Uzaylı

6🌟Kaniş Güvesi

Yazar:

Uzaylı - S. MARE kitap kapağı
Uzaylı kitap kapağı

🌟 Asel'in duygu sömürülü yalan seanslarına hoşgeldiniz! 🌟 🌟 Koltuğa çarşafı sererken Uzay tekli koltukta yüzü sirke satarak oturuyordu. Ama tatlılık da bir yere kadardı. Bu adam uzaylı olsa da bu, filinta gibi bir delikanlı olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Ben de nihayetinde 24'ünde bir genç hanımdım. Yani hanım kısmı biraz şaibeliydi tabii ama benimle bir daha uyuması mümkün değildi. Net! Yastığı düzeltip örtüyü de serince geri çekilip ona baktım. "Hiç bana öyle yavru köpek bakışlarıyla bakma Uzay. Benimle uyuyamazsın." Gözlerini ağlayacakmış gibi kırpıştırdı. "Duygu sömürün işe yaramıyor." Ha yaradı, ha yarayacak! Dirseklerini dizlerine dayayıp yüzünü elleri arasına aldı ve başını yere eğdi. "Burada uyuyorsun o kadar!" dedim ifademden ödün vermeyerek. "Tamam," dedi sessizce. Ya kıyamıyorum da ama hayır, olmaz. Ona son kez bakıp üst kata yöneldim. Salonun kemerli girişinden çıkarken yine mırıldarcasına sesini duydum ve arkamı döndüm. "Sen de burada uyusan?" Hay Allah'ım ya! Hayır! Kesinlikle olmaz! Kabul edilemez! Reddedilmiştir! "Tamam, seni kahrolası tatlı şey ama sadece sen uyuyana kadar." Birden oturduğu koltuktan ayağa fırladı. Çocuksu bir sevinçle yanıma gelip elimi kavradı ve beni koltuğa doğru çekiştirdi. Yorganı açıp koltuğa yayılırken kolunu uzatıp yatmamı bekledi. "Ya ben diğer koltuğu kast etmiştim ama!" Sanki masal anlatıyormuşum gibi gülümsedi ve kolunu kıpırdattı. Keşke yüzünü yıkamasaydı. Böyle de fazla yakışıklı görünüyordu insafsız! Söylediğim sözlerden geri dönemeyeceğim için -kesinlikle mecburiyetten- yanına sokulup başımı koluna yasladım. Diğer kolu önce beni kendine iyice çekti, sonra saçlarımla oynamaya başladı. Annesi gibi olduk elin uzaylısının, iyi mi? "Saçlarımla ne zorun var senin acaba?" dedim kıkırdarken. "Güzeller," dedi sessizce. "Ve güneş gibi." "Güneş sarı ama, benim saçlarımsa kızıl. Yarın en iyisi ben sana renkleri öğreteyim. Tabii önce Sedef sorununu çözmemiz lazım." Benim düşünceli sözlerime karşı o tek bir soru sordu. "Benim güneşim kızıl olsa?" "Olsun madem," derken gülümsemem kulaklarıma ulaşmıştı muhtemelen. Saçlarımla oynaması ise yavaş yavaş beni mayıştırıyordu. Gözlerim ağır ağır kapanmaya başladı. "Sen uyuyuncaya kadar kalacağım," diye mırıldandım. Uykuya dalmadan önce ise onun küçük bir çocuğun yalvarışını andıran sesini zar zor duydum. "Hep kalsan?" 🌟 "Ne demek bu ha Sedef? Bu ne demek? Hemen bana burada ne boklar döndüğünü açıklıyorsun? HEMEN!" Gözlerimi kırpıştırarak araladığımda Uzay'ın kapalı göz kapaklarıyla karşılaştım. O da uyandığımı anlamış gibi gözlerini araladı ve masmavi gözleri ışıldadı. Burada uyuyakalmama sinirlenemedim bile, çünkü bu uzaylı herif aptal aptal sırıtmama sebep oluyordu. Üstelik plastik beyinli kaniş güvesi Tuna'nın rüyalarıma sızan o bed sesini duymama rağmen. Adam rüyalarımda bile rahat vermiyor ki! "Bu herif neden Asel'in yanında yatıyor kızım? Delirtmeyin beni!" "Uyandım hala, o meymeletsizin sesini duyuyorum Uzay'cım. Öyle masum masum bakma! Tuna'yı tanısan insanlıktan soğursun yeminle!" Kaşları havalandı ve arkamda bir noktaya kaydı. "ASEL!" diye gürleyen sesle yüzümü ekşittim. "Seninde de meymelet yok ya!" diye inledim. Uzay'ın gözleri tekrar bana döndü. "Asel, arkanda bir adam var. Yanında da beni kapıya atmak isteyen kız." Gözlerim irileşirken buna bir yutkunma sesi eşlik etti. "Tipi nasıl? Böyle çirkin, meymeletsiz, evlerden ırak mı?" "Anlamadım," dedi dudaklarını büzerek. Anlama zaten, aman sakın anlarsın! Benim hayatım kararmış senin yüzünden ama sen sakın anlama olur mu? Dudağımı dişleyerek arkamı döndüm ve yüzüme yapma bir sırıtış ekleyip Uzay'ın gizlermiş gibi önüne oturur pozisyon aldım. Önce muşmula kocası, sonra Sedef görüş alanıma girdi. Girmez olaydı! Tuna kollarını önünde bağlayıp ayağıyla yerde ritim tutarken, Sedef başını, 'Hadi bakalım, şimdi Tuna'dan nasıl kurtulacaksın?' der gibi sallıyordu. "Kim bu adam?" diye kükredi Tuna. Ellerimi iki yana açtım. "Hangi adam? Ben adam madam görmedim!" "Asel delirtme adamı! Sana kim…

Bölümün tamamını WritePad'de oku