Yan Yana Yazılanlar

Mektup

Yazar:

Yan Yana Yazılanlar - Leyla Derin kitap kapağı
Yan Yana Yazılanlar kitap kapağı

"Bir çiçek, komşusundaki çiçekle yarışmayı düşünmez; yalnızca açar." 2010-Aralık Aralık ayının sonlarına yaklaşmıştık neredeyse ve annem erkek kardeşime hamileydi onunda doğuma son günleri kalmıştı artık. Okumayı sökmeme az kalmıştı madem alfabe a'dan z'ye biz niye karmakarışık öğreniyoruz. Karmaşık öğrendiğimiz yetmiyormuş gibi bide bunların hepsini alfabetik sıralamaya göre de ezberlememiz gerekiyordu. Okul tamamen toplama işlemi adı altında bir havuz problemiydi. Komşudan onluk almaya her gittiğimde dönüşte elimde kek börekle eve gelmiştim okul hayatı ve ev hayatı da bir araya gelince çıkarma işlemine dönüşüyordu bölme işlemi ve çarpma işlemi hakkında yorumsuzdum çünkü daha öğrenmemiştik. Öğrendiğimde asıl problemler o zaman başlayacaktı zaten. Okuldan çıkıp eve gelmiştim, ödevlerimi yapıp kardeşimle çizgi film izlemeye koyuldum. Ve işte o kutlu an annem doğuma gitmişti bizde el mecbur dayımlara postalanmıştık kimse olmadığından. Başka yerde kalmaktan nefret ederdim bu da o anlardan biriydi. Küçük kardeşim Eftelya uyumak için yatakta yalnız kaldığımızda babam gelip bizi ne zaman alacak diye bir soru yöneltmişti bile neyse ki onu tatmin edip uykuya geçmiştik. Bir kere konuşmaya ve soru sormaya başlarsa asla susmazdı her sorunun cevabı sanki bende varmış gibi özellikle de gelip bana sorardı. Ben o yaşımda Ay'ın neden havada asılı duran bir top olduğunu nerden bileyim ve onu oradan alıp ona vermem gerektiği kısımları söylemiyorum bile Sokağa mı çıkıcam o da gelecekti, kendime bişey mi aldım kesinlikle ona da alacaktım, okula giderken bile ağlayıp bende okula gidicem diye bütün apartmanı ayağa kaldırmışlığı var. Ertesi sabah babam gelip bizi eve götürmüştü neyse ki, annem henüz eve gelmemişti babam da mutfakta bize yiyecek bişeyler hazırlıyordu sanırım onu ilk ve son kez bize yemek hazırlarken görecektim. Yumurta yapmıştı bize annemden başka kimsenin güzel yapamadığı yumurtayı yapmıştı ama nasıl yapmıştı tuzsuz yani babacım yapıyosun da tek bir malzemeyi de unutamazsın. Hepimiz gülmüştük ilk yediğimizde sağolsun babam elimize yıllarca anlatacağımız bir koz vermişti. "tuzsuz yumurta" teşekkürler baba yine de güzeldi. Artık sonunda annem eve gelmişti ve beraberinde gelmesi en muhtemel diğer insanlarla beraber. Babaannemler, amcamlar hepsi gelmişti. Ve o an yaşandı, kundağı içinde bembeyaz tostoparlak bir erkek çocuğu kel başıyla uyuyordu çok tatlıydı ablalığım level atlamış birde erkek ablası olmuştum. O gün gelen tek kişi onlar değildi tabiki yeni doğan birileri daha vardı amcamın minik denilmeyecek dev oğlu Yavuz maşallahı vardı kendilerinin taşıyamayacağım kadar ağırdı. Küçük kardeşim Devran'dan iki ay büyüktü hemde her anlamda. Mavi mavi bakıyordu pusetinin içinden etrafa. Onu orada ilk defa gördüm ama yetmişti bana. Öğretmenimiz artık okuma-yazma kısmını geçtiğimizden ödev vermişti. Sevdiğimiz birine mektup yazma ödevi. Hayatımda heyecanladığım ilk ve son ödevdi herhalde ya da ben öyle hatırlıyorum. Hayalperest ben durur muyum hiç tabiki bebek olan kuzenim Yavuz'a mektup yazmıştım o güzel el yazımla hemde. Yıllar sonra sakladığım yerden çıkarıp kuzenime gösterdiğimde gururlanacağı yerde dalga geçmişti benimle ve ben hiç o hayalle yazmamıştım halbuki, gözlerinden yaş geldiği anı bile hayal etmiştim yani tamam bu biraz abartı olabilir ama sonuçta onu düşünüp bir mektup yazmıştım. Yine bir hayal o an olmasa da yılllar sonra yüzümde patlamıştı.

Bölümün tamamını WritePad'de oku