Tutkunun Dansı

"MERHAMET "

Yazar:

Tutkunun Dansı - Hatice Yıldız kitap kapağı
Tutkunun Dansı kitap kapağı

'Dedemi o halde hic görmemiştim. O an benim için dönüm noktasıydı sanki.' "Dede iyi misin? Hadi içeri geçelim." "Korkma yavrum iyiyim ben sakin ol anlatacağım her seyi." Nadide telaşlı ve şüpheli gözlerle Alpayi izliyordu. Hazanin merhamet kapısı açılmıştı o an dedesine olan siniri geçmişti. "Yat dinlen dedecim sen sonra anlatırsın." "Tatlım önce bi anlatsın sende sakin ol ki dedene yardımcı olalım. Ne olup bittiğini anlayalım." "Tamam ustam, haklisin." Hazan büyülenmiş gibi dedesinin dibinden ayrılmadı. Selim ve Nadide bu halinden hic hoslanmadi bahçeye gittiler. Melda da bahaneyle arkalarından gitti. Oğuz da tabi Hazanin yanindaydi her duruma hazırlıklı olarak. "Nadide, bak bu kızın hali hic iyi değil. Korktu anlıyorum ama dedesinin nasil biri olduğunu bilmiyoruz henüz." "O geceden sonra ilk defa onu bu halde gördü. Kizin travması oldu ama onu manipule etmelerine izin veremem asla." "Bulacağız bi yolunu. Yine de Hazanin tersine gitmeyelim şu sıralar savunmacı olacak gibi duruyor kızsa da dedesine cok düşkün. Bize düşman olmadan bitirmeliyiz bu işi." Meldanin hoşuna gitti. Hemen gidip telefonla konuştu. "Kız oltaya gelmek üzere. Aferin ihtiyar iyi oyunculuk yapıyor. Böyle devam o Nadidenin en değerlisini alacağım. Kızını alacağım ondan." O sırada Alpay geldi yanına. "Nasıl oldunuz?" "Rol yapmana gerek yok." "Madem öyle niye buradasın sen şimdi bi şey diyecekler. Git çabuk şüphe çekmeyelim." "Korkma bu kadar ben ne yapacağımı iyi bilirim senin gibi comezleri de cebimden çıkarırım." "Hic güleceğim yoktu." "Gülme o zaman ihtiyar. Git başımdan emrimizden de çıkma sakın. "Nadidenin kizi olduğunu kimseye demeyeceksin bunu patron mu dedi sana?" "Çok meraklısın ihtiyar. Hem ayrıca patron benden bi şey saklamaz ben onun en değerlisiyim. Nadide bunu tabi ki bilmeyecek yoksa peşine düşer. " "Neyin peşine düşer Melda hanım?" "Hazan...."

Bölümün tamamını WritePad'de oku