VURGUN

1 bölüm

Yazar:

VURGUN - özlem kıvrım kitap kapağı
VURGUN kitap kapağı

.Bölüm Sen öylesine, o kadar bensin ki... Ah nasıl anlatsam, boşuna bu çabalarım, Doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, Ne de sözlüklerde karşılığı var sana olan sevdamın. Can Dündar. Genç adam sabahın ilk ışıklarıyla güne uyandı. Bugün yine 1 ay önce ki gibi mutlulukla açtı gözlerini. Nasıl mutlu olmasın ki, hayatına rengârenk çiçekler gibi küçük bir kadın girmişti. O kadar güzel, o kadar masum, su gibi tertemiz bir kadın O ne kadar Boran Ağanın farkına varmasa bile. Boran Ağa yaşama sebebini bulmuştu artık yaşamak için bir nedeni, sebebi vardı. Onu ilk defa kız kardeşi Aslı'yı okula götürürken görmüştü meftun olmuştu güzelliğiyle dili tutulmuştu o an ne yapacağını bilememişti koskoca Boran Mertoğlu 29 yıllık hayatında ilk defa böyle bir duyguya kapılmıştı. Boran Ağa düşüncelerinden sıyrılarak yataktan kalktı ve ilk önce odasındaki pencerenin perdelerini çekip pencerenin iki kanadını da açtı ve temiz havanın tenine dokunup orada ahenk oluşturmasına izin vermişti. Sonra Urfa'nın buram, buram tarih kokan sokaklarını seyre daldı peygamberler şehriydi ama gel gör ki töre denen şey yüzünden insanların hayatını bitiren bir şehir olmuştu Urfa, aslında şehrin bir suçu yoktu içindeki insanlar kötüydü, içlerine yerleşmiş, yıllardan beri orada olan kurallar. Boran Ağa hemen hazırlanıp çıktı odadan merdivenlerden aşağı inip mutfağa girdi. Annesi, Nurcan ve Aslı kahvaltı hazırlıyorlardı tatlı bir telaşla. "Kolay gelsin bayanlar!"dedi Boran Ağa içindeki mutluluğu belli eden bir coşkuyla sonra da masanın üzerinde dilimlenmiş salatalığı ağzına attı. "Sağ ol oğlum. " Dedi Meryem Hanım. "Sağ ol abi"dedi. Nurcan, "Ağabey ne yapıyorsun ya? Birazdan sofra hazır olunca yersin. "Dedi evin küçük cadısı. "Acelem var çıkıyorum şimdi." Dedi Boran Ağa, masadan ayağa kalkarken. "Oğlum bir lokma bir şey yeseydin, öyle gitseydin." Boran Ağa anasının yanına gidip iki yanağından öptü. "Ben şirkette bir şeyler atıştırırım canım anam. " Nurcan hemen ekmek arası yapıp abisine uzattı. "Ağabey bari yolda bunu ye aç kalma. " Boran baktı küçük kıza canıydı bu üçüne eğer bir şey olsa Boran Ağa ateşe verirdi Urfa'yı. ☆☆☆☆☆☆ Genç adam işe geldiğinden beri iki saat olmuştu ve aralıksız çalışıyordu. Masanın üzerinde anlaşma yapacağı şirketin sözleşmesi duruyordu, sözleşmeyi tekrar tekrar inceledi, kapının çalmasıyla başını dosyalardan kaldırıp; "Gir."dedi. Kalın ve otoriter bir sesle, Asistanı Zeynep elinde Türk kahvesiyle odaya girdi. "Boran Bey, kahve saatiniz. "Dedi, saygıyla başını yere eğerek. "Getir "dedi Zeynep'e yine aynı ses tonuyla. Zeynep kahveyi masanın üzerine bırakıp, çıktı odadan. Genç adam kahvesini eline alıp, ayağa kalktı boydan boya cam olan pencerenin önüne gelip, buram, buram tarih kokan şehri seyrederek, keyifle kahvesini yudumlayıp içmeye başladı... Küçük kızı görmeden önce, yüzü gülmeyen, otoriter, huysuz bir adamdı yani yaşamak için bir sebebi yoktu onunla beraber yaşama sevincini de kazanmıştı. Ama şimdi âşık, kıskanç ve huysuzdu Menekşe, Boran Ağanın yüreğine yağmur gibi yağıyordu haberi bile olmadan çünkü Boran sevdanın anlamını Menekşe çiçeğinde bulmuştu. Dalıp gittiği düşüncelerinden tıklanan kapının sesiyle kendine geldi. Başını sola çevirip gelen kişilere baktı ikiz kardeşleri gelmişlerdi. Aras ve Ayaz ikiz olmalarına rağmen birbirlerinin zıttı'ydılar, birisi kumral diğeri beyaz tenli. "Ne yapıyorsun Abi"dedi. Aras kendini tekli koltuğa atarak, Ayaz ise karşısındaki tekli koltuğa oturdu sakince. "Gördüğün gibi"dedi. Boran kahvesini göstererek" "Ağabey, Özkan, aradı yurtdışındaki bağlantıları halletmiş bir sorun yok yani"dedi. Ayaz Boran Ağa keyifle gülümsedi ve sol yanağındaki gamzesi ortaya çıktı yakışıklı Ağanın. Özkan yine halletmişti her zamanki gibi. "Hiç şüphem yoktu zaten, çünkü Özkan tutuğunu koparan birisi ve bu yönüyle amcama çekmiş." Dedi. Çünkü Özkan, amcasının oğluydu ve bundan üç yıl önce apar topar İstanbul'a gitmiş ve hala ordaydı, hiç kimse anlayamamıştı bu sebepsiz gidişi. "Ağabey işin yoksa bugün öğlen yeme…

Bölümün tamamını WritePad'de oku