UNUTULMUŞ BİR SEVDANIN GÖZYAŞLARI

UNUTULMUŞ BİR SEVDANIN GÖZYAŞLARI

Yazar:

UNUTULMUŞ BİR SEVDANIN GÖZYAŞLARI - Zümra Balcı kitap kapağı
UNUTULMUŞ BİR SEVDANIN GÖZYAŞLARI kitap kapağı

Yağmurun ince ince düştüğü bir sonbahar akşamıydı. Hava soğuktu, ama içimdeki boşluk, dışarıdaki soğuktan çok daha keskin bir şekilde üşütüyordu beni. Elimde eski bir mektup, gözlerim uzaklara dalmıştı. O mektubu, yıllar önce sevdiğim kadından almıştım. Her kelimesi, her cümlesi hala aklımda; sanki daha dün yazılmış gibi tazeydi. Onu ilk kez gördüğüm anı hatırlıyorum. Üniversite kampüsünde, kütüphanenin önünde bir bankta oturuyordu. Elinde bir kitap vardı, ama gözleri sayfalardan çok uzaklara dalmış gibiydi. O gün yanına gidip konuşmaya cesaret edemedim. Ama ertesi gün, yine aynı yerde oturduğunu görünce dayanamadım. Titreyen bir sesle selam verdim. Başını kaldırıp bana baktı ve gülümsedi. İşte o an, hayatımın geri kalanını onunla geçirmek istediğimi anladım. Aramızda aylarca güzel süren bir arkadaşlık başladı. Onunla konuşmak, onunla gülmek, bana dünyadaki tüm dertleri unutturuyordu. Bir gün tüm cesaretimi toplayıp ona olan hislerimi açıkladım. Gözleri doldu, bu gözyaşları mutluluktan mıydı yoksa üzüntüden mi anlayamadım. " Ben de seni seviyorum. " dediğinde kalbim yerinden çıkacak gibi olmuştu. O an dünyanın en mutlu insanıydım. Ancak mutluluk, bazen bir rüya kadar kısa sürer. Hayatın acımasız gerçekleri, aşkımızın üzerine kara bulutlar gibi çöktü. Onun ailesi, bizim birlikte olmamızı istemiyordu. Farklı şehirlerden, farklı kültürlerden geliyorduk. Ailesi için bu, büyük bir engeldi. O ise ailesine karşı gelemeyecek kadar bağlıydı. " Seni seviyorum. " dedi bir gün gözyaşları içinde. "Ama ailemi de terk edemem. " O günden sonra her şey değişti. Artık eskisi gibi gülemiyorduk. Her buluşmamızda ikimizin de yüzünde aynı hüzün vardı. Biliyorduk ki bu aşkın sonu yoktu. Ama yine de birbirimizden kopamıyorduk. Sonunda ayrılık günü geldi çattı. O gün, vedalaşmak için buluştuğumuzda yağmur yağıyordu. Gözlerindeki yaşlar, yağmur damlalarına karışıyordu. " Beni affet. " dedi sessizce. " Keşke her şey farklı olsaydı. " Hiçbir şey söylemedim. Sadece ona sarıldım ve kokusunu son kez içime çektim. O günden sonra hayatım hiçbir zaman eskisi gibi olmadı. Onun yokluğu, içimde derin bir yara bıraktı. Her yağmur yağdığında onu hatırlıyorum. Her sonbahar geldiğinde o günkü veda aklıma geliyor. Belki de bazı aşklar hiçbir zaman tam anlamıyla yaşanamazdı. Belki de bazı insanlar, birbirini sevse bile kader onları bir araya getirmezdi. Ama yine de onu sevmekten asla vazgeçmedim. Çünkü bazı aşklar unutulmazdı; bazı yaralar ise asla kapanmazdı. Ve ben, her yağmur damlasında onun gülüşünü görmeye devam edeceğim...

Bölümün tamamını WritePad'de oku