TURNA

PAPATYA

Yazar:

TURNA - Eylül buse Bayram kitap kapağı
TURNA kitap kapağı

‘ Geçmişin peşini bıraktığını sanırsın ama bu geçmişine yaptığın büyük bir haksızlıktır. Geçmişin, seni terk etmez. Her adımında arkandadır. ‘ Kendinden emin adımlarla adliyeye girdim, topuk seslerim duvarlarda yankılandı. Bana bakanlara başımla ufak bir selam verdim ve sonunda istediğim yere vardım. Kapıyı tıklattım ve savcının sesini duyunca içeri girdim. “Savcım kusura bakmayın habersizce geldim ben Sıla Turna, ihmal davasında hastanenin avukatıyım.” Savcının düz bakışı karşısında devam ettim. “İddianameyi ne zaman sisteme geçersiniz?” “Bir ara avukat hanım.” Dedi önündeki dosyalara odaklanarak. “Yalnız savcım duruşmaya az bir süre kaldı ve sizin iddianamenize göre hazırlık yapmam gerekiyor.” Dedim ısrarla. Savcı sert bir bakışla bana döndü ve önünde ki bir yığın dosyayı göstererek “Gördüğün gibi avukat, çalışıyorum ve sen beni ne kadar meşgul edersen sisteme o kadar geç yüklemek durumunda kalırım.” Dedi gözlerimin içine bakarak. “Peki savcım, kolay gelsin kısa sürede bekliyorum o zaman.” Dedim ve odadan çıktım. Derin nefes alıp çıkışa ilerledim. Ilgaz savcı ile daha öncesinde ortak davalarda çalışmışlığımız olmuştu bu yüzden huyunu suyunu az çok çözdüm. İşinde son derece titiz, oldukça dürüst, tüm adliye tarafından sevilen bir savcı. Kendime fazlasıyla benzetiyorum, benim erkek halim resmen. Çalan telefonumla düşünce aleminden sıyrıldım. Aramayı cevapladım ve arabama bindim. “Efendim Özge?” Dedim arabaya yerleşmeye çalışırken. “Sıla hanım, Erdem bey geldi. Odanıza mı alayım, toplantı odasına mı?” “Odama alabilirsin Özge geliyorum hemen.” Telefonu kapadım ve aracımı ofisime sürdüm. “Karşı tarafla bir toplantı planlayalım, anlaşma üzerine gidelim bu günlük yapılabilecekler bunlar. Ben karşı tarafla görüşeceğim size de haber veririm.” Dedim ayağa kalkıp elimi uzatarak. “Teşekkürler Sıla hanım.” Dedi elimi sıkarak. Sıcak bir tebessüm sunarak odadan çıktı. Yerime oturup başımı geri yasladım ve gözlerimi kapatıp bir süre kendimi dinlendirdim. Kapı tıklama sesiyle gözlerimi ağır ağır açtım “Girin” sesimle asistanım Özge odama elinde kocaman bir buket çiçekle girdi. Anlamsız bakışlarımı üzerinde gezdirdim. Özge bakışlarımı fark etmiş olacak ki hemen söze girdi “Sıla hanım çiçek size gelmiş.” Kaşlarımı istemsizce daha da çattım. Bu şaşkınlığımın sebebi bana çiçek gönderebilecek birinin olmaması ve çiçek gönderilecek bir durum olmaması. “Kimden?” Dedim gözlerimi çiçekten ayırmadan. “İsim yazmıyor, kurye de isim söylemedi sordum ama.” Bu hiç hoşuma gitmedi, güvensizlik problemi olan ben için bu durum hiç iyi görünmüyor. Ayağa kalkıp çiçekleri Özge’den aldım. Baş hareketimle Özge dışarı çıktı ve çiçeklerle daha doğrusu benim gözümde tehlike işaretiyle baş başa kaldım. Tehlike olarak bakmamın sebebi çiçeğin papatya olması. Papatya çoğu kişi tarafından masumiyetin sembolü olarak bilinirken aynı zamanda savaş ilanı anlamına da geliyormuş. Bunu öğrendiğimden beri papatyalara karşı masum kalamıyorum. Bembeyaz papatyaların arasında ki ufak not kağıdını parmaklarımın arasına aldım ve okumaya başladım. ‘Bazı hesaplar sessizce tutulur, bazı defterler zamanı gelince açılır. Şimdilik sadece saatin çalıştığını bilmen yeterli. Yakında taşlar yerinden oynadığında, bugün duyduğun sessizliğin aslında bir başlangıç olduğunu anlayacaksın.’ Bu da ne şimdi? Bedenimi esir alan titremeyle olduğum yere çakıldım. Gözlerimi notta gezdiriyor bir ipucu arıyorum ama yok. Sıklaşan nefesimi ve deli gibi çarpan kalbimi kontrol altına almaya çalışarak telefonuma uzandım. Komiser arkadaşım Kaan’ı aradım ve odada volta atmaya başladım. Telesekreterin sesiyle koca bir of çektim ve hızla hazırlandım çiçeği ve notu da alıp odamdan çıktım. “Sıla hanım, toplantınız vardı.” Diye arkamdan seslenen Özge’yi işittim, hızla asansöre yürüyerek “Ertele Özge.” Dedim ve asansöre bindim. Arabamın tekerleklerini bağırtarak emniyetin bahçesine girdim. Hızla arabadan inip içeri girdim. Üstümdeki bakışlara aldırmadan Kaan’ın odasına daldım. Kaan’ın karşısında oturan jilet gibi takımı, ö…

Bölümün tamamını WritePad'de oku