Uçakçı mı?/ TEXTİNG

30. Bölüm

Yazar:

Uçakçı mı?/ TEXTİNG - Ebrar kitap kapağı
Uçakçı mı?/ TEXTİNG kitap kapağı

Rüya Aden'den Doktorlara sonsuz saygım ve sevgim olsa da kimse beni eve tıkamazdı; bu ikisi doktor olan anne ve babam olsa bile. "Baba, vallahi arabayla gidip geleceğiz sadece. Hem son karneme gitmeyeyim mi? Bu kızcağız arkadaşlarını son kez görmesin mi?" Üç gündür evde duvara bakarak yatmaktan o kadar bıkmıştım ki lisede sadece bir kere, o da 9. sınıfın ilk döneminde karne almaya giden ben, şimdi gitmek için yalvarıyordum. "Kızım, sen demiyor muydun 'Sınıfım ahıra benziyor, sınavdan sonra isimlerini bile duymak istemiyorum.' Nerden çıktı bu sınıf arkadaşı merakı?" Sözlerimin hâlâ arkasındaydım ama ben de insandım be! Başka çıkma şansım yoktu. "Ya babam, şimdi onları son kez göreceğim. Hem görürsem yüzlerini hatırlarım, belki ileride karşılaşırsam yönümü değiştiririm." İki gündür başlarının etini yediğimden sonunda pes edip kafasını salladı. "Bak, seni abin arabayla götürüp getirecek. Başka bir şey yok, tamam mı? Ayağını daha da kötü etmeyeceksin." Hızla onaylarcasına kafamı sallayınca koltuk değneğimi alıp koltuktan kalktım. Sabah erken olduğu için odama gittim ve hafif sağa eğilerek dolabımın karşısına geçtim. Evet, bugün lisemin son günüydü. Pek umurumda olmasa da sadece evden çıkmak için gidecektim. Dolabıma baktığımda açık mavi bahçıvan tulumunu görünce gözlerimin içi parladı. O kadar uzun zamandır giymek istiyordum ki bir türlü fırsat olmamıştı. Hemen tulumu giyip içine beyaz bir crop giydim. Dün sırf can sıkıntısından, zaten düz olan saçlarımı tekrar düzleştirmiştim. Birkaç takı ve halka küpelerimi de takınca hazırdım. Telefondan saate baktım. 07.58'di. Yine erken olsa da çok beklemek istemiyordum. Kumsal'a mesaj attığımda onun da hazır olduğunu öğrendim. Hemen odamdan çıktım. Tabii bu "hemen", bir beş dakikamı almıştı. Mutfağa gidip abime baktığımda annemin yaptığı poğaçaları ağzına tıkıştırıyordu. Ben de yanına gidip bir poğaça aldım. "Bugün gideceğiz inşallah, abi." "İzin verdiler mi?" Bana "Ne olur vermemiş olsunlar." der gibi baksa da sırıtarak başını salladı. "İzin verdiler, abiciğim. Hadi yavaş yavaş kalk sofradan, zaten anca yetişiriz." Yenilmiş gibi yerinden kalkarken elimdeki poğaçayı alıp kapıya doğru kaçtı. "Öküz! Benimdi o! Şimdi seni yakalarsam görürsün." Mutfak kapısından kafasını uzatıp alaycı bir ifadeyle bana baktı. "O ayağınla beni yakalamayı mı planlıyorsun?" Kaşlarımı kaldırıp sert olduğunu düşündüğüm bakışlar attım ve elime geçen ilk şeyi fırlattım. Ama tabii bunun, bu süreçteki en kıymetlim olan koltuk değneğim olduğunu sonradan idrak ettim. Sinirden yerimde debelenirken o çoktan gitmişti ama kahkahasını hâlâ duyabiliyordum. Sinirle yerimden kalkıp zıplaya zıplaya değneği attığım yere gittim. Fazla oyalanmadan ben de dışarı çıktım. Çıktığımda abim arabayı evin önüne çekmiş, pencereyi açmıştı. Yeşil irislerimizi ayırmadan elindeki son parçayı da ağzına attı. Sorun elimdeki poğaçayı alması değildi, son poğaçayı almasıydı. Sinirle ona bakarak arabaya doğru ilerledim. Öne değil de arkaya geçerek tribimi güzelce gösterdim. Normalde ön koltuğun prensesi olmaya bayılırdım ama bugün olmazdı. Bana doğru yandan bir bakış attığında göz göze geldik. Ben de kafamı cama çevirdim. Fazla nazlı ve tripli bir kişiliğe sahip olmak benim suçum değildi. Derin bir nefes verdi ama umursamadım. Aç olduğumda fazla huysuz olduğumu söylemiş miydim? Arabayı çalıştırıp Kumsal'ın evine doğru sürmeye başladı. Beş dakika sonra varmıştık. Kapıda bekleyen Kumsal'ı görünce tebessüm ettim. Üzerinde açık renkli bir bluz ve mavi bir kot vardı. Sapsarı saçlarını doğal hâliyle bırakmıştı. Dalgaları bozulmamıştı ve gerçekten çok güzel görünüyordu. Arabaya biner binmez bana "Ne oldu?" der gibi baktı. Ben de "Boş ver." dercesine elimi sallayınca fazla üstelemedi. Birkaç dakika sonra araba tekrar durdu ve abim arabadan indi. Nereye gittiğine baktığımda ben de gülümsememe engel olamadım. Geri geldiğinde elinde bir paket vardı. "Al cadı, memnun musun şimdi?" Sırıtarak paketi aldım ve hafif doğrulup yanağından öptüm. "Tamam tamam, fazla uzatm…

Bölümün tamamını WritePad'de oku