"ŞÜPHE TOHUMLARI "
Yazar: Hatice Yıldız

Melda ve Alpay'ın sağlam bir yalana bulmaları gerekiyordu. Hazan bir şeyden şüphelendiyse onun peşini asla bırakmaz ustasından böyle gördü. "Evet, Melda hanım sizi dinliyorum lütfen cevap verin?" O esnada Nadide geldi. "Hazan neler oluyor?" "Bende onu öğrenmeye çalışıyorum. Anlatırlarsa bileceğim." "Çok hırçınsın güzel kız." "Kes sesini. Saçma oyunlarını başka kızlara sakla ben yemem. Benden de uzak dur!" "Çok korktum cici kız." "Oğuz, yeter anneciğim Hazan doğru söylüyor. Sen onun kusuruna bakma tatlım. İşte senin gibi güzel bir yazar olmak istiyor e Nadide seni güzel eğitmiş gördüğüm kadarıyla benim oğlan da Hazanın yanında öğrenir diyorum ben. Ne dersin tatlım?" "Ne saçmalıyorsunuz siz? Dede bu kadınla ne işin var? Çok sıkıldım yalanlardan çocuk değilim ben ben büyüyeli çok oldu anlat artık şu gerçekleri." "Hazır mısın kızım?" "Hiç olmadığım kadar." Melda tabi sonuna kadar her yolu deneyecekti. "İçeride konuşalım dede." "Tamam geç kızım gidelim." "Usta sende gel lütfen her anımda yanımdaydın senin desteğin çok önemli." "Tabi gelirim kuzum." "Bende size kahve yapıp getiririm güzelce konuşursunuz." O esnada Selim geldi. "Sen otur yerine Melda her şeye karışmayın. Sizin gelmeniz hiç iyi olmadı." "Öyle mi Selim efendi? Ben oğluşumuz için geldim buralara kadar güzelce Nadidenin yanında çalışsın hem Hazan da ona öncülük etmiş olur." "Ne o düne kadar basit bulduğun kızın yanında mı çalıştıracaksın oğluşunu?" "Hayatım anlıyorum sende haklısın ama herkes hata yapabilir ön yargılı davranmışım aslında alakası yokmuş dediklerimin çok ötesinde bir kız. Oğlumuz için güzel bir fırsat olabilir bu kız adam eder onu." "Ateşin falan mı var senin? Bu laflar hiç senin kelimelerin değil. Neyse düşünürüz hemen heveslenmeyin ben gidip çalışacağım ana oğul uslu durun bir de sizinle uğraşmak istemiyorum." "Tamam hayatım." Alpay her şeyi anlatmayı kafaya koydu bu kez hiçbir engel olmadan anlatacaktı. "Kızım o geceyi hatırlıyorsun öyle değil mi? O gece seni Nadide kurtardı yıllardır kendime kızdığım tek hatam bu sana. Baban yaşıyor kızım onun adamları beni bu hale getirdi seni bile bile o göçükte bıraktı gitti annen ölmüştü sende uzun süre kalınca dayanamadı daha fazla gitti sonra da sen çıktın. Ardından komada kaldın bunları zaten biliyorsun. Baban önce mafyadan borç almış onu ödeyemeyince benim dükkanı demiş lanet herif sen ona nefret besleme diye senden gizli gizli halletmek zorunda kaldım. Şimdi de büyütmüş işleri bende senin yanına gelirken yakaladılar bu hale getirdiler." "Beni hiç istemedi mi? Bu nasıl baba ya? Ondan nefret ediyorum ama sana yaptıklarının hesabını soracağım ondan." "Sakın Hazan bir delilik etme. Zaten seni görmek istemiyormuş kızım kendini daha fazla yorma." "Biraz dolaşacağım ben usta." "Gelmemi ister misin?" "Hayır yalnız kalmak istiyorum ." Hazan geçmişin acısını kalbine yük ettikten sonra sahile doğru yürüdü. Gözyaşı da yarenlik ediyordu ona. Uçurumun kenarına geldi nefesinin yettiği kadar bağırdı dizileri aratmayacak klişede ama olsun en azından rahatladı. Bir çift gözün onu izlediğini bilemezdi. "Benim olacaksın, çok az kaldı..."