Üçüncü / Gözler İhanet Eder

10 CAN KIRIKLARI

Yazar:

Üçüncü / Gözler İhanet Eder – Gamze kitap kapağı
Üçüncü / Gözler İhanet Eder – Gamze kitap kapağı

Leman Erden 22 Eylül 2026 15 gün sonra; Zeminde hareketsiz yatarken rutubetin derin kokusuyla birlikte nefes alışverişlerimi de tüketmeye başlamıştı, bilincim ise artık yemek ve susuzluktan gidip geliyor, yüz üstü uzandığım soğuk zeminde baygınlıklar geçiriyordum. Karanlığa gözlerimi tekrardan açtığımda neden burada olduğumu hatırlamaya çalıştım. Uyanık kalmakla bilinçsiz kalmak arasında gidip geliyor, ne kadar süredir burada olduğumu hatırlayamıyordum. Belki odama gün ışığının girmesine izin verselerdi günleri bir şekilde sayardım. Zamanımın az kaldığını söylemişlerdi ama ben ne kadar zamanım kaldığını artık bilmiyordum. Yine aynı melodiyi duyuyordum. Biri demir kapının ardında uyandığım için bana piyano çalmaya başlamıştı, ölmeden önce son duyacağım melodi kulağa hoş geliyordu. Öksürüklerim ise çoğalmıştı, karanlıkta göremiyordum ama tükürük olmadığını bildiğim kan tadını almaya başlamıştım. Bedenim artık ruhumu terk etmek için benden izin istiyor, piyano çalan kişi ise daha zamanın bitmedi, diyor gibiydi. Hatırlıyordum, bayılmadan önce gelen kişi iki haftam kaldığını kulağıma fısıldamıştı daha koca iki haftam varsa neden ben bu haldeydim? Hayır, piyano çalan her kimse yine benimle oyun oynuyordu. Günleri karıştırmam için yapıyordu, biliyorum. İki hafta önce ilk duyduğum melodiydi, her güne farklı melodiler ekliyordu. Duyduğum bu melodi yeni değildi. Gözlerimi sıkıca yumdum, piyanonun sesine kulak verdim. Benimle diğer günler gibi oyun oynamaya başlamıştı, tıpkı kedinin fareyle oynaması gibi ama ben bu oyuna dahil olmak istemiyordum. Nasıl burada olduğumu düşündüm, neden ölmem için iki haftam olduğunu düşündüm hatırlamıyordum, tıpkı diğer günler gibi hatırlayamadım. Tek unutmadığım şey ise ihanetti, yardımıma kulaklarını kapatan o kişiydi. Bana ihanet eden kişinin adını unutmamak için günlerce belki de haftalarca sayıklayarak uyudum, olur da bir gün bu ruhsuz bedenin hiçbir işe yaramadığını anlayıp acıyıp gönderirlerse o kişiye merhamet etmeyeyim diye. Piyano durmuştu ama ben bayılmamıştım. Kaba bir adamın sesi kulaklarımı doldurduğunda tekrardan odama misafir olmaya geldiğini anlamıştım. "Gelme, lütfen." Diye mırıldandım ama sesim bana bile ulaşmamıştı. Paslı kapının gıcırtısı çoğaldığında gözümden bir damla yaş düştü, titriyordum geldiği için değildi tüm göz yaşlarım, artık ölmekten de korkmuyordum, tüm korkum yaşayacağım acılardı. Kapı duvara sertçe değdiğinde gümledi. Karanlıktı ama hissediyordum, oradaydı her adımında tüm bedenime yayılan korku iliklerime kadar ürkmeme sebep oluyordu. Zemine vuran sert adımları durduğunda nefes alışlarım daha çok hızlanmıştı. Zifiri karanlık odada beni neyin beklediğini görmeye çalıştım ama imkansızdı gözlerimi sıkıca yumduğumda gördüğüm karanlık daha aydınlıktı. Gözlerimi karanlığa tekrardan açtığım sırada bir an nefesim kesildi, tenimi yakan keskin bir soğuk yüzümü param parça etmiş gibiydi hissettiğim bu acıyla bağırmak istedim ne kadar bağırmak istesem de yüzüme vuran buzlu su nefesimi kesmişti. Gür sesiyle "Son beş saat." dediğinde odada sesi yankılandı. Önüme çömeldiğini hissettiğimde pis nefesi yüzüme vurdu, sıcak elleri çeneme değdiğinde dişlerini sıkarak. "İki kardeş arasında bile en berbat seçimi yapmışsın." çeneme tırnaklarını daha sert geçirdi. Planları tahmin ettikleri gibi gitmemişti, benim onlara elmas kadar değerli olduğumu düşündüren şey neydi? Acıyla ıhladığımda daha sıkı tuttu, dudaklarımı aralamak istedim seçtiğim kişiyi tekrardan duyurmak istedim ama iki yanağımı birbirine o kadar bastırmıştı ki dudaklarımı aralayamadım haykırmak istedim beni kurtarmak yerine seyirci kalan o adama ismiyle seslenerek acılarımla haykırmak istedim belki o zaman sıkıca yumduğu gözleri acımla ürküp açar diye ama olmadı. Şimdi verdiğim kararın arkasında duracaktım ve beş saatimin dolmasını bekleyecektim. Tek istediğim ise acısız bir ölümdü, elini yanaklarımdan çekerken, "umarım bir planın parçasıdır, yoksa yazık olacak sana." Dediğinde elinin tersiyle yanağımı okşamaya çalıştığında yüzüm…

Bölümün tamamını WritePad'de oku