VALEN +18

0.7 | Bükülmüş Gerçek

Yazar:

VALEN +18 – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
VALEN +18 – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Selamlar, Bölüm geciktiği için öncelikle kusura bakmayın. Bayram dönüşü hiç müsait bir anım olmadı. Bölümü yazmak, düzenlemek beklediğimden çok çok çok uzun sürdü. ON BİN KELİMELİK BİR BÖLÜM. REKOR! Çok uzun bir bölüm oldu ancak Serenay'ı yazma şeklimde biraz güncelleme yaptım. Serenay hafıza kaybı yaşadığı için bazı kısımlarda tekrarlar yaparak onun zihninin bulanıklığını, kafa karışıklığını yansıtmak istemiştim ancak rahatsız olan bazı okurlarım olmuş. Bu sebepten o şekilde yazmaktan vazgeçtim, farklı bir yöntem deneyeceğim. Bölüme gelecek olursak, uzun olmasının yanı sıra şaşırtıcıydı. Yazmak zordu. Okuyanın az olmasının yanı sıra yorum sayısı yine de okunma sayısına göre biraz az kalıyor canlar. Sizlerin yorumlarını merak ediyorum. Bu yüzden bölüm hakkında düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. Keyifli okumalar dilerim ♥ ÖPTÜM XOXO Kadef ve Serenay ♥ Till I See You Again - UNSECRET & The Powder Room ▬▬▬ 7 | Bükülmüş Gerçek "Aile, bazen sığınaktır. Bazen de en derin yaranın kaynağı." Uyandığımda dudaklarım hâlâ yanıyordu. Dün gecenin hayaleti yatağımda benimle uyumuştu. Kadef'in dudakları, elleri, nefesi. Hepsi oradaydı, karanlıkta dans eden gölgeler gibi. Her şeye rağmen yelkenleri suya indirmemiştim. Selen'le görüşecektim. İstediğim yerde, istediğim zaman. Hafızamı kaybetmiş olabilirdim ama iplerimi kimsenin eline vermeye niyetli değildim, en azından gönüllü olarak. Yataktan kalktım. Aynaya baktım. Dudaklarım hafif şişmişti, boynumda soluk bir kızarıklık vardı. Kadef'in izleri. Parmak uçlarımla dokundum, titredim. Bugün biraz halsiz hissediyordum. Ancak yapacağım görüşme için hazırlanmayı es geçmedim. Odadan çıkmadan telefonu elime aldım. Aile fertlerimin numaraları kayıtlıydı. Bugüne kadar onlara mesaj atmak ya da aramak için kendimi hazır hissetmemiştim. Ama bugün farklıydı. Artık kendim için ayağa kalkma zamanıydı. Selen'i arayacaktım. Ama önce... önce babamı aramam gerekiyordu. Çünkü Selen'le aile evinde görüşmek istiyordum. Kendi sahamda değil, onların sahasında. Gerçek yüzlerini görmek için. Numarayı çevirdim. Hemen yanıtlandı çağrım. Babam telefonda gülüyordu. Sıcak bir gülüş, baba olması gereken bir adamın gülüşüydü bu. Ama ben bu sesi tanımıyordum. Benim için sadece bir yabancının sesiydi. Kan bağıyla bağlı olduğum söylenen bir adamın sesi. "Serenay, biz de seni görmek istiyoruz. Annen de seni çok özledi. Gel artık, kızım. Ne zaman geleceksin?" Sorusu imalıydı. Sanki Kadef'in beni onlardan uzak tuttuğunu düşünüyordu. Sanki hesap soruyordu, bana değil, ona. Telefonu kulağıma bastırdım. Pencerenin önünde duruyordum, bahçeyi seyrediyordum. "Aslında bugün," dedim. "Öğleden sonra gelmek istiyorum." Bir sessizlik oldu. Çok kısa, neredeyse fark edilmeyecek kadar. Ama ben fark ettim. Anılarım olmayınca başka şeylere tutunmaya çalışıyordum; bir nefes tutulması, bir kas seğirmesi, yarım saniye uzayan bir bakış. Geçmişimi bana anımsatabilecek en ufak detay... ne olursa olsun. Onu ararken fazla titiz davrandığım için farkındalığım yüksek olmalıydı. Çünkü geçmişimi, yalanlar arasında aramak zorundaydım. Bana doğruyu söylemeye hevesli tek bir insan vardı. Onu da hem babam hem kocam sindirerek susturacaklarını zannediyorlardı. "Güzel," dedi babam ama samimi değildi. Hesapçıydı. "Çok güzel. Öğle yemeğine bekleriz o zaman." Kısa bir an daha konuştuktan sonra kapattım telefonu. Babam. Bu kelime, bu sıfat boş hissettiriyordu. Bir anlam yüklü olması gerekiyordu... duyduğumda sıcaklık, güven hatta sevgi yayması gerekiyordu. Öyle olmalıydı değil mi? Ama hiçbiri yoktu. Sadece bir kelime, sadece bir kavramdan ibaretti. İçi boşaltılmış bir sıfattan öte değildi. O adamdan bana karşı, öz kızına karşı herhangi bir samimi sıcaklık, sevgi hissedemiyordum. Hadi ben hatırlamıyordum, ya o? Bence o... babam, hiç böyle bir sevgi beslememişti. En azından bana karşı... Bir de Kadef'in şüpheleri vardı. "Babanın iş ortakları benim düşmanlarımla bağlantılı," demişti. Belki farkında değildir de demişti. Belki de farkındadır. Hangisi da…

Bölümün tamamını WritePad'de oku