Ünlü Oyuncu/Yarı texting

1.0

Yazar:

Ünlü Oyuncu/Yarı texting – meyusa kitap kapağı
Ünlü Oyuncu/Yarı texting – meyusa kitap kapağı

Uzun bir aradan sonra herkese merhaba! Ben bir whatsap kanalı açtım. Bu kanalda herşeyi ilk siz öğreneceksiniz. Bölümün ne zaman geleceğinden, bölüm fotoğraflarından ve daha bir çok şeye kadar ilk siz haberdar olacaksınız. Ayrıca çoğu şeyi de orada paylaşmayı düşünüyorum yani burada post olarak atmadığım çoğu şey orada olacak. Whatsap kanalı linki: https://whatsapp.com/channel/0029VbDKcYBLCoX5r3sk9j3z İnstagram: meyusanız Youtube: meyusanız. Yine bu kanallarda da ünlü oyuncu ile alakalı editler paylaşıyorum destek olursanız çok sevinirim ve şimdiden teşekkür ederim💝 Keyifli okumalar🎀 1.0 Yazar'ın bakış açısından, Adımları sert ama ruhu bir o kadar yumuşaktı. Siyah renkli topuklu ayakkabıları ile zemine basarken çıkan tok ses, özgüvenini simgeliyordu. Dik durarak yürüdüğü yolda tanıdığı iş arkadaşlarına kibarca selam veriyor, ardından fark etmeden saçını düzeltiyordu. Giydiği siyah renkte ki ceketi her ne kadar sevmese de ona çok yakışıyordu. Gözlerinin yeşil rengini gözler önüne sererek ona hayran kılınmasını sağlıyordu. Birazdan toplantısı vardı ve şirkete gitmesi gerekiyordu fakat İstanbul trafiği yüzünden geç kalmıştı. Yavaş adımlarını geride bırakarak elinden gelebildiğince hızlandı. "Bu ayakkabıları giydiğim ana..." Kendi kendine söylenirken şirketin kapısına gelmişti bile. Hızlıca içeri girdi ve turnikelere doğru adımlamaya başladı. Biryandan da kolunda ki saatten saati kontrol ediyor ve toplantıya kaç dakika olduğunu hesaplamaya çalışıyordu. Toplantıya tamı tamına beş dakika kaldığını fark ettiğinde gözleri şok ile açıldı. Geç kalmak yapacağı en büyük hatalardan biri olurdu. Hızlıca turnikeye yürüyeceği sırada şiddetli bir şekilde geriye savruldu. Sırtı cam kapıya çarparken elinde ki dosyaları yerlere saçılmıştı. Anın şokuyla birkaç saniye boyunca yerde ki dosyalara baka kalmıştı. İçinden yaşadığı olaylara söverken başını yerden kaldırıp kendisine çarpan kişiye baktı. Elinde ki telefonu ile Yeşim'e bakıyordu. "Gerçekten çok özür dileri-" Adam yaşadığı ani panik ile özür dilemeye başladığında Yeşim sözünü kesti. "Ay sus be! Zaten geç kaldım." Söylene söylene yere çökerek yerdeki dosyaları toparlamaya başladı. Eğer yanılmıyorsa dört dakikası kalmıştı. Tüm her şeyini toparladığında çömeldiği yerden kalkarak saçını tek eliyle düzeltti. Ardından yanında ki adama kaçamak bir bakış atarak turnikeden geçti ve asansörlere doğru yürümeye başladı. Her geçen saniye yeni bir hata demekti. "Hanımefendi? Kağıtlarınız burada kaldı." Kendisine seslenilmesi ile kafasını çevirerek arkasına baktı. Az önce ona çarpan adam elinde birkaç kağıt ile ona doğru geliyordu. Hatta Yeşim'in acelesi olduğunu anladığı için adeta koşarak yanına vardı ve elinde ki kağıtları Yeşim'e uzattı "Dosyalarınızın arasından düşmüş olmalı." "Eğer bana çarpmasaydınız düşmezdi." Kağıtları çekerek aldı ve dosyalardan birisinin arasına sıkıştırdı. "Ama yine de teşekkürler." Adam, karşısında ki kadının sinirli tavrına karşı hafifçe gülümsedi "Tekrardan kusuruma bakmayın ama çıkış kapısının ortasında dikilen birini beklemiyordum." Yeşim'in kaşları şaşkınlıkla çatıldı. "Bana bana çarpıyorsunuz sonra birde üstte mi çıkmaya çalışıyorsunuz?" Birkaç saniyeliğine gözleri ile adamı süzdü. Altında bol siyah kumaş pantolon, üstünde ise yine bol siyah gömlek vardı. Saçları ise kombini ile uyumlu olarak simsiyahtı ve dağılmıştı ayrıca yanlış anlaşılmanın ve karşısında ki kadının dik başlılığına şaşırmış vaziyetteydi. "Beni yanlış anla-" Başını iki yana salladı "Kusura bakmayın ama toplantım var, geç kalacağım." Son cümlesini de söyledikten sonra arkasını dönerek asansör düğmesine bastı ve asansörün gelmesini bekledi. Bu sırada hala onu hayran hayran izleyen Ege'den ise bir haberdi. Yine fark etmeden de olsa bir erkeği kendine hayran bırakmıştı. Onun özelliği de buydu: Çekim alanına giren geri çıkamıyordu. * "KAYIT." Kulağımıza gelen gür ses ile ikimizde tekrar role girmeye çalıştık. "Ben burada sürünürken sen-" Serhat ellerini omuzlarıma koyup yalvaran gözlerle baktı bana. "Öyle…

Bölümün tamamını WritePad'de oku