14.Bölüm: Sevgilim
Yazar: e-kitapyazarim

*Emir Kaya'dan..." Akşam işler bitince uyumuştum. Bal'ı yanlız bırakmamak için burada kalmıştım. Buraya getirdiği yastık yorgan ile yattım ve evet yerde. Normalde insanlar sabah uyandığında yorgun falan hisseder değil mi? Ama benim hayatımda uyuduğum en huzurlu en rahat uykuydu. Sabah uyandığımda gördüğüm ilk yüz Bal'ın dı. Uyurken görseniz o kadar masum uyuyordu ki. Bu kadının dağlarda yaşadığını, it öldürdüğünü tahmin edemezseniz. Ellerimi kaldırıp saçlarını, yüzünü okşadım. Rahatsız olmuş gibi homurdanıp arkasını döndü. Bende geri yattım. Çok garibime gidiyordu Bal'a sevgilim demek. ____________ *2 saat sonra..." Gözlerimi tekrar açınca karşımda Bal yoktu. Yerimden doğruldum ve telefonu elime aldım. Bal'ı arayınca tek çalışta açtı. Nerede olduğunu sorduğumda bana askeriyede olduğunu söylemişti. Beni uyandırmaya kıyamamış hanımefendi. Daha fazla beklemeden bende kalktım ve boş evden çıktım. Mayıs ayında olduğumuz için havalar soğuk değildi ama evin içi soğuktu. Kendime çeki düzen verip evden çıktım. Arabaya binip bende askeriyeye gittim. Biraz geç olmuştu sanki ama olsun. Albay'a yakalanmadık mı herşey kontrol altındaydı. _________________ Bal'dan... Sabah uyanınca Emir yanımda uyuyordu. İstemsizce onun kapalı gözlerini, uyurken yarım açık bıraktığı dudaklarını ve dağılmış saçlarını izledim. İlk gözlerine, kirpiklerine dokundum. Daha sonra yeni çıkmış sakallarını okşadım ve en son saçlarını düzeltip ayağa kalktım ve kıyafetlerimi giydim. Daha sonra ise evden çıktım. Zaten neden kalmıştık ki bu bomboş ve soğuk evde. Anlık bir kararla gerçekleştirmiştik. Aşağıya inince arabama binip askeriyeye sürdüm zaten yakın olduğu için beş dakika falan sürmüştü. Askeriyeden içeri girince hemen tim odasına girdim. "Selamlar." Dedim. Diğerleri ise bana günaydın diyerek cevap verdi. "Abla siz şimdi Zeyneple eşya bakmaya mı gideceksiniz?" Dedi gökalp. "Evet. Eşya bakmaya gideceğiz." Dedim. "Aa Almanya'dan kardeşim geliyormuş oğlum. Hemde temelli. Nasılda özlemişim onu varya." Dedi Ahmet abi. Kardeşi olduğunu bilmiyordum açıkçası. Şaşırmıştım. "Abi senin kardeşin mi var?" Dedim. "Ya var da işte aklımdan çıkmış söylemek. Adı Fatmanur. Yani biz genelde Fatoş diyoruz ama pek sevmiyor kendisi. Az önce mesaj atmış. Buraya geliceğini." Dedi. "Ne zaman gelicekmiş ki?" "İşte uçağa binmiş gelir herhalde bir kaç saate." "Anladım. Zeynep sende hazırsın sanırım. Çıkalım hadi." Dedim. Biraz daha dursaydık geç olabilirdi. Çünkü saat 12.26 dı. "Hazırım Balım. Çıkalım." Dedi. İkimiz birlikte ayağa kalktık ve odadan çıktık. Biraz yürüyerek arabama ulaştık ve Çok güzel mobilya satan yerleri araştırıp arbaayı oraya doğru sürdüm. ________________ "Bal, bana bunun neden bu kadar yorucu olduğunu söylemedin?" Diyerek konuştu Zeynep. Ne sanıyordu bütün gün sadece oturup o, bu, şu falan mı diyecekti? "Zeynep sırf yoruldun diye kahve ve tatlı ısmarladım ya. Daha ne istiyorsun acaba?" Dedim. Ben o kadar yorulduğu için tatlı ısmarlıyım ama o sadece yoruldun desin. "Tamam tamam, bir şey demedin say." Dedi. Bugün gerçekten güzel bir zaman geçirmiştim. Hem ilk defa evim olmuştu hemde ilk defa kendi evimin eşyaları. Mesela artık çocukluğumda ki gibi kendimi sığıntı hissetmeyecektim. İstediğim zaman istediğim şeyleri yapıcaktım. En basitinden eve girince huzurlu hissediceğim. Bunlar kimine göre çok normal şeyler olsada benim için çok değerli şeylerdi. Biraz daha oturduktan sonra arbaya geçip hızla askeriyeye sürdüm çünkü sipariş edilen eşyalar akşam gelicekti. ______________ 3 saat sonra... "Emir gerçekten senin gelmene gerek yoktu." Dedim bilmem kaçıncı kez. Çünkü bizimkilere yemek yemeğe çıkmak yerine benimle gelmişti. Bu beni değerli hissettirdi ama benim için planlarını veya sosyal hayatını ertelemesi hoşuma gitmemişti. "Bal, sevgilim bilmem farkında mısın? Ama biz sevgiliyiz. Ve ben sevgilimle vakit geçirmek istiyorum." Dedi. Ondan sevgilim kelimesi duymak içimde kelebeklerin kanat çarparak vücuduma çarpmasına neden olması ile birlikte utanmama da neden oldu. Sevgili ol…