Bölüm 1
Yazar: lizzey

7 yıl önce LYSSANDRA Heavenhell'e hoş geldiniz yazısını görünce istemsizce gözlerimi devirdim. Yine bir okul zamanı gelmişti ve ben yine bu lanet yere dönmek zorundaydım. Yaz zamanı geldiğinde kendimi büyükannem ve büyükbabamın yaşadığı yer olan Seven Devils'a atardım ve bir süre orada kaldıktan sonra Doğu Hamptons'a geçerdim. Tüm yazımı bitene kadar bir orada bir burada yazlık yerlerde geçirirdim. Bu sene kızlarla kısa bir İtalya kaçamağı yapıp, Monako ve St. Tropez'e gidip ardından tatili tekrar Hamptons'a taşımıştık. Hamptons'dan, bir hafta önce Stella ve Izzy'yle birlikte Seven Devils'a geri dönmüştük. İkisinin büyükanne ve büyükbabası da burada yaşıyordu. Heavenhell'in saygın büyükleri belli bir yaşa geldiklerinde Seven Devils'da inzivaya çekilirlerdi. Heavenhell'de olan evlerini yerlerine geçicek olan varislerine bırakırlardı. Asla anlayamadığım yıllardır süren bir düzendi bu. Seven Devils ve Heavenhell'in arası çok uzun değildi arabayla bir saat süren bir yolculuk gerektiriyordu sadece. Yinede çoğu zaman bu yolun sonsuza kadar sürmesini isterdim. Tek istediğim buradan uzakta bir yerde olmaktı. Ama dünyanın neresine kaçarsam kaçayım hayatım bir yerde beni yakalardı, bundan ve buradan asla kaçışım yoktu. Babam, büyükannemle bu kadar vakit geçirmemden nefret ederdi ama onun sözü büyükannemin sözünün yanında bir hiç olduğu için umrumda olmazdı. Son kararları her zaman büyükannem verirdi. 60 yaşında olmasına rağmen hala dünyanın en büyük ve en güçlü şirketinin başındaydı ve kolay kolay yerini babama bırakacağını sanmıyordum. Rosewell ailesinde miras kadınlar üzerinden geçerdi. Ve babam ailenin tek çocuğu olduğu için büyükannem bugüne kadar şirketi ona devretmemişti ve kimse ona devretmesini de beklemiyordu. İlk doğan kız çocuk olduğum için ve annemin ailesinin tarafından gelen Rosewell şirketinden bile daha büyük bir mirasa sahip olduğum için herkes sıradakinin benim olduğunu düşünüyordu. Aslında bir kız kardeşim daha vardı adı Ashley. Aynı yaştayız ondan sadece bir ay daha önce doğmuşum. Babam annemi aldatıp üstüne üstelik aynı anda iki kadını da hamile bırakınca ortaya böyle bir durum çıkmış. Annem öldükten sonra hiç vakit kaybetmeden Ashley'nin annesiyle evlendi ve bende 5 yaşıma kadar anneannem ve dedemle birlikte Seven Devils'da yaşadım. Anneannem ve babamın arasında olan büyük çekişmeli bif velayet davasının ortasında kalmıştım. Yıllar süren dava sonuca bağlanamadan anneannem ve dedem içinde benim de olduğum trajik bir araba kazasında hayatlarını kaybettiler. Ben ise ağır yaralanmış ama kurtulmayı başarmıştım. Eğer şanslı olsaydım o araba kazasında onlarla birlikte bende vefat ederdim. Ama o kadar şanslı değildim maalesef. Gittiğim her yere yıkım götürdüğüm için babamın ya da onun ailesinin başına bir şeyler geleceğini sanıyordum. Oysa burası kendi yıkımım olmuştu. Burada olduğum her gün içten içe ölüyordum ve bunu kimse görmüyordu. Yıllar süren olaylar sonrasında duygularımı göstermeyi bırakmıştım ve çoğu kişi bunun benim egomdan olduğunu sanıyordu. Bilmedikleri çok şey vardı. En yakınlarımın bile bilmediği sırlarım vardı ve bu sırlar benimle birlikte mezara kadar gidecekti. Heavenhell içinde ultra zenginlerin yaşadığı ve belli bir düzen sisteminin olduğu bir küçük kasabaydı. Büyük ağaçlarla çevrili ormanları gizli büyük bir sahili ve kasabaya girişi çıkışı aynı olan sadece tek bir yolu bulunuyordu. Burada yaşamayan kimse içeriye giremezdi. Sıradan insanlar buraya taşınıp yerleşemezlerdi. Buna asla izin verilmezdi. Sadece dünyanın en güçlü ailelerinin burada yaşamaya izinleri vardı. Ve bazen o güçlü ailelere sahip olmak bile burada yaşamak için izin almanıza yetmezdi. Çok eskiden dünyanın en güçlü 7 ailesi tarafından kurulan bu küçük kasabadan haberi olan insan sayısı çok azdı. Geçmişte birkaç gazeteci buranın haberini yapmaya çalışmış ama asla başarılı olamamışlardı. Dediğim gibi her yeri ormanla kaplı ve tek bir sahili olan bu yere dışarıdan kimse girmeyi başaramazdı. Her yerde kameralar her yerde korumalar vardı v…