Tutkunun Dansı

"YAĞMUR "

Yazar:

Tutkunun Dansı - Hatice Yıldız kitap kapağı
Tutkunun Dansı kitap kapağı

Şehrin akustigine uyumlu en doğal ses. Kahveye eşlik etmek istemiş sanırım. 'Kimileri yağmuru seyreder , Kimileri de ıslanırmis ' demişler bir gün. Benim şansıma da izlemek düşer hep ıslanmayı sevsem de bedenim izin vermez. 'Ne oluyo kim var orda?' Merakıma yenik düşüp sese yoğunlaştım. Aşağıda dedem uyanmadan yanından geçtim. Ağacın dibinde bi kutu. Kapı kilitli . "Kim bırakmış onu?" "Hıı!" "Sakin ol kızım. " "Senden de bi şey kaçmıyor yaşlı kurt ?" "Kaçmaz tabi . O kutuyu bana ver sen ben inceleyim sende kapıları kontrol et kamera kaydına bak bakalım." " Kutuya baksaydım?" "Hadi dedim. Fazla merak iyi değildir." "Peki . Öyle olsun bakalım." Geçmişimin anahtarının dedemde olduğunu tahmin edemezdim. "Dede baktım kamera kaydına. Bi şey görünmüyor ağaç kapatmis gölgesi görünüyor sadece. Polisi arayalım mi ?" "Acele etme kızım." "Hem sen kutuda ne olduğunu baktın mı?" "Bakıyordum şimdi." Sararmış ve sarılmış bi halde mühürlü kağıt çıktı. İçine açtığımızda ise Arapça kelimeler vardı. "Dede bu Arapça ama nasıl anliycaz büyü falan olmasın?" "Arapça değil Osmanlıca bu. Büyü falan değil saçmalama kızım. Önemli bir şey değil hadi sen işine bak kızım git uyu geç oldu ." "Hiç hoşlanmadım halinden ama hadi bakalım dediğin gibi olsun." "Kızım yat . Bi şey yok gerçekten bak bende gramofon bozulmuş onu tamir ediyim." "Tamam yakışıklım. İyi geceler ." O kağıtta şöyle yaziyordu: 'Her şeyi biliyorum , Alpay. Deşifre oldun. Oyun daha yeni başlıyor...'

Bölümün tamamını WritePad'de oku