Giriş Bölümü
Yazar: Helin

Siena Olova Kurtlar neden hep kendi içlerinde savaşırlar? Çünkü hepsi kendisinin en güçlü olduğunu düşünür; her zaman çok ses çıkaranlar, susturulmaya çalışılır. Ama bilmedikleri şey, aslında en tehlikeli olanları, en sessiz olanlarıdır. Küçükken hafta sonları ailecek dedemden kalan dağ evine gidip vakit geçirirdik.Annemle babamla en çok mutlu ve huzurlu olduğumuz zamanlardı. Akşamları annemle oyun oynayıp muhabbet ederdik. Annem konuşmayı çok sevmezdi ama ben çok konuşurdum, peşine takılır sorular sorardım. Bana hep hafifçe gülümser, hep aynı cümleyi söylerdi: "Sessiz ol Siena, seni kimse duyamasın. Sus ki bilmesinler seni." Hayatım boyunca böyle davrandım; annemin dediği gibi sessiz ve duygusuz oldum. Bazen işe yaradı aslında, kimseyle konuşmak zorunda kalmadım. Ama en kötüsü de hep yalnız kaldım. Kimse benimle konuşmak istemedi; dışlandım, itildim. Bazen tek olmak zor geldi, ölmek istedim. Bu dünyada kimse beni göremedi, kimse elimi tutmadı. Her yaptığımın kefaretini yaşadım. Annem ve babam varken dünyayı tozpembe görürdüm. Babam sarılsa tüm üzüntüm geçerdi. Babamın güçlü kanatları beni sarıp sarmalardı. Onun kollarındaysam bana hiçbir şey olamazdı, bilirdim. Ama o kolları yedi yaşımdayken kaybettim. Babamın 'Küçük Sena'sıydım, bir anda hiçbir şey oldum. Bana 'Senam' derdi, babam bana gerçek ismiyle hiç seslenmezdi. Ben sadece babamın Sena'sıydım; babam gittikten sonra bir daha kimsenin Sena'sı olmadım. Babamı yedi, annemi on bir yaşımdayken kaybettim. Annemin ölümünü uzun bir süre atlatamadım, annemi hep rüyalarımda yaşattım. "Annen öldü." dediklerinde bile inanmadım, annemi hiçbir zaman bırakmadım. "Mama, izvini, davay poydyom domoy, pozhaluysta." (Anne, özür dilerim, eve gidelim lütfen.) Annemin öldüğünü hiç kabul edemedim. Her şeyin suçlusu kendimdim; istekler annemin sonunu getirmişti. Annemin katili bendim. Suçlusun Siena! Katilsin. Annenin katili sensin! O gün dünyanın gerçek yüzünü gördüm ve bir daha asla eskisi gibi mutlu olamadım. Annem öldüğünde bile ağlayamadım; kendimce bu acıyı hak etmediğimi düşündüm. Kendi içime kapandım, kimseyle konuşmadım ve benimle konuşmak isteyenleri ellerimle ittim. Annemi soğuk bir kış gecesi kaybettim. O günden sonra hayatım altüst oldu. Çocukluğum yetimhane duvarları arasında geçti. Ailemin yokluğuna hiçbir zaman alışamadım. Hayatın gerçeklerinden habersiz, her istediğini yapabilen şımarık bir çocuk olarak büyütülmüştüm. Babamı ne kadar sinirlendirsem de bana her defasında içten gülümsemesini sunar, 'Benim nazlı kızım' diyerek beni öperdi. Belki de en büyük hataları buydu: Beni kendilerine bu kadar bağlamasalardı daha sağlıklı bir çocukluk geçirebilirdim. İçten içe hep anne ve babamı suçladım. Bu bölümde Siena'nın yaşadıklarına tanık olduk. İçine kapanık bir yapısı var vepsikolojik olarak hiç kolay bir çocukluk geçirmedi. İlerleyen bölümlerde bu detayları gözönünde bulundurarak okursanız çok mutlu olurum. Bir sonraki bölüm erkek karakterin ağzından gelecek ve onun yaşadıklarına tanıkolacağız. Sizi seviyorum, oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın! helianoirr 🖤 Yazım ve noktalama hataları içim yorumlara yazabilirsiz.