Yağmur
Yazar: Leyla Derin

"Yollar yürümekle bitmez, insan kendinden kaçamaz." FRANZ KAFKA G ÜNÜMÜZ Yağmurlu havalarda insanlar her daim bambaşka hayallere bürünür farklı hayaller kurar kendini aklında kurduğu anın içinde hapsederdi ve orada yaşamak için bedeller öderdi. Yağmur işte yağardı ama ne kadar yağarsa yağsın insanın içinde biriktirdiği hiçbir anı temizlemeye, bu kötülüğün silinip gitmesine çare olamazdı. Yine kafamın içinde yağmur altında otobüs beklerken düşünüp duruyordum. Düşüncelerim her zaman da hayalden ibaret kalırdı. Mesela şuan bir adam lüks arabasıyla geçerken yanlışlıkla üzerme su sıçratsa ve üstüm başım mahvolsa adam da inip arabadan son derece karizmatik sesiyle "hanımefendi iyi misiniz, alın bu parayı ve yeni kıyafetler alın kendinize" dese yüklü miktarda elime tutuşturulan paraya bakarken adam bir anda kaybolsa falan, bu anı artık gerçek olacağı varsa olmazdı çünkü hayalini kurmuştum ve benim hayallerim hiçbir zaman gerçek olmazdı. Sonunda eve gelmiştim doğduğum eve insanın doğduğu ev gerçekten kaderiydi. Annem içeriden, Nilüfer geldin mi kızım? diye bir soru yöneltmişti. Yok annecim daha yoldayım demek isterdim ama evet anne ben geldim demeyi tercih ettim. bu cevabı verseydim eğer hiçbir çocuğun anne terliğinden kaçamadığı gibi bende asla kaçamazdım çünkü yirmili yaşlarıma rağmen annemden daha yaşlıydım asla kurtulamazdım o terlikten. Annem odaya gelip üstüm başım sırılsıklam görünce beni yine o kaçınılmaz cümlesini kurdu; "Sana çıkarken şemsiye al yağmur yağar demiştim, anne sözü dinle bir kere de." o kutlu ve her çocuğun duyduğu müthiş söz işte. Ama ne olursa olsun annem haklıydı her anne gibi. Annemin bilmediği birşey vardı bilerek almamıştım yanıma bu sefer şemsiyeyi çünkü belki yağmur altında kalıp ıslanırsam hasta olup işe gitmez evde yatardım belki de diye hayal etmiştim ama bu hayal de elimde patlayacaktı çünkü hasta olmak yerine kendime sürekli peçete almam gerekecekti çünkü gün boyunca burun akıntısından başka birşey olmazdı bana. İnsan işte peşine düşüp olsun diye direndiği anların çoğunu yaşayamaz, yaşamak için istediği kadar savaşsın gün sonunda hep hayal kırıklığı ile karşılaşırdı. Bana da her seferinde öyle oluyordu elime hep kırıklıklar kalırdı sanki kalbimde yeterince yokmuş gibi.