VADEDİLMİŞ | Dengenin Elçisi | Kaosun Kızı
7 | Başlamadan Bitmek
Yazar: Dilan Aladağ Çetin

*** DÜZENLENMİŞTİR! *** ♫ ♪ ♫ WİDOWMAKER - NİGHT ARGENT BEENN GELLDDİİMMM Bölümler giderek hikayenin içine girmemize yardım ediyor. Her bölümde ayrı bir detaya değinmeye çalışıyorum. Umarım benim keyif aldığım kadar keyif alıyorsunuzdur gidişattan. Çok teşekkür ederim yanımda olan herkese ♥ Keyifli okumalar dilerim. ÖPTÜM XOXO ▬▬▬ Y E D İ Başlamadan Bitmek Ebren Aramızdaki mesafe bir nefesliğe kadar düşmüştü. Zaman ağırlaşmış gibiydi; ayna odasının sessizliği kulaklarımda uğulduyordu. Aynalar bizi izliyor muydu, yoksa ben mi öyle hissediyordum, emin değildim. Bildiğim tek şey, içimdeki o titreşimin susturulamaz hale geldiğiydi. Tam o anda Yazgan'ın eli saçımda hareketsiz kaldı. Bu ani duraksama beni şaşırtmıştı. Bir an önce dudaklarımı arayan bakışları, bir sonraki saniye aynalardan birine kaydı. Çenesinin sertleştiğini, omuzlarının gerildiğini gördüm. Az önceki o rahat, çapkın hâlinden eser kalmamıştı. Geri çekildi. Bu hareket, soğuk bir su gibi çarptı yüzüme. Az önce öpüşecektik! Öpüşecek olmamızın farkındalığı soğuk su etkisi yarattı. Bakışlarımı onun dışında her yere çeviriyordum. Tenimin altında bir yangın vardı! "Çok geç oldu..." dedi kaçamak bir şekilde. "Merak ederler." "Bir şey mi oldu?" diye sordum. "Az önce..." "Seni tehlikeye atmak istemem," dedi ve derin bir nefes aldı. "Burada olduğun bilinmemeli." Kaşlarım havalandı. Ancak inkâr edemezdim. Gerçekten öyleydi. Geri çekilmem gerektiğini biliyordum ama istemiyordum. Az önce yaşadığımız o anın yarım kalması canımı yakmıştı. "Beni korumaya mı çalışıyorsun?" diye sordum. Sesimde istemeden bir sitem vardı. Bakışları yumuşadı ama geri adım atmadı. Tam tersine, aramıza koyduğu mesafeyi korudu. "Evet," dedi hiç tereddüt etmeden. "Tam olarak bunu yapıyorum." İçimde bir şey çatladı. Hem kızgın hem minnettar hem de hâlâ ona karşı fazlasıyla savunmasızdım. Bu kadar yaklaştıktan sonra durmak... can acıtıcıydı. Birlikte Ayna Odası'ndan çıktık. Koridorlarda sessizlik hâkimdi. Adımlarımız yankı yapmasın diye istemsizce daha yavaş yürüyorduk. Meraklı gözlerden uzak durmak için özel bir çaba gösterdiğimiz her hâlimizden belliydi. Odamın önüne geldiğimizde kısa bir an duraksadık. Odamın bulunduğu koridora geldiğimizde kapının önünde durduk. İçeri girmedik. Tam o sırada arkamızdan gelen tanıdık bir sesle irkildik. "Ebren?" Ayda'ydı. Refleksle Yazgan'la aramıza bir adım mesafe koyduk. Ayda, elinde tuttuğu tepsiyle birkaç adım ötede durmuş, şaşkınlıkla bize bakıyordu. Belli ki yemeği bırakıp gidecek, kimseyle karşılaşmadan dönmeyi planlamıştı. Ama bizi... birlikte... kapının önünde yakalamıştı. Bakışları önce bana, sonra Yazgan'a kaydı. Gözlerinde beliren ifadeyi gizleyemedi. Ne selam verdi ne de hemen konuştu. Bir anlık sessizlik, durumu fazlasıyla ele veriyordu. "Yemeğe inmediğini görünce..." dedi sonunda. "Dilge Teyze merak etti." Ses tonu temkinliydi ama gözleri merakla parlıyordu. "Teşekkür ederim," dedim hemen. "Birazdan alırım." Ayda başını salladı ama bakışlarını Yazgan'dan çekmedi. Onu selamladıktan sonra tepsiyi kapının yanındaki sehpanın üzerine bıraktı. Gitmeden önce ikimize de kısa, kaçamak bir bakış attı. O bakışta her şey vardı. Merak, şaşkınlık... ve şüphe. Koridor yeniden sessizliğe gömüldüğünde nefesimi bıraktığımı fark ettim. Tepsiye yaklaşıp kapağını araladım. Dudaklarım istemsizce kıvrıldı. "İki kişiye yetecek kadar koymuşlar," dedim ona dönerek. "Eşlik etmek ister misin?" Dudakları alayla kıvrılırken gözlerimin içine dikkatle baktı. Şimdi ne diyeceğini elbette biliyordum... " Eski Kanlar ile yemeyi tercih ettiğini sanıyordum." Alaycı ses tonu iç gıcıklayıcıydı. Yutkundum. "Konumuzun kanlarla bir alakası olmadığını söylediğini anımsıyorum." Dedim omuz silkerken. Kahkahası koridorda yankılandı. İçimdeki tüm gerginlik pamuk gibi yumuşadı. Geleceğin getireceklerinden korkuyordum ama bu anın gölgelenmesine izin vermek istemiyordum. "Haklısın," dedi tepsiye yaklaşırken. "Yiyelim." Sırıttım. Elimde değildi; baştaki tüm önyargılarımı yıkışını izlemekten keyif alıyordum...…