3.Bölüm: Yeni Başlangıçlar
Yazar: Gökçe

Merhabaaa. Yeni bölüme hoş geldinizz. Umarım beğenirsiniz:) BÖLÜM ŞARKISI: Model- Bir varmış bir yokmuş “Şayet bir gün intikam alınacaksa, o intikamı ben en acı şekilde alacağım.” Türkiye’ye döneli iki gün olmuştu ve Laden iki gündür evden çıkmama izin vermiyordu. Alp’in beni arayıp aramadığından emin olmak istiyordu. Alp’in bana tekrar zarar vermesini istemiyordu. Ama Alp artık bana zarar veremezdi. Beni bıraktığı o küçük, savunmasız kız değildim ben artık. Beni İngiltere’ye göndererek daha da güçlenmemi sağlamıştı. İngiltere’de gazetecilik okumuştum, orada sevilen biriydim. Ve bir de Laden vardı o da avukattı, İngiltere’ye yüksek lisansını yapmaya gelmişti. O savcının bir açığını yakaladığımızda Laden’in hâkim olan babası bize yardım edecekti. Ben de bunu tüm Dünya’ya zevkle duyuracaktım. O adamdan intikamımı alacaktım ve ceza çekmesini sağlayacaktım. Dedim ya Alp beni İngiltere’ye göndererek bir nevi kendi topuğuna sıkmıştı. Beni ilk gördüğündeki o zayıf kızı öldüreli çok olmuştu, artık karşısında güçlenmiş bir kız vardı ve bu kız intikamını almadan durmayacaktı. “Hayatım ben çıkıyorum şimdi istediğin bir şey var mı?” Laden’in sesiyle düşüncelerimden uzaklaştım ve “Artık ben de çıkmak istiyorum, böyle oturmak istemiyorum intikam için bir şeyler yapmam lazım,” dedim. “Hadi o zaman hazırlan çıkalım,” dedi Laden. Gülümsedim ve “Hemen,” deyip hazırlanmak için odaya geçtim. Üstüme siyah pantolon ve beyaz bir tişört giydim, saçlarımı tarayıp açık bıraktım ve siyah bir ceket alarak odadan çıktım. Laden’in yanına gittim “Hazırım, hadi çıkalım.” Ladenle birlikte evden çıktığımızda Laden durdu “Ee ilk adımımız ne patron?” dedi. Laden’in böyle söylemesine istemsizce güldüm ve “İlk annemle eskiden yaşadığımız eve gideceğiz. Araştırdım o ev satılmamış olduğu gibi duruyor,” dedim. “Tamam hadi gidelim,” dedi Laden arabaya doğru ilerlerken. “Ben kendim gitmek istiyorum,” diye mırıldandım. “İyi hadi tamam ben seni bırakırım ve beklerim. Tek değilsin artık,” dedi Laden. Gülümsedim. “Teşekkür ederim, her şey için,” diye mırıldandım ve ben de arabaya geçtim. Araba annemle yaşadığımız eski evin önünde durdu. “Sen burada bekle tamam mı? Ben gidip geleceğim,” dedim Laden’e. “Tamam canım ben seni bekliyorum,” dedi Laden gülümseyerek, ona gülümsedim ve arabadan indim. Binanın önünde durduğumda bir anı canlandı gözümde. “Anne,” dedim heyecanla yerdeki siyah yavru kediyi severken. “Efendim Mavim,” dedi annem. “Marketten kediye de mama alır mıyız?” diye sordum anneme bakarak. “Alırız tabii güzelim,” dedi annem gülümseyerek. Neşeyle ellerimi çırptım “Hadi o zaman markete gidelim anne,” dedim. Markete gidip döndüğümüzde o yavru kedi hala kapıda bekliyordu. Market poşetinden mamayı çıkarıp kediye verdik, o kadar acıkmıştı ki yemeğin hepsini yemişti. “Senin adın kömür olsun mu?” dedim kediyi severken. Kedi mırıltı çıkarttı. “Hadi kızım artık eve gidelim,” dedi annem binanın kapısını açarken. “Tamam annecim geliyorum,” dedim ve kediyi son kez sevip binaya girdim. Acıyla gülümseyip binaya doğru ilerledim tam kapıyı açacakken kedi sesi duymamla durdum ve yere baktım. Yerde simsiyah bir kedi durmuş bana bakıyordu. “Kömür, sen misin bu kızım?” dedim titreyen sesimle. Miyavladı. Evet bu oydu, annemle küçüklüğünden beri baktığımız kedimizdi, eğilip kucağıma aldım kediyi ve biraz sevip geri bıraktım. Binaya girdim ve dairemizin olduğu 3. Kata çıktım. Eve girip kapıyı kapattım ve etrafa bakındım. Ev uzun zamandır havalandırılmadığı için kokuyordu. Yavaş adımlarla önce mutfağa girdim, buzdolabında annemle olan fotoğrafımı görünce burukça gülümsedim. “Şimdi biraz un koyacağız kızım,” dedi annem unu çıkarırken. “Unu ben koyabilir miyim annecim?” dedim. “Olur Mavim al bakalım dikkatli koy,” dedi annem unu elime vererek. Unu da kaba koydum, annem koyulan malzemeleri karıştırırken ben de meraklı gözlerle onu izliyordum. “Pişince sütle yeriz dimi anne?” dedim. “Yeriz tabii miniğim,” dedi annem yanağımı öperek. “Hadi sen in aşağı ben de keki fırına koyayım,” dedi annem.…