0.5
Yazar: meyusa

https://youtube.com/shorts/wi5xFLV3rBY?si=Gu6co1jJI_luEKkL Videoya destek çıkmayı unutmayınız. 0.5 Düştüm. Hem de bilinmeyen bir yerden bir bilinmezliğe düştüm. Nerede olduğumu bilmiyordum. Her yer çok karanlıktı. Sanki bulutlara yetişmiştim ama bu kadar yükseğe çıkmamın imkânı yoktu. Hem ben buraya nasıl gelmiştim? En son güvenli kollardaydım. Abim beni kollarının arasına alıp yatağıma yatırmıştı. Şimdi nasıl burada olabilirdim ki? Korku içinde gözümü bile kırpmadan aşağı bakıyordum. Biliyordum. Düşecektim. Zaten bu hikâyenin sonu hep böyle olmaz mıydı? Arkamda hissettiğim hareketlilikle elim kalbime gitti. Arkama dönmemem gerekiyordu. Yoksa sırtımı bir bilinmezliğe dönmüş olacaktım ama yine de dayanamadım ve arkamı döndüm. Gördüğüm kişiyle ise bir adım geri çıkmak zorunda kaldım. Artık tek bir adım bile atsam ucu gözükmeyen bir boşluğa düşecektim. "Sana bana karşı gelmemen gerektiğini söylemiştim." Üstüme doğru birkaç adım geldi. "Ama sen ne yaptın?" Ben dilimi yutmuş gibi cevap veremezken o bir adım daha attı. "Beni şikâyet ettin!" "B-Ben." Diyebildim sadece. Konuşmak istiyordum ama sesim içime kaçmış gibiydi. "Kes sesini!" Üstüme doğru bağırmasıyla korkudan iki elimi kulaklarıma kapattım. Sesi korkumdu, yüzü korkumdu, varlığı korkumdu... Sanki kendimi koruyabilecekmişim gibi kastığım bedenim birazdan dengesini kaybedecekti. Bunu çok iyi biliyordum ama nedense düşmekten korkmuyordum. Korktuğum şey karşımda ki kadındı. Metal gibi soğuk bir ten çenemi sıkmaya başladığında irkilerek sımsıkı kapattığım gözlerimi açtım. Kahverengi saçları rüzgârdan dolayı yüzüne geliyordu ama o, bunların hiçbirini umursamıyordu. Tek yaptığı gözünü bile kırpmadan bana bakmaktı. Anne, abi çok korkuyorum. Neredesiniz? Seni bıraktığım için özür dilerim anne. Lütfen, beni babamdan kurtardığın gibi bu kadında kurtar. Lütfen anne. "Sana demiştim." Derin bir nefes aldım. Biliyordum. Bu cümlenin devamını biliyordum. Her çekim hatasında yanıma gelerek kulağıma fısıldadığı bir cümle vardı. "Bu sektörde seni ben var ettim." Kirli bir ağızdan çıkan kirli cümleler Arya'nın tenine tokat gibi çarptı. Kız bir adım geri çıkmak istedi ama arkasında ki uçurum izin vermiyordu. Kadın, Arya'nın göğsüne sağ avucunu yerleştirdi. Birazdan olacaklar belliydi. Kadın, kızı aşağı atacaktı. Arya bunu çok iyi biliyordu ama aşağı atılmaktan korkmuyordu. Sadece son bir kere aşağı baktı. Karanlıktı. Ucu gözükmüyordu çukurun. Kadın hafif bir baskıyla zaten düşmeye hazır olan kızı uçurumdan aşağı atacağı sırada arkada ki sisten bir el uzandı. İşte Arya o zaman ilk defa bir şeyler hissetmeye başladı. Bilinmezlikten çıkan el, yönetmenin elini Arya'nın göğsünden ittirircesine çekti. Ardından kendi elini kızın göğsüne yerleştirdi. Yönetmen kadın bariz bir şekilde bozulmuştu bu duruma. Arya ise tamamen sahibi bilinmeyen ama sıcacık olan bu ele odaklanmıştı. Sanki donan kalbi bir anda ısınmaya başlamıştı. Aşağı düşmeyi kabullenen ruhu bile sanki bir saniyeliğine kararından vazgeçmişti. Arya bir anlığına uçurumu da yönetmeni de unutmuştu. Sadece yüzü gözükmeyen o elin huzuruna bırakmıştı kendini. Tam o sırada kızın göğsünde ki el, avuçlarından destek alarak Arya'nın göğsüne hafif bir baskı yaptı. Arya ulaştığı huzur ve güvenle istemese de uçurumdan aşağı düşmüştü. Yüksek hızda düşerken bile göğsünde ki sıcaklık onu üşütmüyordu. * Ruhum bedenimden çıkarcasına çığlık attığımda bulunduğum durumu henüz kavrayamamıştım. Bir elim kalbimde olacak şekilde göğsümde sıcak bir el aradım fakat yoktu. Hala üşümeye devam ediyordum. Gördüğüm her şeyin bir kabustan ibaret olduğunu anladığımda ise tuttuğum nefesimi bırakarak kasılan bedenimi sakinleştirmeye çalıştım. "Tamam, sadece bir kabus." Elimin tersiyle ensemdeki terleri silmeye çalıştım. Bir rüyanın bu kadar gerçekçi olması gerçekten çok saçmaydı. Uyanmıştım ama hala yönetmeni ve sıcacık olan o eli aramaya devam ediyordum. Gece uyumadan önce düşündüğüm her şey bilinçaltıma girmiş ve beni uyurken dahi rahat bırakmamıştı. Birkaç hışırtı sesi duyduğu…