26. Bölüm
Yazar: Ebrar

21.06.2026 Uraz Akyel'den Bugün onun kurtulduğu gündü ve ben de yanında olmak için gelmiştim. Sınavın bitmesine dakikalar kalmıştı. Herkes sınav olacak okulun kapısında bekliyordu. Bense biraz arkadaydım. Dün TYT sınavına girmişti ama Bade'yi hastaneye götürmem gerektiği için gelememiştim. Çıkmaya başlayan öğrencilerle birlikte bakışlarım onu aradı. Akın akın gelen kişilerin arasından seçmesi biraz zordu ama onun kumral saçlarını, ardından hayran olunacak yüzünü gördüm. Tam o sırada birinin boynuna sarılmasıyla kaşlarımı çattım. Adamın yüzünü gördüğümde abisi olduğunu anladım. Fazlasıyla benziyorlardı. Kollarından ayrıldıklarında abisi, yanında bulunan sarışın kıza sarılmıştı. Abisi olduğunu tahmin ettiğim kişi ikisinin de omzuna kolunu atmıştı. Gülüşerek konuşuyorlardı. O da gözünü etrafta gezdirerek gülüyordu ki göz göze geldik. Yüzündeki tebessüm büyümüştü. Yanındaki sarışın kız da onun baktığı yöne, yani bana doğru baktı. Beni gördüğünde gözlerinin büyümesiyle beni tanıdığını anladım. Tam gitmeye hazırlanıyorlarken abisine bir şey deyip ayrıldı ve bana doğru gelmeye başladı. Ve tabii ki abisi de arkasından bakıyordu. Derince yutkundum. Önüme geldiğinde bana alttan alta bakıyordu. "Gelmişsin." "Geldim. Aslında dün de gelecektim ama Bade'yi hastaneye götürmem lazımdı." "O iyi mi?" Sesindeki endişeyi hissetmiştim. Tebessüm ettim. Bir elim boynuma giderken başımı hafifçe eğdim. "Evet, iyi. Dondurma yediğimiz gün boğazını ağrıtmış. Evde yaygara kopardı resmen. Ben de götürmem gerekti. Hanımefendi biraz nazlı malum." Tatlı tatlı kıkırdadı. Gözlerim Aden'in arkasından bize dik dik bakan adamdaydı. "Bize bakan abin herhâlde?" "Evet, o abim. Sen ablana ve kardeşine benden bahsedince ben de ona söyledim. Tabii evini basmaya teşebbüs etmesini saymazsak tepkisi iyi sayılır." Sesli bir şekilde yutkundum. Abisine söylemesi sorun değildi ama bu kadar kısa sürede bahsetmiş olması şaşırtmıştı. "Ne oldu, korktun mu?" Kendimi toplayarak ona bakmaya devam ettim. "Cık, korkmadım." İkimiz de aynı anda güldük. "İstersen sen de tanış. Hem yanında Kumsal da var, onunla da tanışırsın." Kafamı sallayarak onayladım. Kaçacak hâlim yoktu. Birlikte onların yanına yürümeye başladık. Yanlarına vardığımızda abisinin sert bakışları üzerimdeydi. "Abi, sana bahsettiğim kişi Uraz." "Demek sensin o. Ben Aras, Rüya'nın abisiyim." Uzattığı eli tuttum. "Tanıştığıma memnun oldum." Kafasını salladı. "Uraz, bu da sana yazmamı sağlayan arkadaşım Kumsal." O da elini uzatınca tokalaştık. "Tanıştığıma memnun oldum." "Ben de." Abisinin yanında benden bu kadar bahsetmesine şaşırmıştım. Tahminimden daha fazla anlatmış. "Sınavlardan sonra kutlama olarak bir şeyler yapmaya gidelim mi?" Neşeyle söylediği bu teklifi asla kıramazdım. Diğerleri de benim gibi düşünmüş olacak ki kabul ettik. "Nereye gideceğiz?" "Fikir senin, sen karar ver." Birkaç dakika düşündükten sonra önce Kumsal'a, sonra abisine ve bana sırayla baktı. "Piknik yapalım mı?" Olabilirdi aslında. Hava fazlasıyla güzeldi. Birkaç şey alıp yapabilirdik. "Güzel olur." Herkesten onaylayan sesler çıkınca gülümseyerek yerinde zıpladı. "Öyle abartı bir şey yapmayalım bence. Markete gidip atıştırmalık falan alsak yeter." "O zaman gidip bir şeyler alalım, sonra da bir yere geçeriz." Kafamızı salladık. "Benim arabam boş, onunla gidebiliriz." "Boşsa biz Kumsal'la oraya binelim. Abi, sen de motorla gel. Hatta şöyle yapalım; motorla sen manava uğra, meyve al. Biz de atıştırmalıkları alalım." Kaşlarını kaldırdı. "Emin misin? Ben meyveleri pek iyi seçemem. Sen gel seç." "Yok, seçersin abi. Hem gideceğimiz yeri de ben göstereceğim ya." Aras abi pek istemese de kabul etmek zorunda kaldı. "Tamam, öyle yapalım." Biz benim araca doğru ilerlemeye başladık. Aras abi ise bizim tam aksi yöne gitti. Ben şoför koltuğuna geçerken onlar hâlâ ayakta duruyordu. "Ben de öne oturayım mı?" Aden'in sorusuyla ona döndüm. "Tabii. Nereye oturmak istiyorsanız oraya oturun." Aden benim yanıma, Kumsal ise arkaya oturdu. Arabayı çalıştırarak park ettiğim…