Uçakçı mı?/ TEXTİNG

16. Bölüm

Yazar:

Uçakçı mı?/ TEXTİNG - Ebrar kitap kapağı
Uçakçı mı?/ TEXTİNG kitap kapağı

Kafamı öne eğmiş, gözlerimden damla damla yaşlar akıyordu. "Kızım, biz seni niye çalıştırıyoruz? Sana en iyi ortamı sağlamıyor muyuz? İstediğin her şeyi anında yapmıyor muyuz? Sen niye bizim istediğimizi kırıyorsun?" Annemin bağırışıyla daha da yerime sinmiştim. "Ya, 70 netten 40 nete düşmek ne demek? Neredeyse yarı yarıya! Bu kabul edilebilir bir şey mi?" Annemin söyledikleriyle kalbim daha da kırılıyordu. Neden beni sadece notlarıma göre yargılıyordu? Bir denemeydi sadece ve ben çalışmama rağmen böyle olmuştu. İki hafta önce annem, telefonda biriyle konuştuğumu fark eder gibi olmuştu. Benim için sorun yoktu ama o bu olayı abartabileceği için telefonu kapatmak zorunda kalmıştım. Maalesef bundan da Uraz'a bahsedememiştim. Yani iki haftadır ben ne telefonu elime alıyordum ne de biriyle takılıyordum. Sadece ders çalışıyordum. İkinci dönemin ortalarına gelmemizle annemin benim üzerimdeki baskısı arşa kadar ulaşmıştı. Kumsal'la bile görüşmüyorduk. O da annemi biliyordu. Eğer derslerimde en ufak bir şey olsa bunu iki dakikalık oturmama bile bağlayabilirdi. O yüzden beni zorlamıyordu. Ama hafta sonu okul genelinde yapılan denemede netim annemi çileden çıkarmıştı. Evde abim veya babam olmadığı için tüm sinirini bana döküyordu. "Çalıştım ya! Telefonumu bile temelli kapadım. Gece gündüz çalıştım! Bir denemeyle beni yargılayamazsın!" Sinirle bağırmıştım. Annemin benim değerimi bir denemeyle biçmesi çok kötüydü. "Bana sesini yükseltme!" "Bunu ben istemiyorum, anne. Ama sen beni sadece bir deneme yüzünden ne hâllere soktun." İçimde bir buruklukla anneme baktım fakat onun yüzünde bir milim dahi oynama olmadı. "Senin sınav senende asla böyle bir düşüş olamaz!" "Neden ya, neden? Ben insan değil miyim? Neden ya? Ben hata yapamaz mıyım?" "Yapamazsın! Senin böyle bir lüksün yok!" Yerimden ayaklanarak sinirle güldüm. "Bıktım böyle davranmandan! Bıktım beni insan değil de robot gibi görmenden, anlıyor musun? Bıktım!" "Haddini bil! Beni çıldırtma!" "Bir kere de sen çıldır, anne ya! Bir kere de ne olur sen çıldır! Belki anlarsın o zaman beni!" Omuzlarım düşmüş bir şekilde ağlıyordum. Bu zamana kadar dişimi sıktım ama bir deneme yüzünden annemin gözünde bu kadar düşmem çok koyuyordu. "Neye çıldırıyorsun? Yapacağın tek iş ders çalışıp kazanmak ama sen onu da beceremiyorsun." Orada aklımdaki tüm kayışlar koptu. "Senin de işin anne olup beni desteklemen ama olmayınca olmuyor be..." Kafamı öne eğip mırıldanmıştım. Ona bakmak istemiyordum. Daha fazla burada durmak istemediğim için salondan hemen çıkarak evin çıkışına doğru ilerledim. Asılı olan deri ceketimi alıp dışarı fırladım. Annemin arkamdan, "Nereye gidiyorsun?" diye seslenmesini umursamadan ayakkabımı giyip çıkmıştım bile. Gözlerimden akan yaşları elimin tersiyle sessizce sildim. Ağlamaktan nefret ediyordum. Gözlerimin hemen kızarıp şişmesinden ve beni ağlatan şeyi tekrar hatırlamaktan... Zaten eve gelince yine aynı şeyleri yaşayacaktım. Sessizce akşam yemeği yenecek ve annem bana yine hiçbir şey olmamış gibi davranacaktı. Mutlu olduğum anda da söylenerek içine edecekti. Annemi tanıyordum. Ona göre benim onun izinden gidip doktor olmam lazımdı. Ya da abimin. Ama abim, annem ne yapsa da edebiyat okuyunca tüm yük benim üstüme kalmıştı. Her ne kadar annem beni sevdiğini hissettirse de artık bu baskıya maruz kalmaktan bıkmıştım. Kafamı dinlemek için sadece yürüdüm. Nereye gittiğimi bilmeden yürüdüm. Artık nereye geldiğimi bilmeden bir parkın önündeydim. Baktığımda sahil kenarındaydı. Sahile bakan bir banka oturduğumda derin ve içli bir nefes alarak sahilin o güzel kokusunu içime çektim. Karşımda masmavi deniz ve gökyüzü vardı... Orada ne kadar durduğumu bilmiyordum ama hava kararmaya başlamıştı. Bugün eve gitmek istemiyordum. Kumsal'da kalırım herhâlde. Arka cebimde kapalı olan telefonumu çıkararak güç tuşuna basılı tuttum. Şarjım var mıydı, ondan bile emin değildim. Telefon açıldığında önüme düşen bildirimlerle şaşkına uğramıştım. 23.03.2026 (En son konuştukları günün ertesi.) Uçakçı: Ne yapıyorsun?…

Bölümün tamamını WritePad'de oku