VADEDİLMİŞ | Dengenin Elçisi | Kaosun Kızı

4 | Ufak Yıldız

Yazar:

VADEDİLMİŞ | Dengenin Elçisi | Kaosun Kızı – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
VADEDİLMİŞ | Dengenin Elçisi | Kaosun Kızı – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

SVRCINA - MEET ME ON THE BATTLEFIELD BAŞIMIZ SAĞ OLSUN. VEFAT ETMİŞ HERKESE ALLAH RAHMET EYLESİN. YARALILARIMIZA ACİL ŞİFALAR DİLERİM. ÇOK FAZLA SÖYLENECEK ŞEY, SÖZ VAR AMA İNANIN BUNLARI TOPARLAYAMIYORUM BİLE. BUNU 27.02.2023 İZMİR DE 4.2 DEPREMİNDEN SONRA YAZIYOR OLMAKTA ÇOK BAŞKA. TEDİRGİNİZ, DİKEN ÜSTÜNDEYİZ AMA HER ZAMAN BERABERİZ. KENDİNİZE ÇOK İYİ BAKIN, HER BİRİNİZ ALLAH'A EMANETSİNİZ. SEVDİKLERİNİZİN KIYMETİNİ YANINIZDAYKEN BİLİN, ÖLÜM VAR... KEYİFLİ OKUMALAR DİLERİM. *** D Ö R T Ufak Yıldız Barçkent Ebren Odamın camından hâlâ yeşil yapraklı olan ağaçları seyrediyor ve karalama defterime çiziyordum. Gördüğüm manzara karşısında etkilenmemem mümkün değildi. Yaratıcının elinin değdiği her şey mükemmeldi. Elimdeki kalem sayfanın üzerinde durdu. Başımı kaldırıp etrafıma baktım. Ömrümün hiçbir kısmında bu konumda, bir kalede yaşayacağımı düşünemezdim. Açıkçası bizler için fazlasıyla ulaşılamaz bir hayal olurdu. Devrimden sonra kazananlar yükselirken biz kaybedenler yerin dibini boyladık. Toplumsal sınıfın en alt kademesinde kendimize bir yer bulduk. Şu an, benim hayal edebileceğim bir an değildi. Bu düzenin değişmesi gerektiğine kendimi bildim bileli inanırdım. Zihnime fısıldayan, beni ele geçiren ses sürekli bu düzenin değişme zamanının geldiğinden bahsediyordu. Şu dünyada en nefret ettiğim şeyi yıkmakla görevlendirildiğimin farkındaydım. Fakat bunu nasıl yapabilirdim? Onlarla savaşamazdım. Onlar zamanı bile bükebilir, bizi yeryüzünden silebilirdi. Bize bu dünyayı mahvetmeden bırakacaklarına inanamazdım. Derin bir nefes aldıktan sonra başımı tavana doğru kaldırdım. Bu sıkışmışlık hissi beni boğuyordu. Geleli çok uzun zaman olmamıştı ama yine de şimdiden tükenmiş hissediyordum. Blakinimi (telefon) çıkarttım. Ailemle konuşmaya ihtiyacım vardı. Onları çok özlüyordum. Yalnız hissediyordum kendimi. Hiç bilmediğim bir dünyanın içine sürüklenmiştim. Ne yapacağımı bilemiyordum. Kısa bir çalıştan sonra annem o güzel tınılı sesi ile cevapladı aramamı. "Annem..." dedi o muazzam şefkati ile. "Annem," dedim gözlerim dolarken. Ağlama arzusu ile dolup taşıyordum. "Güzelim, nasılsın?" derken meraklıydı sesi. "Neler yapıyorsun? Yemeğini yemeyi unutmuyorsundur umarım, ben hatırlatmasam asla yiyeceğin yoktu yanımdayken." Ağlamamak için gözlerimi tavana diktim. Onları çok fazla özlüyordum şimdi. Seslerini duymak bir yandan iyi hissettiriyor bir yandan ise beni mahvediyordu. "Yiyorum elbette annem," derken yutkunmak zorunda kaldım. "Siz beni merak etmeyin, asıl siz nasılsınız?" "Bildiğin gibiyiz kızım, Erendiz pastanede her zamanki gibi. Tanla da biraz önce girdi eve. Yemek yiyecektik, baban da seni sorup duruyordu." "Babam nasıl?" derken boğazım düğümlendi. "İlaçlarını aksatmayın. Ben yine her zamanki gibi maaşımı alır almaz size göndereceğim." "Gerek yok Kainatım ..." diyen babamı işittiğim an gözlerimi yumdum. Gözyaşları yanağıma akarken belli etmemek için direniyordum. "Senin ihtiyacın olacaktır." "Ben kendime yetecek olan kadarını alırım zaten hem maaşımda arttı biliyorsunuz, burada yemeğe, yola da Kert vermiyorum." Sohbetimiz bir süre daha devam etti. İçimde koca bir burukluk ile sonlandırdım görüşmemizi. Yerimden kalkıp hazırlandıktan sonra yemek yemek için odamdan çıktım. Elbette yemeklerimi kalenin çalışanları ile birlikte yiyordum. Onlarla birlikte olmak iyi geliyordu. Hepsiyle anlaşabileceğimiz bir lisan bulabilmiş olmak mutluluk vericiydi. Onların yanındayken kendim gibi hissedebiliyordum. Limanda olduğum her an orada olmamalıyım diye düşünüyordum. Patronumdan olduğunca uzak duruyordum. Çünkü karşı karşıya geldiğimiz her an aramızda şimşek çakıyordu resmen. Bizi gören birisi birbirimizi öldürmek istediğimizi bile düşünebilirdi. Oysa ben olabildiğince kendisinden kaçmayı yeğliyordum. Saygıda kusur etmiyor, daima verilen işi de emri de en iyi şekilde yerine getiriyordum. Benden yapmamı bekledikleri her işi gocunmadan yapıyordum. Kazanmak için çalışmak gerektiğinin farkındaydım. Ama bir şeylerin yanlış olduğuna dair olan hislerimden…

Bölümün tamamını WritePad'de oku