BÖLÜM | 3
Yazar: Kevser Emek

Birlikte bambaşka bir hikayeye başlıyoruz, bu hikayede mutluluktan çok hüzün,haklıdan çok haksızlık var. Umarım kendinizden bir parça bulur, eviniz gibi sahiplenirseniz. Hepinizin varlığı benim için çok kıymetli 🫶🏻 Beni diğer sosyal platformlardan takip etmek için; Whatsapp kanal link: https://whatsapp.com/channel/0029Vb62mD9KAwEfAbaDgY1E İnstagram : @kkevvss Tiktok: Kevsss`sss Kitabı okurken yorumlarınız,düşünceleriniz çok kıymetli yaptığınız edit videolarına beni etiketlemeyi unutmayın lütfen 🫂 Kayıp Maddelerden Yansıyan Dördüncü Kural "İnsan en çok kaçtığı cehennemin kapısında kilitli kalır; anahtar ise her zaman o cehennemi harlayan adamın avucundadır. Gözler kapandığında, kabuslar sadece o cehennem gibi zihnindedir, açtığında ise tam karşında! Kaçamadığın kabuslar ise kaderindir. Kabusların bittiğini sandığın da iyileştiğini düşünür, ama bilmez ki insanoğlu; tüm kabuslar sebebi olan adamın tek bir bakışıyla yeniden başlar.’' "Görüyorsun ya bir geçmişi var her şeyin, Bir geçmişi var, hiç unutulmayan...". Edip Cansever Bölüm Şarkısı Rafet El Roman - İstemiyorum Gelme Bülent Ersoy – Hani bizim sevdamız Mustafa Ceceli & Yıldız Tilbe – Aşktan Giderken 3.BÖLÜM ‘’NEFESİNİ KESEN KABUSLARIN BİTTİĞİNDE KARŞINDA NEFESİNİ KESEN ADAMI MI BULDUN! Kabuslar yine yeniden…’’ PELİNİN GÜNLÜK NOTLARI Bugün gittiğin ilk gün. Önceden yazmaktan nefret ederdim. Hâlâ daha nefret ediyorum! AMA, büyük bir ama. Şimdi tüm duygularımı anlatabilmek adına senden başka kimsem yok günlük. Anlatamadığın dertler yüreğini ezer geçermiş. Bana inanmadığı ilk gün; bugün ne eve sığabiliyorum ne şehre ne de kendime! Ölmek istedim ama ölmek kolay olandı. Gözlerinde gördüğüm nefret var ya, beni benden aldı. Bilen var mı bu duyguyu? Ben ilk defa tanıştım. Gözlerime bakmaya doyamayan adamın, bana kıyamayan o adamın nasıl nefreti olduğumu bugün gördüm… Bugün gidişinin yedinci günü. İçimdeki boşluk tahmini ne zaman geçer günlük? Sana ne kadar yazarsam yazayım sanki daha da hissizleşiyorum. Bugün evden taşındım; annemin yanına. Ne o mahalleyi ne onu ne de arkadaşlarını görmek istiyorum. Artık arkadaşlarımız yok! Artık ortak hiçbir şeyimiz yok! Artık oturduğumuz yerler yok! Geçtiğimiz sokaklar yok! Duyduğuma göre, Necmi abinin mekânındaki masayı yakmış! Beni yaktığı gibi. Bugün gidişinin kırkıncı günü. Hani insan kırk gün boyunca birini görmezse alışırdı yokluğuna? Alışamıyorum! Bugün üniversite sınavına girdim, evet çok da iyi geçti. Sınavdan çıkıp okulun bahçesindeyken gözlerim etrafı aradı; belki gelir uzaktan da olsa izler gider diye. Gelmedi, zaten benimki onu ilk tanıdığım günlerdeki beklediğim masum yüreğinin çocukluğuydu, artık büyüdüğünü ettiği sözlerden dönmeyeceğini unuttu kalbim. Kırk gün önce ölümümü izleyen adam, beni uğurlayan adam ne çok isterdi bugünü görmeyi. Günlük! Ben artık onu görmek istemiyorum, o da beni asla asla görmesin. Bugün gidişinin kırk yedinci günü. Allah kahretsin! İçmiş, hem de zil zurna sarhoş olmuş! Kapıya dayandı. Hiçbir şey yapmadı, yapamadı; elini uzattı ama dokunamadı. Karşımda sessizliği ile durdu. Sessiz çığlıklarımızı attık birlikte. Elalarına kan oturmuştu; tıpkı benim gibi üzgündü, çok üzgün. Dinlemedi ama üzgündü, yaktı ama üzgündü. “Sarhoşken insan gerçekleri söyler; beni yaktın, yakarken için hiç mi sızlamadı zalimin kızı?” dedi. Bana, bana söyledi; “İçimin yangını mı yaktı seni?” demek istedim ama sustum. Üzerime toprak atıyordu, gömüyordu yerin yedi kat dibine. Saatlerce kapı açık; eşiğin dış tarafında Alperen, eşiğin iç kısmında ben oturduk. Aramızda sadece aşılması gereken bir eşik vardı bir de sayısız gözyaşı. İçimizi akıttık ama kelimeler çıkmadı dilimizden. Sessizce ayaklandı, gözünden akan bir damla yaşı gördüm, kolunun iç kısmıyla sildi ve gitti… Ölebilseydim bugün ölürdüm. Onu öyle görmek ölüm gibiydi; onu öyle görmek neden beni daha çok yaktı günlük? Günümüz Z.PELİN KARACAN Yiğit ile konuştuktan sonra hemen eve geldim hiçbir şeyi kaldırabilecek durumda değildim. Mine daha gelmemişti eve, şu an evde dahi olmuş…