Ünlü Oyuncu/Yarı texting

0.2

Yazar:

Ünlü Oyuncu/Yarı texting – meyusa kitap kapağı
Ünlü Oyuncu/Yarı texting – meyusa kitap kapağı

"Yeterince işim gücüm yokmuş gibi birde başıma bu çıktı." Bir yandan kahve fincanımdan kahvemi yudumlarken bir yandan da koridorda boş boş bekleyen kolileri kontrol ediyordum. Bu eve taşınalı neredeyse üç ay olacaktı ama hala yerleştiremediğim eşyalarım vardı ve bunları yerleştirmek daha şimdi aklıma gelmişti. Daha doğrusu sevgili arkadaşım Yeşim ısrar etmişti. "Kızım sen manyak mısın? Zaten kolilerin içinde ki her şeyi taşınırken kaybettim diye yeniden almışsın. Kolilerin içine bakmak hiç mi aklına gelmedi?" Bugün yaşadığım o garip olaydan sonra evime Yeşim gelmişti. Zaten çoğu zaman birbirimizin evinden ayrılmazdık. Kahve yapıp ona olanları anlatmıştım. Tabii çok şaşırmıştı hatta bir süre bu durumu abime söylememle ilgili baya bir ısrar etti fakat ben hala kararsızdım. İlerleyen vakitlerde beni ikna edemeyince kafamı dağıtmam için aylardır bekleyen kolileri açmaya ikna etmeye çalışmıştı ve bir boğa burcu olarak istediğini almıştı da. Bir koliyi daha maket bıçağı yardımıyla açtığımda bu kolinin içinde kitaplarımın olduğunu görmüştüm. Evet, aylardır bulamadığım için evi yerle bir ettiğim kitaplarım vardı kolinin içinde. "Benim hırkam niye burada?" Yeşim'in yadırgayan sesinin duyduğumda ona ve elinde ki hırkaya baktım. Gerçekten Yeşim'in hırkasını kendi kıyafetlerimle beraber aynı koliye kaldırmam normal değildi. "Benim hırkam niye sendeymiş ya?" Yavaşça belimi tutarak doğruldum. "Sence? Sürekli benim evimde bir şeylerini unuttuğun için olabilir mi? Senin olduğunu bilmediğim için benimkilerin arasına kaynamış." "Ben bu hırkayı kaç aydır arıyordum meğerse buradaymış. En son pes edip yenisini almıştım." Beraber gülmeye başladık. Bir şeyini kaybettiğinde hemen yenisini alma huyunu asla anlayamıyordum. Gerçi biraz gelişme vardı çünkü azda olsa bu hırkayı bulabilmek için çaba sarf etmişti. Tekrardan işime odaklanmaya başladım. En kötü günümde bile yanımda olup yine beni güldürmeyi başaran bir dosttu Yeşim. Onun bana iyi geldiği kadar hiçbir şey iyi hissettirmiyordu. Özellikle son zamanlarda sanki hiçbir yere ait değilmişim gibi geliyordu. İstanbul'a taşınalı yıllar olmuştu ama yine de hala Ankara'yı özlemeye devam ediyordum ve sanki İstanbul'a hiç ait değilmişim gibi geliyordu. İlerde alışırım dememin üzerinden neredeyse dört yıl geçmişti ve benim alıştığım tek şey bazen bazı şeylere katlanmak zorunda olduğumdu. "Yarın akşam dışarı çıkalım mı?" Yeşim'in sorusu üzerine birkaç saniye düşündüm. "Yarın reklam çekimi var. Eğer erken biterse Serhat'a, onunla dışarı çıkacağıma söz vermiştim. Yüzünde bezgin bir ifade oluştu. "Resmen şu an Serhat için satılıyorum. Kızım ben senin kaç yıllık dostunum, iki günlük Serhat'a tercih mi ediyorsun beni?" Bu hallerine gülmeden edemedim. Yeşim benim her zaman hiperaktif üzümlü kekim olmuştu. Ama bazen sanki çok abartıyordu. Hatta elinde ki hırkayla kendini boğmaya başlamıştı bile. "Tamam, tamam." dedim. "Serhat'ı ertelerim, yarın seninle çıkalım." İstediğini almış olan canım arkadaşım hırkayı boynundan çekmişti. "Yarın haberleşiriz güzellik." Ardından göz kırpmayı da unutmamıştı tabii ki. Çok çapkın bir arkadaşa sahiptim. Ona göz devirerek eşyalarımı toparlamaya devam ettim. Elimde ki koli bittikten sonra onu ayağımla tekmeleyerek açık kapıdan salonun bir tarafına fırlattım. Son üç tane koli kalmıştı. Elime rastgele bir tanesini alıp koridorda ki ayakkabılığın üstüne koydum. Gerçekten belim kopmuştu. Bugün set zor değilmiş gibi birde evde bunlarla uğraşıyordum. "Sen bu kadar titiz bir insan mıydın ya?" Dedim. Çünkü benim bildiğim Yeşim çay bardağını bile kaldırmaya üşenirdi ve adeta bir çöplük içinde yaşardı ama bu temizliği yapmam için direten oydu. Gerçekten arkadaşımı tanıyamıyordum. "Valla benden bu sıralar kendimi tanıyamıyorum. Üç gün sonra annem gelecekmiş. Evin halini görüp beni dövmemesi için evi elden geçirdim. Bu arada annem sana da uğrayacakmış." Derin bir nefes aldım. "Yani annen bana da uğrayacağı için mi şu an buraları topluyoruz?" Başını aşağı yukarı onaylar anlamda salladı. "Peki, an…

Bölümün tamamını WritePad'de oku