Uzaylı

Final 2 ☆ Kimsem

Yazar:

Uzaylı - S. MARE kitap kapağı
Uzaylı kitap kapağı

Multimedya: Tuğkan - Bu Kalp Seni Unutur mu? Final bölümüzden merhabalar... Mendiller hazır mı? Değilse hemen tedarik edin 😬 Instagram: e.s.mare Keyifli Okumalar... Son kez... ☆ "Kışı hiç sevmedim. Bugün gel ve bana kışı sevdir Uzay. Bana bu soğuk mevsimi ilkbahar gibi hissettir. Yine çiçekler açtır yüzümde. Yağmurlarım mutluluktan yağsın. Uzay lütfen bugün gel ve bana baharı getir. Gel ve benim kimsem ol yine." ☆ Sabah kulağıma alan ağlama sesiyle uyandım. Gözlerimi ovuşturup doğrulduğumda güneş daha yeni yeni doğuyordu. Yere savurduğum hırkayı hızla kapıp üzerime geçirdim, terliklerim de ayağımda yer aldığında odadan depar atarak çıktım ama Sedef ve Tuna'nın yatak odasının önünde duraksadım. Kapıyı yavaşça aralarken ağlama sesleri de susmuştu. Sedef gayriihtiyari yanındaki beşiği sallarken Tuna fosur fosur uyuyordu. Ayağımdaki terliği kafasına fırlatmamak için kendimi zor tutarak parmak uçlarımla beşiğe doğru ilerledim. İri kahverengi gözler beni bulduğunda sırıtışım tüm yüzüme yayıldı. İnce ve kısa turuncu saçları elektriklenmiş ve tonton yanakları al al olmuş küçük canavar emdiği başparmağını ağzından çıkarıp garip sesler çıkararak tükürüklerini etrafa saçtı. Kollarını havaya doğru kaldırırken tükürüklerine hiç ara vermedi. "N'aber kız cır cır böceği?" dedim iki parmağımla burnunu sıkarak. Dudaklarını büzdü, ardından alt dudağını titretti. Onu almadığım için çığlığı basmasının yakın olduğunu anlayınca hem hızlı hem de nazikçe onu kucakladım. "Bağırma sakın minik kaniş güvesi seni?" diye fısıldadım sanki anlayacakmış gibi. Karşılığı parmaklarını doladığı uzun saçlarımı çekmek oldu. Hem battaniyeyi alıp ona dolamaya çalışıp hem de saçlarımı elinden kurtarmaya çalışmak zor olunca odadan Notre Dame'ın kamburu ve onun battaniyeyle kamufile etmeye çalıştığı çocuğu gibi çıktık. "Çocuklarını çaldım dünyadan haberleri yok," dedim acıyla yüzümü buruşturarak. "Sen de bırak kız saçlarımı!" Bırakmak mı? Ne bırakması? Üstüne bir de yeni çıkan üst iki dişini koluma geçirdi. "Ay!" diye inledim. Sonunda çareyi yere oturmakta buldum. Küçük cadıyı yere bırakıp önce saçlarımı kurtarmaya çalıştım ama bu kez iki elini de saçlarıma daldırdı. "Of annecim!" diye inledim bu kez. "Ya ben senin için mi uzattım o saçları? Uzay enişten gelecek bugün, çekmesene!" Eline doladığı saçlarımla yüzümü iyice kendisine çekti ve o meşhur dudak titreterek tükürük saçma eylemini gerçekleştirdi. Bir de abuk subuk bir şeyler demiyor mu? Bana laf yetiştirecek aklınca! "Aynı o meymenetsiz babansın ya? Ne olurdu azcık şu halana çekseydin?" derken sonunda saçlarımı ellerinden kurtarıp derin bir nefes aldım. Bana ters ters bakması onu saçlarımı yolma gibi bir zevkten mahrum bırakmamdandı ama ifadesi hemen değişti. Yine o tatlı mı tatlı sırıtışını yapıp ellerini uzatmasına karşı koyamayacağımı kesinlikle biliyordu ama bu kez aynı hataya düşmeyip önce onu battaniyeyle etkisiz hale getirdim ve kucakladım. Bağıracak gibi olunca, "Hele bir bağır! Hele bir bağır!" diye sadece altı buçuk aylık veledi tehdit ettim. "Banyoya sokarım seni Ela Tekin!" Vallahi anladı mı anlamadı mı bilmem ama başını çeneme sürtüp bana sırnaşmaya başlaması el kadar bebekten korkmama neden olmadı desem yalan olurdu. Merdivenleri yavaş yavaş adımlayıp alt kata indim ve kemerli girişten salona geçtim. Onu bebek masasına oturturken temkinli bir şekilde kollarını battaniyeden çıkardım. Sonra parmağımı anlayacakmış gibi önünde salladım. "Bugün enişten gelecek Kaniş cadısı, o yüzden uslu dur tamam mı?" Tamam, demeyeceğini zaten biliyordum da parmağımı ısıracağını da bilmem lazımdı artık sanırım. Zaten günlerce aç bırakılmış gibi ne bulsa ısırıyordu şu aralar, dişleri kaşınıyormuş hanımefendinin de her seferinde olan benim parmaklarıma, kollarıma oluyordu. "Kızım sen var ya yedi aylık doğmasaydın ben sana yapacağımı iyi bilirdim." Ellerini kaldırıp masaya vurdu ve yine dudaklarını motor sesi çıkarıp titreyerek bana tükürük banyosu yaptırdı. Daha henüz agulama döneminde olmasa küfür bile ederdi bu edepsiz b…

Bölümün tamamını WritePad'de oku