1. BÖLÜM🎀
Yazar: sesee

Hukuk okumak istiyordum.Çocukluğumdan beri en büyük hayalimdi.Hatta bir fotoğrafım vardı,annem ben çocukken bir avukattı ve bende onun cübbesini giymiştim.Çalışmıştım daha doğrusu,kocaman olmuştu bana henüz üç yaşındaydım sanırım.Açık kumral dalgalı saçlarım dağınık ve kabarıktı.Yarısı yerde sürünüyordu cübbenin,kol kısmından gözükmeyen ellerimi kameraya gösteriyordum ve ben çok mutluydum. Bu fotoğraf hem telefon duvar kağıdımdı,hem de çalışma masamın üstünde çerçeveyle birlikte duruyordu.Çok seviyordum o fotoğrafı, Ama hayalimi gerçekleştirmem için it gibi çalışmam gerekiyordu.Çalışıyordum da ama kafamın almadığı kısımlar vardı. Pazar günüydü bugün o yüzden bayağı bir geç kalkmıştım. Bayağı derken cidden bayağı. 15:28 Kalktığım gibi telefonumdan saate baktım.Minik Hazal’daoradaydı. Hemen kalktım,saçlarımı bileğimde unuttuğum tokayı çıkardım.Çünkü çok pis acıyordu. Ve evet tahmin ettiğim gibi bileğim de tokanın olduğu kısım kıpkırmızıydı. Banyoya gittim.Aynadakiyke göz göze geldiğimizde resmen korktum.Aslan yelesi gibiydi saçlarım.İnce kahkülüm zaten farklı yerlerdeydi.Kocaman gözüküyordu yanaklarım zaten.Gözlerimi aynadan kopardım. “Tövbe bismillah.” dedim. Aynaya bakmadan elimi yüzümü yıkadım,dişlerimi fırçaladım ve kahve yapmak için mutfağa doğru ilerledim. Annemler evde değildi.Babamın bilmem nesinin cenazesi varmış,onun için iki gün için İstanbul’a gitmişlerdi.Kız kardeşimi ve ablamı,yani Nil’i ve Umay’ı da götürmüşlerdi.Nil’i bize güvenmedikleri için götürmüşlerdi.Ablam da onları yanlız bırakmamak için gitmişti.Ben ise 9. sınıf olan erkek kardeşimle evde yanlız kalmıştım. Onunla iyi anlaşıyorduk ama arada uyuzlukları oluyordu. Ve ev çok dağılmıştı. Mutfağa gitmeden önce salona girdim ve koltukta olan yastıklardan birini aldım elime.Ben geç kalkardım ama Baran kaldırılmadıkça kalkmazdı.O yüzden kaldırılması gerekiyordu.Bir ihtimal kalktıysa ve müsait değilse diye kapıyı tıklattım.Tahmin ettiğim gibi ses yoktu.Kapıyı açtım ve açar açmaz elimdeki yastığı Baran’a fırlattım.Kafasına ve bir kısmıda omzuna,kollarına geldi.Yavaşça araladı gözlerini.Saçı başı dağılmıştı. “N’apıyon ya!” diye yükseldi.Yataktan düşen yastığı aldım ve bir kaç kez daha vurdum koluna doğru. “E kalk diye dua et sulamadım seni.” dedim sanki hiç yapmamışım gibi. “Aynen,buna da şükür.” dedi yavaşça doğrulurken. “Ne yiyeceksin.” dedim konuyu değiştirerek. “Sen?” diye sordu. “Yemeyeceğim.Kahve içeceğim.” dedim. “Neden?” diye sordu bu kez de. “Aç değilim.Hem sorguda mıyız?Beni bırak da sen ne yiyeceksin onu söyle.” diye kestirip attım.Aslında uzun süredir diyetteydim.O yüzden yemiyordum hiçbir şey. “Doğru düzgün bir şeyler ye artık.Bayılacaksın bir gün.” diye söylenerek çıktı odadan. “Bayılmam.” dedim son heceyi uzatarak.Ben de çıktım odadan. “İnşallah.Neyse sen uğraşma ben atıştırırım bir şeyler.Uyuyacağım geri zaten uyanınca yerim geri.” dedim. “Oha Baran!Ayı mısın sen?Kış uykusuna mı yatacaksın?Saçmalama!Yürü git mutfağa.” dedim abartılı şekilde.Çünkü çok uyuyordu Baran.Daha fazla uyursa yatağıyla bütünleşecekti.Çok da başı ağrıyordu ve düzeni yok oluyordu,gerçi düzen falan kalmamıştı ortada.Ama kıyamıyordum. Tamam benim de durumum çok farklı değildi.Ama Baran harbiden çok uyuyordu.O yüzden kalktığım gibi onu da uyandırıyordum. Kahvemi yaptıktan sonra kedim Nova’yı sevdim ve krem mamasını verdim,odama geçtim,biraz kitap okudum.Sınav senesinden dolayı çok okuyamıyordum.Sonra da her dersten soru çözdüm. 350 soru falan çözmüştüm.Tabii çözene kadar akşam olmuştu. Odamın kapısı açıldı bir anda.Boşluğuma geldiğinden altıma bir dışkı taneciği bırakıyordum neredeyse.İrkildim.Sandalyeyi kapının olduğu yere döndürdüm.Gelen Baran’dı.Zaten ya Nova ya Baran olacaktı. “Ve kapıyı çalma huyu da seni terketti.” dedim. “Abart!” dedi ve ekledi: “ Neyse ya ben acıktım sen?” “Ben de” dedim ona katılarak. “Annem sarma,pilav ve mercimek çorbası bırakmıştı bizim için.Isıtalım yiyelim.” diye devam ettim.Kalktım ve yanına doğru ilerdim. “Ablaların ablası.” dedi son heceyi uzatarak…