TUTSAK

Bölüm 3

Yazar:

TUTSAK - Suelaa kitap kapağı
TUTSAK kitap kapağı

Sabahın ilk ışıkları perdelerini delerek içeri sızdığında gözlerimi yavaşça araladım. Yatakta doğrulup gerindiğim sırada gözüm odanın diğer köşesindeki koltuğa takıldı ancak koltuk tamamen boştu. ​Bakışlarımı oradan hemen çekip odanın içinde gezdirdiğim an, Kuzey’in odanın ortasında, boy aynasının karşısında olduğunu fark ettim. Çoktan uyanmış siyah şık gömleğini giyiyordu. Kollarını yukarı kaldırmış son düğmelerini ilikliyordu. ​Aynadaki yansımamdan uyandığımı görünce dudaklarındaki o sinir bozucu piç sırıtışla başını hafifçe yana eğdi ve bana doğru döndü. ​"Günaydın minik afet," dedi, sesindeki o sabah mahmurluğuyla karışık alaycı tınıyla. "Uykunu iyi aldın galiba, gözlerini açar açmaz ilk beni süzmeye başladığına göre beni çok özledin herhalde." ​Yatakta bacaklarımı uzatıp kollarımı göğsümde kavuşturarak en umursamaz bakışımı takındım. "Rüya görüyorsun herhalde," diye karşılık verdim hiç istifimi bozmadan. Sadece odadan ne zaman defolup gideceğini hesaplıyordum, yanlış anlama sakın." ​Kuzey son düğmesini de ilikleyip odanın ortasında hafifçe gerindi. "Merak etme, senin o güzel gözlerini daha fazla yormayayım," dedi keyifli bir gülüşle. "Hazırlan, aşağıda Taha kahvaltı masasında ağlıyordur kesin 'beni bıraktılar' diye." ​Omuz silkip yataktan kalktım; işimi hiç aceleye getirmeden üzerimi değiştirip banyoda elimi yüzümü yıkadım. Ben hazırlanıp odadan çıkmak için kapıya yöneldiğimde, Kuzey de tam o sırada ceketini omzuna atıp odadan çıkmaya hazırlanıyordu. Böylece aynı anda odadan çıkıp geniş koridordan aşağıya, yemek salonuna doğru inen merdivenlere yöneldik. ​Salonun devasa kapısından içeri birlikte adımladığımızda, uzun mermer yemek masasının baş köşesine kurulmuş olan Taha’yı gördük. Önündeki zengin kahvaltılık tabaklarına bakarken ikimizi yan yana görünce yüzüne anında abartılı bir dramatik ifade yerleştirdi. ​"Aaa, bakın kimler teşrif etti! Hem de el ele, kol kola gibi maşallah!" dedi Taha, elindeki çatalı havaya sallayarak. "İki saattir tek başıma buradayım az kalsın 'beni unuttular' diye masada yas ilan edecektim. Hoş geldiniz bakalım yeni sarayın sultanı ve padişahı!" Taha’nın bu neşeli ve abartılı çıkışına istemsizce dudağımda küçük bir tebessüm belirdi. Ona ayak uydurarak, "Yas ilan etmene gerek kalmadı, buradayız işte," diye karşılık verdim. ​Kuzey de araya girip hafifçe gülerek onayladı. "Aynen öyle, uzatma da kahvaltını yap. Yeni sarayın sultanı ve padişahı olarak lütfedip masaya teşrif ettik sonuçta." ​Taha yüzündeki o sahte küskün ifadeyi anında silip kahkahayla güldü ve çatalını tabağına daldırdı. "Hah, şöyle ya! Kendinize gelin biraz. Evlendiniz diye havalara girmeyin hemen," dedi neşeyle. "Tamam, uzatmam. Zaten malikanenin aşçısı o kadar güzel şeyler yapmış ki küsmeye vaktim yok." ​Onun bu neşeli hâline gülüşerek kahvaltımıza devam ettik. Yanımda oturan Kuzey'e karşı içimdeki o sert ve mesafeli kabuğu bir kenara bırakmıştım; aramızdaki o ufak atışmalar ve sabahın neşesi ortamı epey yumuşatmıştı. Devasa salonda çatal bıçak sesleri ve aramızdaki keyifli sohbetle kahvaltımızı tamamladık. Kuzey Alkan Kahvaltıdan sonra günün asıl ağır mesaisi başlamıştı. Malikaneden ayrılıp arabama bindiğimde zihnimdeki tüm ev içi atışmaları bir kenara bırakıp tamamen yaklaşan toplantıya odaklandım. Taha yan koltuktaki yerini almış her zamanki rahat tavrını korusa da birazdan atacağımız adımların ciddiyetinin farkındaydı. Masada oturan bu insanların hiçbirine zerre kadar güvenmiyordum her birinin arkamdan ne çevirdiğini, çıkarları söz konusu olduğunda ne kadar ileri gidebileceklerini çok iyi biliyordum. Bu masa bir birlik yeri değil sadece güç dengelerinin üzerinde durduğu tehlikeli bir tuzaktı. ​Toplantının yapılacağı mekân şehrin gözlerden uzak yüksek güvenlikli eski bir yapısıydı. İçeri girdiğimizde ağır ahşap kapılar ardımızdan kapandı. Uzun, maun kaplama masanın etrafında sadece masanın daimi üyeleri yerlerini alıp oturmuştu Taha dahil diğer tüm adamlar ise elleri önlerinde birleşmiş bir şekilde odanın duvarları boyunca boyd…

Bölümün tamamını WritePad'de oku