GİRİŞ
Yazar: thenightandmoon

Selamlar Bu hikayeyi 2023 ve 2025'den bilenleriniz varr Şimdi tekrardan en güzel haliyle sizlerle. Bir aksilik olmadığı ve güzel yorumlarınız geldiği sürece bölüm günümüz cuma olacak. Ve beni instagramdan thenightandmoon6 ,tiktoktan da thenightandmoon hesabımdan takip edebilirsinizz. WhatsApp kanalıma da gelebilirsiniz. Oylarınızı ve yorumlarınızı eksik etmeyin. İyi okumalarr Bölüm Şarkısı:Bu Kalp Seni Unutur Mu? ***************************** “Unutma hatıraların da dinlenmeye ihtiyacı vardır” Yollar insanları hep sevdiklerinden ayırmıyor olabilirdi ama yollar bugünüme dek beni hep sevdiklerimden ayırdı. Şimdi arkama bile bakmadan bu şehirden gidiyordum, doğup büyüdüğüm şehirden, belki de büyüyemediğim bu şehirden. Ben burada doğmuştum ama belki yeterince büyütememişti beni bu şehir, belki de özgürlüğümü vermeden almıştı ellerimden.Tutsak mıydım,özgür müydüm bilmiyorum.Bunların ölçütü nedir onu da bilmiyorum gerçi. Aslına bakılırsa kendi isteğimle terk etmiyordum bu şehri, hatıralarım beni zorlamasın diye terk ettiriliyordum.Ve ben dışında herkes bu terk edilişin bana iyi geleceğine çok emindi.Ben iyi geleceğini düşünmüyordum.Kimi zaman bir ihanetmiş gibi geliyordu. Ben derin sular altında kalmaktan beter olmuş, aylarca resimlerle, duvarlarla, hatıra kırıntılarıyla yaşamaya bırakılmış, bir okyanusun içine bırakılmış ama yüzemeyip çırpınan ve gittikçe derinlere batan Derin. Arabamın direksiyon koltuğunda ben ve yan koltukta uyuyan amcamla beraber Ankara’ya gidiyorduk. Amcamın demesiyle “ yeni ve çok güzel bir hayatımın başlayacağı şehirdi ” ama bu benim için hiçbir şeyi ifade etmiyordu. Ben Derin Gündoğdu, 28 yaşında hatıralarla yaşama tutunacak bir dal arıyordum.Belki hatıralara tutunamayacaktım,belki de tutunacak bir dal bulamayacaktım. Amcam “ Amca hep baba yarısıdır derler ama ben senin babanım bundan sonra, ” diyor dese de olmuyordu babamın yarısı bile olmuyor, olamıyordu. Amcamı kırmayıp Ankara’da yaşamayı kabul ettim çünkü anne ve babamı kaybettiğimden beri hep yanımda oldu.Tek başına da yanımda olmamıştı Meltem yengemde yanımda olmuştu. Zaten yoğun bir çalışma hayatları varken,çalışma hayatını bir kenara bırakıp sık sık beni ziyarete gelmişlerdi. Arabamda oturdukça anne ve babamın yanımda olduğunu hissediyordum. Bu arabada babamla ne kadar dakikliğin peşinden koşturmuşsam, annemle de bir o kadar kavga etmiştim. Belki de anne ve babamdan kalan ve yanımda taşıyabildiğim tek şey bu araba, tek hatıra buydu. Yol ayrımının sağ yönüne saparken, amcamın bana seslendiğini fark ettim. “ Efendim ? ”diyerek karşılık verdim, tam olarak duyamadığım sözcüklerin bir araya gelişine. “ Biraz dinlen Derin yetişmen gereken bir yer yok ,dakikliği bir kenara bırak. Yorulmadın mı? ” “ Doğru ” diyebildim acı bir gülümseme eşliğinde. “ Doğru olan ne ? ” “ Yetişmem gereken bir yer olmadığı ,bir daha da olmayacağı… ” Ama yine de hatıralarımın yaşayacağı diyerek kendi kendime mırıldandım. “ Özür dilerim, seni kırmak istemedim, kırmayı da istemem asla Derin biliyorsun. ” “ Özür dilemene gerek yok amca biliyorum beni kırmak istemezsin sadece söylediğin cümle sanki her şeyin özeti gibi. ” “ Ama biraz dinlenmeye ihtiyacın var, itiraz kabul etmiyorum bunu baştan söyleyeyim. Biraz uyumalısın, o esnada ben kullanırım arabayı. Arabada geçirdiğin vakti nasıl düşündüğünü anlıyorum,abimle ve yengemle bu arabada çok vakit geçirdin.Ama unutma hatıraların da dinlenmeye ihtiyacı vardır. ” Son duyduğum cümle tüm hücrelerimi harekete geçirmeyi başarmıştı. Müsait bir yer bulduğum an arabayı sağa çektim, ardından da amcamla yer değiştirdik. Güneşle anlaşmış gibi davranan gözlerim batmak üzere olan güneşe karşılık verircesine kapanıyordu. Gözlerimi açtığımda etrafa karanlık hâkim olmuş, yıldızlar gökyüzündeki yerlerini almıştı. Sanki bu uykudan uyanışım yazın hüküm sürdüğünü, havanın akşamları hafif serinlediğini fark etmemi sağlamıştı. Bu sayede yarısına kadar açık olan camı kapama gereği duydum. Camı kapatmamın ardından amcam uyanmış olduğumu fark etmiş olacak ki “…