TURUNCU EV

1. BÖLÜM-"Bir Kapı Kapanırken..."

Yazar:

TURUNCU EV – Elif Yavuz kitap kapağı
TURUNCU EV – Elif Yavuz kitap kapağı

1. BÖLÜM-"Bir Kapı Kapanırken..." Mavi gri- Dünyanın en güzel kızı Mahsun Kırmızıgül- Göçmen kızı İnsan gitmekten ibarettir her zaman, ardında bıraktıklarından, ardında bırakmak zorunda olduklarını kalbinde bir inci gibi taşırken acısını da onunla beraber yanıbaşına bir yama gibi iliştirmekten.... Bu yüzdendir ki acı kalbin yaka çiçeğidir. Onu hakkıyla, layığıyla taşımak ise kalbin en büyük marifetidir. Hani kalmak mı zordur yoksa gitmek mi diye sorarlar ya... giderken ardında bıraktıklarını yanında götürememek derim hep ben bu soruya. Keşke giderken ardımızda bırakmak zorunda kalmasaydık en değerlilerimizi. Ama mezarları sırtımıza atıp gittiğimiz yerlere götüremezdik değil mi? Peki ya kalplerini? Onlara derin bir sevgi besliyorsak eğer onlar zaten nereye gidersek gidelim hep bizimleydi. Kalpler de gidenleri içine gömdüğümüz en büyük mezarlıklar değil mi? Avucumuza alıp sıkacağımız ıslak koyu renkli toprağı yok ama ruhumuzu saran acısı vardı. Hem de bizi ömür boyu bırakmayacak. Elimi arabanın camından dışarıya uzatıp rüzgara bıraktım. Rüzgar elimin sırtını, avuç içimi şefkatle okşarken kalbimde biriken acıyı da elimle toplayıp bir kağıt parçası gibi avucumda buruşturup rüzgara bırakmak isterdim. Her şeyden çok... Sonra bunun mümkün olmadığını bilerek bütün hayal kırıklığıyla elimi rüzgarın kıskacından kurtarıp kulaklığımı taktım. Az önce şefkatli diye bahsettiğim rüzgar şimdi de canavar gibi görünmüştü gözüme. Asla yapamayacağı bir şeyi rüzgardan istemek benim suçum değilmiş gibi...Sanki böylesi daha az acı verecekmiş gibi. Düşüncelerim, beni bir girdap gibi içine çekmeden hemen önce o girdabı bulutlarla kapladım zihnimde ve içine notalar bıraktım en sevdiğim şarkıdan. Keşke kaçsam, keşke kaçabilsem şu dünyadan diye düşündüğüm sırada yine o şarkıya sarıldım hemen. Kulaklığı kulağıma taktığım ve şarkıyı başlattığım an bir süreliğine da olsa yaşamak zorunda olduğum dünyadan yaşamak istediğim dünyaya geçiş yaptım. Şarkı başlar başlamaz gözlerimi çoktan kapatmış ruhumu bedenimden ayırıp şarkıya teslim etmiştim bile. Ah şu şarkılar da olmasa... "Dünyanın en güzel kızı" diyordu şarkıda. Şarkı tepeden akan berrak bir su gibi ruhumdan aşağı usulca akarken bıraktığı derin izler ve anlamlar da dudaklarıma buruk ve geçici bir gülümseme emanet etti. Yeniden nakarat kısmı dünyanın en güzel kızı diyordu. Yine burukça gülümsedim. Oysaki bu sefer ağlıyordum. Ama yüzümde iğne ucu kadar bile ıslaklık yoktu. Demek ki insanlar yüzlerini ıslatmadan da ağlayabiliyormuş. Demek ki kalbi en çok bu ağlama biçimi acıtıyormuş. Tenimin görmediği, hissetmediği gözyaşlarımı kalbim üstlenip hakkıyla da sarıp sarmalıyordu şefkatli bir el gibi. İçim acıyordu, içim çölde susuz kalmışcasına kor gibi yanıyordu. Gözyaşı sudan oluşuyorsa içim nasıl bu kadar yanabiliyordu o zaman söylesenize? Düşüncelerim kara bir bulut gibi ruhumun üzerine çökünce derin bir nefes alma gereği duydum. Ve bir daha dünyanın en güzel kızı dedi Mavi gri. Tıpkı bir zamanlar babamın bana dediği gibi... Dudaklarım titredi söylediği sözler zihnimde ışık huzmesi gibi parlarken. 'Ben dünyanın en şanslı babasıyım' derdi hep. Niye diye sorardım ben de bir çocuğun en saf, masum haliyle. Hayran olduğum o güzel gülümseyişiyle o da bana 'dünyanın en güzel kızı benim kızım çünkü' derdi. Ama kimse babam kadar güzel söyleyemezdi bunu ve bu sözler kimin dudaklarından dökülürse dökülsün babamın hissettirdiğini hissettiremezdi. O hisleri babamla birlikte toprağa gömmüştüm çünkü. Bu sözleri şarkılarda, filmlerde, ordan burdan işte hep duyardım. Ama babamdan duyamıyordum artık. Babamın dudakları sonsuza kadar susmuştu çünkü. Ama kalbi hala kalbimde atıyordu. Benim kalbim de atıyordu ama ben kalbimde atan babamın kalp atışını duyuyordum sadece. O gittiğinden beri hem de... Kalbinin sesi dünyanın en güzel şarkısıydı ve hiç susmayacaktı, susmasına asla izin vermeyecektim. Ah, yine babamı özlemiştim. Özlemin sesi, kokusu, görüntüsü yoktu ama kocaman bir kaya parçasından daha ağırdı benim için ama onu bir ömür…

Bölümün tamamını WritePad'de oku