GİRİŞ
Yazar: Kevser Emek

Birlikte bambaşka bir hikayeye başlıyoruz, bu hikayede mutluluktan çok hüzün,haklıdan çok haksızlık var. Umarım kendinizden bir parça bulur, eviniz gibi sahiplenirseniz. Hepinizin varlığı benim için çok kıymetli 🫶🏻 Beni diğer sosyal platformlardan takip etmek için; Whatsapp kanal link: https://whatsapp.com/channel/0029Vb62mD9KAwEfAbaDgY1E İnstagram : @kkevvss Tiktok: Kevsss`sss Kitabı okurken yorumlarınız,düşünceleriniz çok kıymetli yaptığınız edit videolarına beni etiketlemeyi unutmayın lütfen 🫂 Kayıp Maddelerden Yansıyan İlk Kural "Bazı insanlar gökyüzü gibidir; uzaktan kusursuz görünürler ama yaklaştıkça içlerindeki kirli ruhları ve takıntılı benlikleri ile karşılarsınız’’ "Kendi denizinde boğuluyor insan, Kendi elleriyle sunduğu o birkaç yudum sığlıkta. Edip Cansever Bölüm Şarkısı Deniz Seki – Suya Hapsettim Gökhan Özen – Her şeyde biraz sen varsın OKYANUSTA BOĞULMAZSIN AMA ÜÇ YUDUM SU SENİ ÖLDÜRÜR Uzun Zaman Önce… ‘’Benden ne istiyorsun Furkan Abi? ‘’ Ne yapacağımı bilemez halde arabanın içinde sessizlikle beni götüreceği yere götürmesini bekliyordum. Ne yapıyordum ben neredeydim isteklerini anlamadığım gibi beni neden yaka paça bu arabaya bindirmişti onu da anlayamıyordum. Kafam allak bullak, ellerim bağlı… Alperen’in haberinin olmadığına ise emindim. Şu an da hiçbir şekilde ona ulaşamazdım. Furkan takıntılı bir şekilde bana aşıktı bunu biliyordum ama bir gün bana böyle umarsızca, fütursuzca yaklaşacağı aklımın ucundan dahi geçmemişti, hastaydı, tedavi edilmeliydi yaptığının tek mantıklı açıklaması yoktu en acısı ise Alperen’in kuzeniydi en yakınlarından biriydi hep etrafımızda bizimle birlikte vakit geçirirdi. Bizim ise nikahımıza sadece on gün kalmıştı. Beni bırakması için yalvarsam da başarılı olamamıştım canımı yakmak istemediğini söyleyip sessiz olmamı ve dediklerini yaptığım sürece bana zor kullanmayacağını söylemeseydi muhtemelen şu an bağlı olan ellerimle bile boğazına çoktan yapışmıştım ama bekliyordum ineceğimiz yerde ondan kurtulacaktım. Araba geniş, duvarlarla örülü bir evin önünde durduğunda nerede olduğumuzu anlamaya çalıştım burası daha önce geldiğimiz bir yere benzemiyordu, neden burayı seçmişti epey uzaklaşmıştık şehir merkezinden bana ne yapacaktı, ben nasıl kurtulacaktım elinden ne istiyordu benden delirecektim Allah’ım! ‘’İn Arabadan Pelin!’’ deyince olduğum yerde sıçradım inmek istemiyorum diye çığlık çığlığa bağırmak istiyordum. Gözlerim dolu dolu araban indim. Mecburdum huyuna gidip beni eve geri bırakması için gerekirse yalvaracaktım ama gözü dönmüş gibi bakıyordu. ‘’Furkan abi yalvarırım bırak! Benden ne istiyorsun? Bak ben senin kuzeninle nişanlıyım, bizim on gün sonra nikahımız var evleneceğiz. Ne olur bırak beni kimseye bu yaşananları anlatmayacağıma söz veriyorum yeter ki beni eve bırak. Bırak abi beni ne olursun bırak Alperen burada olanları duysa ne olur düşündün mü? ‘’ ‘’Boşuna yorma kendini Pelin, seni bırakmayacağım! Burada şu an da zorluk çıkarmadan dursan iyi edersin sana zarar vermek istemem. Seni seviyorum Pelin, seni gördüğüm andan itibaren seviyorum durduramadım kendimi göz göre göre de onunla evlenmene izin veremezdim benim olmasan bile onun da olmayacaksın anladın mı? Beni seçmeliydin Allah kahretsin sana hislerimi ondan önce söyleseydim belki şu an da bizim düğünümüz olacaktı ben ondan daha çok sevdim seni hep daha çok sevdim. Benim olmalıydın benim hakkımdın! Ben geç kaldım. Gerekirse ikimizin de ölüsü çıkar buradan yine de bırakmam! Benim olmuyorsan onunda olmayacaksın, senin onunla olmaman için her şeyi yapacağım benim olmuyorsan onun da olmayacaksın!’’ Dediklerinde ciddiydi gözü dönmüş delirmiş gibiydi ne istediğinin ne söylediğinin farkında bile değildi aklı örtülmüş kalbi kararmıştı arabadan inip hızla yanıma geldi sürükleyerek bahçe kapısından soktuğu gibi hızlandırarak eve girmemi sağladı. Sıkı sıkıya tuttuğu kolumu hızla bıraktı koltuğun üzerine fırlattı beni, bağırarak karşılık verdim susmamı söylese de onu dinlemedim, avazım çıktığı kadar bağırmaya devam ediyordum…