YA İSTİKLAL YA ÖLÜM

"BİRİNCİ PERDE"

Yazar:

YA İSTİKLAL YA ÖLÜM - Simge Ökten kitap kapağı
YA İSTİKLAL YA ÖLÜM kitap kapağı

🥀 YA İSTİKLAL YA ÖLÜM... 🥀 Hem aşkı hem de vatanı için savaşanlara. Asıl ölümsüz sizlersiniz... 🥀 🌺🌺🌺 1.Bölüm: "Asil Olan Duracağı Yeri Bilir" Küçük bir kızken bana lambadan bir dilek cini çıktığında ne dilemek istediğimi sormuşlardı ve ben hiç şüphesiz bir kitap olmayı dilemiştim. Evet, bir masal prensesi değil. Sadece bir kitap olmayı dilemiştim. İstediğim kadar aynı masalın içinde kalacak ve bendenizi her insan okuduğunda bir kez daha ölümsüz olabilecektim. "Aliye işini bitirdikten sonra mutfağa koş!" Keşke hayallerim kadar çevik ve bir o kadar zor işler başarıyor olsaydım. Hayatta küçüklük denizini aşıp serpilmenin karasına oturduğunda, gerçeklerle tanışmak hiç öyle hayallerimdeki gibi olmuyordu, ne yazık. Ona kendimi bildim bileli hiç durmadığımı söyleyemedim, hoş söyleseydim ne değişecekti. Koşmaktan başka bu zavallı kızcağızın başka ne işi olurdu ki zaten. Elimdeki çamaşırı son bir kez daha silkeledikten sonra kapıya döndüm, bugün her zamankinden fazla karışıklık hakimdi. Açıkçası tahmin ettiğim gibi misafir ağırlayacaksak beni ilgilendiren kısmı acıklıydı. Bu büyük bir bulaşık yığını, temizlenmesi gereken kocaman bir salon demekti. Uğultulu ve kaba sesler koridorda yankılanıyordu ancak ben hiçbir şey anlamamıştım. Sesler bir yükselip bir alçalıyordu koridordaki duvarlara yansıyıp. Birazdan kendi adımı duymam muhtemeldi. Selime ablacığım gelmeden elimdeki çamaşırları bir an önce katlamalı ve ona yardıma koşmalıydım. "Kız sen daha burada çamaşırları bitiremedin mi?" İrkilerek başımı katladığım çamaşırdan kaldırdım. "Selime abla, az kaldı işim bitirecektim..." Tombul bedeniyle yanıma yaklaştığında başındaki yazmanın pembeli mavili boncuklarının terli alnına yapıştığını, siyah puantiyeli elbisesinin üzerindeki mutfak önlüğünün salça lekeleriyle boyandığını gördüm. İlginçti, duvardaki eski saate çaktırmadan baktım. Kahvaltı saati biteli iki saat olmuştu, yemek hazırlıkları için erken bir saatti. "Hayırdır abla bu ne telaş, kim gelecek böyle evhamlısın?" "Evhamlı olduğumu anlamanız güzel küçük hanım keşke eliniz biraz daha hızlı çalışmış olsaydı da bize yardım edebilseydiniz." İğneleyici ve tüm dobra tavırlarıyla klasikleşmiş Selime ablaydı işte. Yüreği sıcacıktı ama iş konusunda çok katı davranır kimseye tahammül etmezdi. Daha fazla sürtüşmenin bir anlam ifade etmeyeceğini, sonunda onun istediğini yapacağımı biliyordum. Her gün bir posta azar işitmeseydim günümü geçiremiyordum. Uzun eteğimin kırışık kısmını silkeledim çömeldiğim yerden kalkarken. Birkaç parça çamaşır kalmıştı ancak onları ütülemeden dolaplara kaldıramazdım. "Şu ütülenecekleri ayırayım, elimdeki katlanmışları yerleştirdikten sonra mutfağa uğrayacağım." Başını ağır ağır salladı. "Büyük bey gelecek," dedi. "Onun hazırlığını yapmamızı istedi Reyhan hanım. Sen burada olduğun için göremedin asıl şamatayı ama çıktığında göreceksin, evi altına üstüne getirdik kızlarla." Şimdi olmuştu. Misafir değildi gelen ancak ondan çok daha teferruat gerektiren biriydi. Uzun zaman geçmişti o bu eve uğramayalı. Bir daha gelmez diyorlardı, gittiği memlekette bulur bir hatunu kıyar nikahı unutur İstanbul'u. Niye dönsün? Güçlü adam, itibarlı, vatanına sadık... Çok şey demişlerdi ancak Reyhan hanım bu konuda susturuyordu herkesi, evin büyüğü bu evden onun rızasını almadan bir gelinle zinhar evlenemezdi. Bunun düşüncesi bile onu buz gibi biri haline getirir tövbeler tesbihler çekerdi. Onun ilk gelini olmayacaktı ama Süleyman bey onun gözünde bir yakuttu, elmastı hatta satın alınamayacak güçlükte bir altındı. İntizam etmesi bu yüzdendi. Bir de o, askerdi. Şanlı ordumuza, vatanımıza hizmet ediyordu. Bu koşullar içinde diğer kardeşlerinden ayrıcalık kazanması fazla acayip görünmemeliydi. Çamaşırları üst kata götürürken ahşap merdivenlerden kaymamak için dikkatle bir adım atıyor, bin düşünüyordum. Daha önce bu merdivenlerden büyük bir talihsizlik yaşayıp düşmüştüm. Yukarı katlara çıkmak bu sebepledir ki büyük işti benim için. İçim kıyılır gibi olduğunda kata çıkabilmiştim şükür ki.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku