VALEN +18

0.9 | Kaynayan Yaralar

Yazar:

VALEN +18 – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
VALEN +18 – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Herkese merhaba ♥ Yine uzun bir bölümle sizlerleyim. Gerçi 7-8 bin kelimelik bölümlerin kısa olduğunu düşünenler varmış. Sizi bekleyen küçük bebeğinizle daha uzununu yazın da ben de okuyayım ya :DD Bu bölüm yüzleşmeler, kırılmış kalplerin sorulan hesapları ve daha birçoğunu bulabileceksiniz. Keyifli okumalar dilerim ♥ Bol bol yorum yapın da sonraki bölümü hızlı yayınlayayım. 5 gün olmuş daha bölüm atalı, çok uzatmadan da geldim. İlgilisine duyurulur :D Afiş nasıl olmuş? Yan Ben Gibi - Berkay Altunyay ▬▬▬ 9 | Kaynayan Yaralar "Bazı yaralar iyileşmez. Sadece kanamayı durdurur ve bekler. Yeniden açılmak için." Eve döndüğümde güneş batıyordu. Taksi beni ana caddeye bıraktı. Geri kalan yolu yürüdüm. Arka sokaktan, duvarın yanından, servis kapısından. Geldiğim gibi gidecektim. Kimse fark etmeyecekti. Ama yanılmıştım. Servis kapısını açtığımda karanlık koridorda bir gölge hazır bir şekilde beni bekliyordu. Kadef. Duruşunu gördüğüm an her şeyin bittiğini anladım. Kolları göğsünde kavuşmuş, omuzları gergin, çenesi kilitli. Gözleri... gözleri buz değildi bu kez. Ateşti. Saf, yıkıcı, kontrol edilemez bir ateş. "Nereden geliyorsun?" Sesi alçaktı. Tehlikeli bir alçaklıktı bu. Fırtına öncesi sessizlik gibi. "Dışarıdan," dedim. Sesim titrememişti, buna şaşırdı. Kaçamak cevap vermek ona özgü sanıyorsa, yanılıyordu. "Dışarıdan." Kelimeyi tekrarladı, her heceyi bıçak gibi keskin tonlayarak. "Servis kapısından. Duvardan atlayarak. Kimseye haber vermeden gittikten sonra." Biliyordu. Her şeyi biliyordu. "Evet." "Evet mi?" Bir adım attı. "Bu mu cevabın? Evet mi?" "Ne dememi bekliyorsun, Kadef?" Çantamı omzumdan indirdim. Ellerim titriyordu ama sebebi korku değildi. Öfkeydi. Selen'den duyduklarım hâlâ içimde yanıyordu. "Özür mü? Sana bir de hesap mı vermem gerekiyor?" "Bu evden kaçtın!" "Bu evden çıktım!" Sesim yükseldi, onunki kadar güçlü, onunki kadar öfkeli. "Kaçmadım, çıktım. Çıkış yöntemimi beğenmiyorsan hapishanenden çıkışımı kolaylaştıracak yollar düşünmen iyi olur. Çünkü senin mahkûmun değilim ben!" Kadef'in gözleri kısıldı. "Kiminle buluştun?" "Bu seni ilgilendirmez." "İlgilendirmez mi?" Bir adım daha attı. Aramızda sadece birkaç metre kalmıştı. "Bu evde yaşıyorsun. Benim korumam altındayken dışarı çıkıyorsun. Kaçıyorsun! Takip edilebilirdin. Bulunabilirdin. Öldürülebilirdin!" "Kim öldürecekti beni?" dedim. "Babam mı?" Bu soru onu durdurdu. Bir an için, çok kısa, gözlerinde bir şey geçti. "Ne?" "Dediğimi duydun." Bir adım attım, ona doğru. "Babam mı öldürülebilirdi beni, Kadef? Kim öldürecekti beni?" Kadef'in çenesi gerildi. "Bunu nereden çıkarttın?" "Bilmem." Omuz silktim. "Sadece merak ediyorum. Kim beni öldürmek ister ki? Kimin işine yarar ölüm?" Bu soru... havada asılı kaldı. Kadef'in yüzünden bir şey daha geçti. Çok kısa, çok hızlı. Ama bu sefer yakaladım. Biliyordu. O gece beni öldürmek isteyenin gerçekten kim olduğunu biliyordu. "Serenay..." Kadef'in çenesi gerildi. "Ne biliyorsun?" "Belki her şeyi, belki hiçbir şeyi." Yalan söylüyordum, her şeyi bilmiyordum. Ama bir şeyler biliyordum ve bu yeterliydi. "Ama senin... bir şeyler sakladığını çok iyi biliyorum." "Kimden öğrendin bunları?" "Söylemeyeceğim." "Serenay..." "Hayır!" Sesim koridorda yankılandı. "Sen benden her şeyi saklıyorsun. Geçmişimi, gerçeklerimi, o gece ne olduğunu. Ve şimdi bana soru mu soruyorsun? Benden hesap mı soruyorsun? Hangi hakla?" Kadef'in gözleri parladı. Öfke, evet, ama başka bir şey daha vardı. Ne olduğunu çözemedim. "Sen anlamıyorsun..." "Neyi anlamıyorum?" Bir adım daha. "Bana saldıran adamın asıl hedefinin sen olduğunu mu? Sırf sana zarar verebilmek için beni incittiklerini mi? Bunu belki de yapanın kanım olabileceğini mi? Tam olarak hangi kısmı anlamamışım, Kadef Valen?" "Serenay, dur..." "Hayır, sen dur!" Göğsüne vurdum, ittim. Kıpırdamadı, kayadan bile sert duruyordu. Ama umurumda değildi. "Sen bana, casus, dedin. Babasının kızı, dedin. Bana güvenmediğini zaten söyledin. Ve şimdi... şimdi benim dışarı çıkmama mı kızıyorsun?" "Seni korumaya çalışıyorum…

Bölümün tamamını WritePad'de oku