11.Bölüm: Gitme
Yazar: e-kitapyazarim

"Gerçekten mi? Bal sen ciddi misin?" Dedi fısıldayarak. Gözlerim dolmuştu. Bana yaklaşıp ellerini yanaklarıma koydu. O şekilde dururken sadece kafamı aşağı yukarı salladım. Bana daha da yaklaştı. Öyle ki burunlarımız birbire deyicekti. Gözlerimi kapattım. Kısa süre içinde dudaklarımın üstünde narin ve yavaş şekilde hareket eden dudaklarını hissettim. Onun yaptığını yaparak öpüşüne karşılık verdim. Bir süre daha dudaklarımız birken ben nefessiz kalarak ayrıldım. O da benden biraz uzaklaşarak yüzüme baktı ve tebessüm etti. Onun tebessümü bana da bulaşmış olucak ki bende tebessüm ettim. O sırada kapı çaldı ve tüm atmosferimizi bozdu. Bende yaralarıma dikkat ederek sırtımı yattığım yatağa dayadım. Emir ise ağzının içinde homurdanarak geri çekilip oturdu. Ben konuştum. "Gir!" Dedim. Kapı açıldı ve içeri Albay girdi. Bende doğrulmaya çalıştım. Evet çalıştım çünkü haraketlerim kısıtlıydı. Albay'da eliyle otur işareti yaptı. Ama Emir ayağa kalktı. Albay rahat emrini verince geri oturdu. Albay'da oturunca bana dönerek konuştu. "Nasılsın kızım? Daha iyi misin?" Diye sordu. Biraz yorgun ve halsizdim üstelik uykumda vardı ama ben tüm ciddiyetimle cevap verdim. Ben buydum. Yaralarım ne kadar ağır ne kadar derin olursa olsun ben bunu saklamakta ustaydım. Kim gelirse gelsin benim duygularımı ben istemeden göremezdi. "İyiyim komutanım. Zaten 2 güne gelirim alaya." Dedim. Daha fazla beni si- sevseler duramazdım. Emir ve Albay bu söylediğimi duyunca kaşlarını çattılar. Ne yani benim hakkımda herşeyi biliyor Albay bir bunu mu bilmiyordu? Benim bu güne kadar en fazla hastane sürem 2 gündü. "Bal saçmalama istersen ne iki gününden bahsediyorsun? Bilmem farkında mısın ama sen ameliyat oldun. Olmaz en az 1 hafta buradayız. Doktor'a sordum o da öyle dedi." Dedi Emir. Ama ben de Balsam 3. Güne girmeden kaçardım bu hastaneden. Kendimi iyi tanıyordum. "Bal yüzbaşı; sen kaçırıldın, işkencelere maruz kaldın, ameliyat oldun ve sen bize iki gün kalıcağım mı diyorsun? Kesinlikle olmaz iyileş öyle gel. Alayda hasta asker istemem ben." Dedi. Ama ikisinide kulak asmadım. Albay'a döndüm. "Komutanım size benim hakkımda ki herşeyi söylememişler. Benim bu güne kadar iki günden fazla hastanede kaldığım görülmedi. He tabi bilincim yerinde olmasaydı orası ayrı tabiki. Ama bilincim yerindeyken beni burada en fazla iki gün tutabilirsiniz. Ayrıca o kadar kötü değilim ki ben." Dedim. Evet biraz yaralarım sızlıyordu ama dayanamayacağım bir şey değildi. Yani hem belki Alaya gitmek yerine ev bakmaya giderim. Daha bakamamıştım malum. "Bal beni delirtme ne demek iki gün sen hangi ara iyileşiceksin hangi ara dinleneceksin bunları düşündün mü? Yemin ederim kapına asker dikerim." Dedi. Şimdi yanımda Albay olmasaydı bir şey derdim ona ama sırf Albay var diye sakın konuştum. "Emir Yübaşı, istediğin kişiyi dik kapıma. Çokta umrumda değil. Sen nasıl emir verebiliyorsan, bende verebiliyorum. Ki hadi veremiyorum. Beni yakalayamazsınız." Dedim. Albay biraz daha kaldıktan sonra gitti. Ondan sonra Zeynep geldi içeri. Onu da özlemiştim ya. "Canım arkadaşım nasılsın iyi misin?" Dedi bana girer girmez sarılarak. "İyiyim. Sen nasılsın ha birde timler ne alemde?" Diye sordum. Onları bayadır görmemiştim. "İyiyim iyi. Onlarda iyi keyifliler merak etme. Hatta Murat senin doktorla konuşuyor. Bir şeyide fırsata çevirmese iyiydi yani." Dedi ve güldü. Onunla birlikte bende güldüm. Demekki keyifler yerindeydi. Buna sevinmiştim. "Emir Yüzbaşım siz bir çıkın da bende arkadaşımla konuşayım. Hadi lütfen." Dedim o ise bana baktı. "İyi tamam Bal Yüzbaşım ama kaçmaya çalışmayınız lütfen." Dedi. Zaten istesemde henüz kaçamazdım. Emir çıktıktan sonra Zeynep bana baktı "Ya Bal söylemiyim söylemiyim diyorum ama... Sizin aranızda birşey mi var?" Dedi. O kadar mı belli oluyordu? Yok ya bence salladı ve tuttu. "Zeynep... Emir beni seviyormuş. Ama ben... Biliyorsun zaten yumurtalıklarım zarar görmüş hamile kalamayabilirmişim. Buna rağmen beni sevdiğini söyledi. İşin garibi ben ilk defa bencil olmak istiyorum. Evet b…