TUTSAK

Bölüm 1

Yazar:

TUTSAK – Suelaa kitap kapağı
TUTSAK – Suelaa kitap kapağı

Kuzey’in kulağıma doğru fısıldadığı o ukala cümleden sonra gözlerimi devirip göğsüne sertçe bir dirsek attım. ​"Ağzını topla Alkan, Taha az ileride duruyor diye ses çıkarmıyorum ama o 'karıcığım' lafını bir daha duyarsam o çok güvendiğin karizmanı yerle bir ederim," diye tısladım kısık sesimle. ​Kuzey attığım dirsekle milim kıpırdamadı bile. Aksine dumanı havaya üfleyip o sinir bozucu yarım gülüşüyle yüzüme bakmaya devam etti. "Sertliğin hoş ama rolünü bozuyorsun Karaca. Taha buraya doğru geliyor, yüzündeki şu nefreti silip bana aşıkmış gibi bakmaya başlasan iyi edersin." ​Topuklarımın üzerinde hızla dönüp Taha’ya baktım. Gerçekten de koridorun sonundan bize doğru yürüyordu. Saniyesinde çehremi değiştirip yüzüme sahte, tatlı bir tebessüm yerleştirdim. Kuzey’in koluna girip hafifçe omzuna yaslandım. ​Taha yanımıza vardığında gözleri önce Kuzey’e, sonra koluna girdiğim elime kaydı. Yüzündeki şaşkınlık hâlâ tam anlamıyla geçmiş değildi. ​"Kuzey..." dedi Taha, boğazını temizleyerek. "Aydoğan Bey'in durumu nasıl? İçeriden sesler yükseliyordu bir ara, bir sorun yok ya?" ​Kuzey, serbestte kalan eliyle cebinden çıkardığı çakmakla oynarken son derece rahat bir tavırla cevap verdi: "Bir sorun yok Taha. Aydoğan Bey olayı idrak etmeye çalışıyordu sadece. Ama hallettik, rızasını aldık." ​Taha şaşkınlıkla gözlerini açtı. "Nasıl yani? Aydoğan Karaca... seninle Alya'nın evliliğine izin mi verdi?" ​Kuzey kolundaki elimi tutup hafifçe sıktı. O sahte ama inandırıcı şefkatli bakışlarından birini bana fırlatarak konuştu: "Sevginin önüne geçemeyeceğini anladı diyelim Taha. Birbirimizin hayatını kurtardıktan sonra geçmişteki kan davasını sürdürmenin bir anlamı kalmadığını o da gördü." ​Kuzey’in bu sözleri üzerine içimden kusma isteği gelse de rolümü bozmadım. Taha’ya dönüp o dobra ve kendinden emin tavrımla lafa girdim: ​"Babam mantıklı adamdır Taha. Kuzey’e bayıldığı için değil, benim kararıma saygı duyduğu için kabullendi. Ayrıca bu saatten sonra kimin ne düşündüğü de pek umurumda değil açıkçası. Önümüze çıkan olursa üzerinden geçeriz, biliyorsun." ​Taha hafifçe gülümsedi. "Valla ne diyeyim Alya... Kuzey’i böyle yumuşatmış olmana hâlâ inanamıyorum. Yeraltı masası bu haberi aldığında yer yerinden oynayacak." ​Kuzey’in yüzündeki ifade anında ciddileşti. "O masa zaten oynayacak Taha. Serdar ve arkasındaki itler bu hamleyi beklemiyordu. Nikahı en kısa sürede kıyıyoruz. Hazırlıklara başla." ​Taha başıyla onaylayıp yanımızdan uzaklaştığında, Kuzey'in kolundaki elimi sanki zehirli bir şeye dokunmuşum gibi hızla çektim. ​"Yumuşatmışım ha?" dedim alayla Taha’nın arkasından bakarak. "Seni yumuşatmak için balyoz lazım Alkan. Ayrıca ne nikah hazırlığı? Oldu olacak davetiye de basalım, düğünde halay çektir bana!" ​Kuzey sigarasından son bir nefes çekip izmariti yakındaki kül tablasında söndürdü. Bana doğru bir adım yaklaşıp üstüme doğru eğildi. ​"Yeraltı dünyasına ilan edilen bir evlilik sahte bile olsa usulüne göre yapılır küçük Karaca. Yarın o imzalar atılacak. Ve sen, o masanın karşısına Alkan soyadıyla çıkacaksın. Şimdi git, babanın yanında dinlen. Yarın çok uzun bir gün olacak." ​"Görürüz Alkan," dedim gözlerinin içine dik dik bakarak. "O imzayı atarım ama o soyadını senin burnundan getirmesini de çok iyi bilirim." Taha’nın neşeli tavırları koridordaki o ağır havayı dağıtmaya yetmişti. Yanımıza doğru geri adımlarla yürüyüp gözlerini kısıverdi, bakışlarında muzip bir pırıltı vardı. ​"Yalnız bir şey diyeceğim..." dedi Taha, önce Kuzey’e sonra bana bakarak. "Kuzey Beyefendi, yıllardır yüzün bir kere bile gülmedi. Alya iki dakikada seni hizaya getirdi ya, ben gidip bu kaza için bir kurban keseyim en iyisi. Hatta düğünde ilk halayı da ben çekeceğim, haberiniz olsun!" ​Taha’nın bu neşeli çıkışına hafifçe gülümsemeden edemedim. "Taha, halayı bilmem ama Kuzey'in bu suratsızlığına dayanabilmek için bence düğünde önce kendine sabır duası et, benden söylemesi!" ​Taha kahkahayı bastı. "Alya, sen hiç merak etme! Ben o gün Kuzey’in ceketine çeyrek altını takıp kaçacağ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku