VADEDİLMİŞ | Dengenin Elçisi | Kaosun Kızı
11 | Kılıç Sırtında
Yazar: Dilan Aladağ Çetin

*** DÜZENLENMİŞTİR! *** ♫ ♪ ♫ TOMMEE PROFİTT & WONDRA - I'M NOT AFRAİD BEEN GELLDİİMMM ÇOOOOOK UZUN BİR BÖLÜMLE KARŞINIZDAYIM. BÖLÜMÜN SONUNA KADAR NABZI DÜŞMEDİ. YAZARKEN ÇOK KEYİF ALDIĞIM BİR BÖLÜMDÜ. GELECEK BÖLÜMLERİN GETİRECEKLERİ BENİ ŞİMDİDEN KORKUTUYOR. KEYİFLİ OKUMALAR DİLERİM ♥ YORUMLARINIZI VE DÜŞÜNCELERİNİZİ GERÇEKTEN ÇOOOKKK MERAK EDİYORUM. ONLARI BENİMLE PAYLAŞIR MISINIZ ♥♥ ÖPTÜM XOXO ▬▬▬ O N B İ R Kılıç Sırtında Nefesim boğazımda düğümlendi. Tilun oradaydı. Koridorun sonunda, gölgelerin arasından çıkmış bir hayalet gibi. Sarı saçları arkasından dökülen loş ışıkta solgun görünüyordu. Ama gözleri... gözleri bir yırtıcınınki kadar keskin ve açtı. Her şeyi görmüştü. Yazgan'ın yanağıma dokunuşunu. Bakışlarımızdaki o saklayamadığımız şeyi. Ve en kötüsü... Yazgan'ın sözlerini. "Seni koruyacağım. Babama rağmen. İlter'e rağmen. Herkese rağmen." "Prenses Tilun," dedi Yazgan. Sesi buz gibiydi ama elinin bileğimden çekildiğini hissettim. Bir adım öne çıktı, bedenini aramıza siper etti. "Bizi takip mi ediyordunuz?" Tilun'un dudakları kıvrıldı. "Takip mi?" dedi masum bir sesle. "Ben sadece yürüyordum. Ama görünüşe bakılırsa... çok ilginç bir şeye denk geldim." Bir adım yaklaştı. Her adımı hesaplanmıştı, bir satranç taşını ilerletir gibi. "Soylu Kan Kutan, oğlunun bir Eski Kan'la yakınlaştığını bilse ne düşünür acaba?" Başını yana eğdi, düşünür gibi yaptı. Duraksadı. Gülümsemesi genişledi, zehir gibi tatlılaştı. "Ve tabii ki... kraliyet ailesiyle akrabalık ." Midem buz kesti. Yançı'nın söylediği o uğursuz şey aklıma geldi. Tilun, Yazgan'a döndü. Gözlerinde alaycı bir parıltı vardı. "Babamın Aspar ailesiyle yakınlaşmaya ne kadar olumlu baktığını bilirsin, Yazgan. Ve baban... baban bu fırsatı yıllardır kolluyor." Parmağını dudağına götürdü. "Resmi bir şey söylenmedi tabii. Ama herkes biliyor , değil mi? Sen ve ben... mantıklı bir eşleşme olurduk." Yazgan'ın çenesi kasıldı. Yüzü taşlaşmıştı. "Hiçbir şey resmileşmedi , Tilun." "Doğru." Tilun omuz silkti. "Henüz. Ama babam bunu duyduğunda..." Bakışları bana kaydı. Süzdü, değerlendirdi, küçümsedi. "...Aspar varisinin bir Eski Kan hizmetçi için kraliyet akrabalığını riske attığını öğrendiğinde... Kim bilir ne düşünür?" Sessizlik çöktü. Ağır, zehirli. "Bu bir tehdit mi?" dedi Yazgan alçak sesle. "Tehdit mi?" Tilun'un kahkahası koridorda yankılandı. "Ben tehdit etmem, Yazgan. Ben sadece... gözlemliyorum . Ve gözlemlerimi paylaşmayı severim." Bir adım daha yaklaştı. Bu sefer doğrudan bana. "Sence baban hangisini tercih eder?" dedi tatlı bir sesle. "Oğlunun kraliyet prensesiyle evlenmesi mi? Yoksa bir Eski Kan'la koridorlarda romantik sahneler yaşaması mı?" Yutkundum. Cevap veremedim. Çünkü cevabı biliyordum. Tilun da biliyordu. "Düşündüğüm gibi," dedi memnuniyetle. Arkasını döndü. Birkaç adım attı, sonra durdu. Omzunun üstünden baktı. "Ah, bir şey daha." Sesi alçaldı. "Eğer bu ilişki devam ederse... babamın öğrenmesi kaçınılmaz olur. Ve kral, Soylu Kan yasalarına çok titiz birisidir. Bir varisin Eski Kan'la ilişkisi... En hafif tabirle kana ihanet sayılır, değil mi?" Gülümsedi. Son bir kez. "İyi geceler, Soylu Kan Yazgan. Ve sana da... Ebren ." Adımı söyleyişi bir tükürük gibiydi. Arkasını döndü. Elbisesi hışırdayarak koridorda süzüldü. Ve karanlığın içinde kayboldu. Sessizlik çöktü. Ağır, boğucu bir sessizlik. "Yazgan..." dedim fısıltıyla. Sesim titriyordu. "O... onunla evlenecek misin?" Yazgan'ın yüzü sertti. Ama gözlerinde bir acı gördüm daha önce hiç görmediğim türden. "Resmi bir şey yok," dedi boğuk bir sesle. "Ama babam... babam yıllardır bunun için zemin hazırlıyor. Kral da Aspar ailesiyle akrabalığa sıcak bakıyor. Tilun..." Duraksadı. Yutkundu. "Tilun bunu çok iyi biliyor." Midem bulandı. "Yani eğer kral isterse..." "Eğer kral emrederse ," dedi Yazgan sertçe, "reddedemem. Hiçbir Soylu Kan, kralın emrini reddedemez." Dünya döndü. Duvara tutundum. Yazgan bana döndü. Ellerini omuzlarıma koydu. Sıkıca. "Ama henüz emretmedi," dedi. Gözleri gözlerime kilitlendi. "Ve Tilun da bunu ist…