türkiye'de ışıklar kırmızıdan sarıya döndüğü anda gazı köklüyorlardı. Kibarlık her zaman ilgimi çekmiştir şimdiden alışmıştım Kıbrıs'a. Lojmana gelmiştik sonunda wifi ağına bağlanıp anneme aramıştım hemen ana yüreği kaldığım odanın her detayını incelemişti tek tek. Acilen hat almam gerektiğini fark etmiştim diyordum ki kapım çalındı ve elinde yeni telefon ve hat ile oda servisi gelmişti yemeklerde dahil. Patronum göndermişti bunları. İş için lazım olacak diye de not düşülmüş bir kağıda. Daha gelir gelmez iş düşünmek istemiyordum hatta hayal bile kuramamıştım bozulmasın diye inanılmaz bir gerçekti ama başarmıştım. Ve ailemden ayrı, ülkemden ayrıı bambaşka bir yerdeydim. İçimdeki gamsız kişiliğe tekrardan teşekkür ederim yoksa katlanması zor özlem dolu günler yakındı başka türlü geçmezdi burada günler. Ayrılıklar cidden sevdaya dahildi, her açıdan.