TUTSAK

Giriş

Yazar:

TUTSAK - Suelaa kitap kapağı
TUTSAK kitap kapağı

Gece saat ikiyi biraz geçmişti. Malikanenin sessizliği telefonumun sesiyle bozuldu. Ekrana baktım. Bilinmeyen numara. İstemesemde aramayı açtım. "Alya Karaca?" "Sen kimsin?" Karşı taraftan birkaç saniye ses gelmedi. Sonra boğuk değiştirildiği belli olan bir erkek sesi konuştu. "Baban tehlikede." Yerimden doğruldum. "Ne demek istiyorsun?" "Aydoğan Karaca'ya pusu kuruldu." Kalbim hızla çarpmaya başladı. "Kim yapar bunu sen nereden biliyorsun?" Adam tek kelime söyledi. "Alkan." Telefon elimde donup kaldım. "Yalan söylüyorsun." "İnanıp inanmamak sana kalmış. Ama geç kalırsan babanı son kez görürsün." Hat kapandı. Telefonu kulağımdan indirdim. İçimde garip bir his vardı. Babam... Babam yıllardır yeraltı masasının en güçlü isimlerinden biriydi. Ona pusu kurmak cesaret değil intihardı. Alkan. Yeraltı dünyasında bu soyadı duyan herkesin aklına tek bir isim gelirdi. Kuzey Alkan. O tuz iki yaşında olmasına rağmen yeraltı masasının başına geçmiş herkesin korktuğu bir isim haline gelmişti. Ailesini yıllar önce planlanmış bir saldırıda kaybetmiş o günden sonra Alkan soyadını eskisinden daha da güçlü bir konuma taşımıştı. Hiç düşünmeden odadan çıktım. Bu gece ya gerçeği öğrenecektim. Ya da bir savaş başlatacaktım. Kıırmızı yırtmaçlı elbiseyi üzerime geçirdim. Arabanın anahtarını ve silahımı da yanıma aldım. Kapıdan çıkarken korumalar hemen yanıma geldi. Baş koruma "Nereye gidiyorsunuz, Alya Hanım? Bir sorun mu var? " dedi. "Sadece biraz hava almaya çıkacağım" dedim. Gözlerinde bir tereddüt belirdi ama lafı daha fazla uzatmadı. Ben de hâlâ babamı aramaya devam ederken arabaya bindim. Arabamı Kuzey Alkan'ın malikânesinin demir kapısının önünde durdurdum. Kornaya art arda bastım. Birkaç saniye geçti. Sonra demir kapının yanındaki güvenlik kapısı açıldı. İçeriden siyah takım elbiseli dört koruma çıktı. İçlerinden biri bana doğru birkaç adım attı. "Kimsiniz?" Diye sordu. Gözlerimi onunkilere diktim. "Alya Karaca." Korumanın yüzündeki ifade bir anlığına değişti. Arkasındaki diğer korumalar da birbirlerine baktılar. "Patronumuzun izni olmadan sizi içeri alamayız." Dişlerimi sıktım. "Kuzey Alkan'a söyle. Alya Karaca geldi." Birkaç saniye sessizlik oldu. Koruma kulağındaki telsize dokundu. "Efendim... Alya Karaca burada." Birkaç saniye bekledi. "Anlaşıldı. Beni takip edin." Demir kapı ağır ağır açıldı. Koruma bana döndü. "Arabanızla devam edebilirsiniz." Hiçbir şey söylemeden direksiyona geçtim. Arabayı geniş bahçeye sürdüm. Arabayı bahçenin ortasında durdurdum. Kontağı kapatıp aşağı indim. Gözlerim bahçeyi tararken birkaç metre ilerideki oturma alanına takıldı. Kuzey Alkan. Siyah bir bahçe koltuğunda rahat bir tavırla oturuyordu. Otuz iki yaşında olmasına rağmen yılların yükünü omuzlarında taşıyormuş gibi sert bir duruşu vardı. Üzerindeki siyah gömleğin kolları dirseklerine kadar kıvrılmıştı. Geniş omuzları ve belirgin kasları daha da dikkat çekiyordu. Taranmış siyah saçları ve çenesini çevreleyen hafif kirli sakalı keskin yüz hatlarına bakılırsa yeterince yakışıklı görünüyordu. Bir bacağını diğerinin üzerine atmış, tek kolunu koltuğun kenarına yaslamıştı. Etrafındaki korumalar bir mesafede beklerken o sanki benim gelişim günün en sıradan olayıymış gibi en ufak bir tepki vermeden bana bakıyordu. Göz göze geldik. Ne ben bakışlarımı kaçırdım. Ne de o. Birkaç adım daha attım. Kuzey yerinden kıpırdamadı. Başını hafifçe kaldırıp bana baktı. "Karaca." "Alkan." Kuzey'in dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı. "Misafirlerimin haber vermeden gelmesini pek sevmem." "Ben de davet edilmeyi bekleyecek kadar sabırlı biri değilim." Kuzey arkasına yaslandı. "Fark ettim." Birkaç saniye sessizlik oldu. "Eğer beni tehdit etmeye geldiysen yanlış adrestesin Karaca." Çenemi kaldırdım. "Seni tehdit etmeye gelmedim Alkan." "Öyle mi?" "Hesap sormaya geldim." Kuzey kısa ve alaycı bir kahkaha attı. "İnsanlar genelde hesap sormadan önce elindeki kozdan emin olur." Bir adım daha yaklaştım. "Bana oyun oynama." "Oyun mu?" dedi başını hafifçe eğerek. "Ben oyun oynamam, Kara…

Bölümün tamamını WritePad'de oku