Üçüncü / Gözler İhanet Eder

5 ASLAN

Yazar:

Üçüncü / Gözler İhanet Eder – Gamze kitap kapağı
Üçüncü / Gözler İhanet Eder – Gamze kitap kapağı

Bakışları bir an durdu, sonra yavaşça başını bana doğru çevirdi. Bana öyle bir bakıyordu ki arkamı dönüp çekip gitmek istemiştim. Arabanın ön tamponundan kendini çekti, telefonla konuşuyordu dudaklarından okuyamadığım son sözlerini söyleyip gözlerini benden ayırmadan telefonu kapattı. Benden bir adım bekliyordu ben bir adım atmadan benden kesin emin olmayacaktı. Gözlerinde merhametin gölgesi bile yoktu. Biliyordum, bu adamla gireceğim ortaklık beni yakacaktı. Aybars için yapacaktım. En çok da kendi ellerimle kendimi yakacaktım. İlk adımı attığımda, artık dönüş yoktu. O ne isterse, yapacaktım. Ölüm olsa bile. Gözlerini gözlerimden ayırmadan ona doğru tereddütsüz ilk adımımı attım, gözlerimi adımıma değdirdi sonra dudaklarını birbirine bastırarak başını aşağı yukarı salladı. Ben Leman. Adımın anlamı, parlaklık demek ışık saçmak. Beni tanımak isteyenler parıltılarıma aldanacak. Oysa ben, artık ışığı değil karanlığı taşıyorum içimde. Bu sefer vereceğim tek şey karanlık, öyle bir karanlık ki kendi gölgem bile tanıyamayacak beni. Bana adım atmasına izin vermeden merdivenleri hızlıca inmeye başladım. Merdivenleri inerken söylediği ilk cümle "Küçük Göktaş iyi mi?" dedi umursamıyordu iyi olmasını. Benden duyacağı tek kötü cümle onu mutlu edecekti farkındaydım. Aramızdaki mesafe azaldı sorduğu soruyu yanıtsız bırakıp "Senden bir şey isteyeceğim." Dedim sözümü bitirmeden "Dinliyorum." Dedi, Arabanın arka kapısına doğru gittikten sonra "Reyhan" derken yutkundum bunu söylemek bile o kadar güçtü ki o da Reyhan adını duyunca bana doğru döndü. "Hala hastanede bugün..." cümleme devam edememiştim. Arabanın kapısını o kadar sıkı tutuyordum ki cümlemi bitirmek için araladığım dudaklarımı, izin vermeden "Hallederiz." Dedi. Beni rahatsız ediyordu istediğim şeyleri düşünmeden tamam demesi. Arabasına bindiğim adamın kim olduğu nasıl biri olduğuyla ilgilenmiyordum kimin iyi kimin kötü olduğuyla da ilgilenmiyorum tek istediğim bu savaştan Aybars'la birlikte yara almadan çıkmaktı. Yol boyunca ikimizde konuşmamıştık, arada dikiz aynasından bana bakıyor, her baktığında bir şey söylemesini bekledim ama yapmadı. Belki de cenaze işlemlerinden sonra konuşacaktı. Araba yavaşlamaya başlayınca gözlerimi araladım. Bana doğru döndü, "Birkaç kıyafet aldırdım." dedi, "İki saat sonra almaya geleceğim seni." Sağ eliyle telefon uzattı hiçbir şey demeden elindeki telefonu aldım. Kapımı açan takım elbiseli adam yolumu açarak inmeme izin verdi. Hiç sorgulamadan arabadan inip adamı takip etmeye başladım. Büyük bir oteldi ait hissetmediğim yerlerde olmaktan nefret ediyordum. Etrafta lüks kıyafetlerle gezinen kadınları gördükçe olduğum yerden daha çok rahatsız oldum, asansöre bindiğimizde tek istediğim bugünün bitmesiydi. Altıncı kata geldiğimizde önden inen takım elbiseli adamı takip etmeye başladım 1134. Odanın önüne durduk, cebinden çıkardığı kartı bana uzattı. Yüzüne bile bakmadan oda kartını elinden aldım onun uzaklaşmasını bekledikten sonra kartı okutup içeri girdim. Oda, sandığımdan daha büyük ve ferahtı. Çift kişilik yatağın üzerinde birkaç çanta duruyordu. Yatağa doğru yürüyüp ilk çantayı açtım. İçindekileri yatağın üzerine boşalttığımda kumaş pantolonlar ve gömleklerle karşılaştım. Diğer çantayı açtığımda ise içinden topuklu ayakkabılar çıktı. Oturup sarılı elimi çözmeye başladım yaralı elimi saran adam, Uraz Göktaş. En yakın arkadaşımın kefenini sarmama neden olan adamla aynı kişiydi. Gözlerini kırpmadan söylemişti sardığım elim duraklamıştı bahsettiği düşman ya kardeşiyse ayağa aniden kalktım soyadları bir kere uyuşmuyor Yüksel & Göktaş bu kadar salak olamazdım. Hastanede adamlarından bulun dediği kişi Boran'dı adını orda duymuştum yatağa bedenimi sertçe oturttum kendi ayaklarımla kardeşimin katilinin inine girdim. Ayırdığım kıyafetleri hızla elime aldım. Hazırlanıp o gelmeden buradan çıkıp gitmem gerekiyordu. Aceleyle duşa girip çıktım. Siyah iç çamaşırlarımı giyerken bir yandan da saçlarımın suyunu havluyla almaya çalışıyordum. Adamlarından biri büyük ihtimall…

Bölümün tamamını WritePad'de oku