VALEN +18

0.1 | Uyanış

Yazar:

VALEN +18 – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
VALEN +18 – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Beenn Gelllddiimmm İlk bölümle karşınızdayım. Bölümün kelime sayısı 8000 küsurdur. Kısa denmez diye düşünüyorum :))) Farklı konusu olan bir kitapla geldim. Umarım bu yolculuğumuz da beraber ve çok güzel olur. Keyifli okumalar dilerim ♥ ÖPTÜM XOXO Afişi beğendiniz mi? NUMB - Tommee Profitt x Skylar Grey ▬▬▬ 1 | Uyanış "Benden nefret ettiği bir gerçeklik, beni hiç tanımadığı bir yalandan daha mı iyi?" Beyaz. Her yer fazla beyazdı. Gözlerimi açtığımda ilk düşündüğüm şey bu oldu: Burası gerçek olamayacak kadar beyazdı. Göz kapaklarım yanıyordu. Açmak istemiyordum ama kapalı tutmak da acıtıyordu. Başım... başımın içi sanki pamukla doldurulmuş gibiydi. Düşüncelerim yavaş. Uzak. Birbirine değmiyordu. Bir bip sesi vardı. Düzenli. Soğuk. Kalp atışı gibi ama sanki benim değildi. Ya da belki benimdi ve ben kendimi tanımıyordum artık. Boğazım kuruydu. Yutkunmak istiyordum ama canım yanıyordu. Dilim damağıma yapışmıştı. Nefes alıyordum, alıyordum ama yetmiyordu. Göğsümde tuhaf bir ağırlık vardı. Sanki biri az önce kalbimi eline almış da yerine tam koymamıştı. Gözlerimi yeniden açtım. Tavan. Gördüğüm ilk şeydi. Düz, çatlaklı, tanımadığım bir tavan. Ben neredeyim? Ağzımı açtım. Sesim çıkmadı. Yalnızca boğuk bir hava çıktı. Panik dalgası bir anda yükseldi. Parmaklarımı oynatmayı denedim. Hareket ediyorlardı. Güzel. Ayaklarım... onlar da. Ama asıl büyük sorun başkaydı. Ya ben? Ben kimdim? Bu düşünce o kadar ani geldi ki göğsüm sıkıştı. Kalbim hızlandı. Bip sesi hızlandı. Benimle panikliyor gibiydi. "Serenay Hanım?" Bir kadın sesi duydum. Uzaktan geliyormuş gibi, suyun altından işitiyormuşum gibi. Başımı çevirmeye çalıştım. Boynum ağrıyordu, sanki günlerdir aynı pozisyonda yatmışım gibi. Omzumda keskin bir sızı vardı, her hareketle bıçak gibi saplanıyordu. Gözlerimi zorla araladım, ışık hemen hücum etti, geri kapattım, tekrar açtım. Alışana kadar birkaç kez aynı hareketi tekrarladım. Başımda duran kadını nihayet gördüm. Kırklı yaşlarında, kısa kesilmiş koyu saçlı, yorgunluğunu gizlemeye çalışan ama başaramayan bir yüz vardı karşımda. Beyaz önlüğü tertemizdi, yakasındaki isimlikte "Afife Korkmaz, Hemşire" yazıyordu. Elinde bir tablet vardı, parmakları hafifçe üzerinde hareket ediyordu. Bakışları profesyoneldi ama altında bir şey vardı. Merak mı? Endişe mi? Beni izliyordu. Sadece hastasına bakmıyordu, bir şeyler arıyordu. Yüzümde, gözlerimde, tepkilerimde. Beni bu halde görmeye alışkın gibi bakıyordu. Ama aynı zamanda uyanışımda farklı bir şey bekliyormuş gibiydi de bakışları. Ben ona alışkın değildim. Hiçbir şeye alışkın değildim. "Beni duyabiliyor musunuz, Serenay Hanım?"a Serenay. Serenay mı? Adım. Adım bu muydu? Bu ismin içimde bir yere oturması gerekiyordu belki de. Bir köşeye yerleşmesi, "evet, bu benim" dedirtmesi. Ama oturmuyordu işte. Havada kalıyordu. Bana ait gibi ama daha çok yabancı. Birinin bana verdiği bir etiket gibi. Kim vermiş, neden vermiş, ne anlama geliyordu, bilmiyordum. Serenay. Dudaklarımı kıpırdattım. Ses çıkarmadan, sadece şeklini denedim. Tanıdık gelmedi. Dilimde yabancı bir tat gibi durdu. Bu ben miydim? Bu ismin sahibi ben miydim? Yoksa başka birinin hayatında mı uyanmıştım? Kaşlarımı çattım. Dudaklarımı oynatmaya çalıştım. Bir şey söylemek istedim, ne olduğunu bilmiyordum, sadece bir ses çıkarmak, var olduğumu kanıtlamak istedim. "Ben..." Sesim çatallı çıktı. Korkunç bir sesti. Paslanmış bir kapı gıcırtısı gibi, kullanılmamaktan unutulmuş bir mekanizma gibi. Bana ait olmaması gereken bir sesti. Belki de bir zamanlar güzel konuşuyordum, belki de bir zamanlar sesim berraktı, güçlüydü, ama şimdi değildi. Şimdi kırık, parçalanmış, yabancı bir şeydi. Hemşire, yüzünde hiçbir şey değişmeden tabletine bir şey not etti. Parmakları hızlı hareket etti, gözleri bir an ekrana düştü, sonra bana döndü. Profesyonel bir maske vardı yüzünde. Ama maskenin altında bir şey kımıldadı. Bunu gördüm. Gözlerinin kenarında, kaşlarının hafif çatılmasında. Benim hakkımda bir şey biliyordu. Benim bilmediğim bir şey. "Evet, sakin olun," dedi yumu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku