TOPRAK YEMİN İSTER

5.Bölüm

Yazar:

TOPRAK YEMİN İSTER – kedinindelisi kitap kapağı
TOPRAK YEMİN İSTER – kedinindelisi kitap kapağı

Üç gün sonra... Ambarın ağır kapısı açıldığında Efruz,dışarıdan içeriye süzülen gün ışığına bir kaç saniye gözlerini kıstı.Üç gündür loş ışığa alışmış gözleri güneşi yadırgamıştı. Kapının eşiğinde bir an durup derin bir nefes aldı. Havanın kendisi bile farklı gelmişti. Üzerindeki tozu silkelenip avluya doğru yürüdü.Yüzünde üç günlük koca bir yorgunluk vardı ama zerre şikayetçi değldi. Sonuna kadar değmişti. Etrafta göz gezdirdi.,Çiftlik onun yokluğunda da kendi düzeninde ilerlemeye devam etmişti. Avlu da çalışanlar gidip geliyor,mutfaklardan tabak çanak sesleri yükseliyor ahırların içinden hayvanların sesi yükseliyordu. Efruz ahırlara doğru ilerledi. Yaşananlardan sonra düzenin bozulup bolmadığını merak ediyordu. Ahırın kapısına geldiğinde içeriye ve çevresine göz gezdirdi. Bir terslik vardı ,insanların hareketlerinde alışık olmadığı bir dağınıklık seziyordu.Biri elindeki işi bırakıp başka bir işe koşuyor ,diğeri öbütünü izliyor bir diğeri de elindeki su dolu bakraçlarla ahırın önünde öylece dikiliyordu. İki seyis ,bir atın başında durmuş birbirlerine bakıyordu. "Sen yap." "Ben niye yapıyorum ? Seyis başından sonra en kıdemli olan benim. Sen ne diyorsam onu yapacaksın !" "Bana bak -" "Ne halt ediyorsunuz burda." İki adam kapıda ellerini belinde bağlamış şekilde dikilen Hanımağayı görünce telaşlanıp kendilerine çeki düzen verdi. "Hanımım." "Ne diye işlerinizi aksatırsınız ! Daha hayvanları sulamadınız mı ?" İkisi birbirine baktı. Cevap vermedi. "Size soruyorum . Rami ? Abbas ?" "Henüz verilmedi hanımım." "Sebep ?" "Seyis başı.." "Seyis başı neyin yok ! Ben daha karar kılmadan kime gendini seyis başı falan bellemesin !" Efruz derin bir iç çekti. Üç gündür her şey yolunda sanarken yokluğunun ilk sonucu karşısındaydı. İsmet gittiğinde sadece bir seyis başı gitmemiş sanki bütün düzen , işleyişte onunla beraber gitmişti. Yıllardır tek bir kişinin ağzından çıkan emirlere göre hareket etmeyi huy bellemişlerdi. Sanki kimsenin kendi aklı fikri yokmuşcasına koyun gibi güdülmeye alışmışlardı. Efruz başını iki yana salladı. "Bir adam gidince aklınızı mı da tergediniz ?" "Hayvanların yemini suyunu verin.Evvelde ahırın önünü temizleyin .Cıncık gibi olacak ,birazdan gelip bakacam haberiniz olsun. Bundan gayrı kimseden emir beklemeyin.Ne edilmesi gerekiyorsa yapın." "Baş üstüne Hanımım ..." Efruz bir kaç saniye daha üzerlerinde gözünü gezdirdi. Ardından içeriye öfleye püfleye Süleyman Kahya girdi. Elinde bir defter ,başında kasket ve kulağının ardına iliştirdiği bir dal tütünü ile Efruzun yanına geldi. "Ne oldu Süleyman ? Ne diye homurdanırsın ?" "Hanımım. " "Seyis işini ne ettin ? Görüyorum ki başlarında adam olmadan çekip çevirilemeyecekler bu ahır." Süleyman İçerideki iki adama ters ters baktı,yüzünü buruşturdu. Kahya artık yaşını başını almış saçlarına aklar düşeli bir hayli zaman olmuştu. Gayrı Efruzun yokluğunda koca çiftliğin işlerine tek başına koşturmaya takati kalmıyordu. "Uğraşıyorum hanımım. " "Üç gündür ? Bir tane bile adam bulamadın mı ? Koca Çukurova da seyislerin köküne gıran mı girdi ?" "Arada bulduklarım oldu ." "Eee ?" "Birinin eli titriyordu." Efruz şaşkınlıkla baktı. "Seyis olacak adamın eli niye titrer ?" "Attan korkuyormuş ." Efruz derin bir nefes aldı. "Öbürü ?" "O attan korkmuyordu." "Güzel." "Emme bu seferde attan çok gendi konuşuyordu. İt çenesi yemiş gibi susmak bilmedi." Efruzun dudaklarının kenarı kıvrıldı. "Seyis arıyoruz Süleyman ,hatip değil." "Bende öyle dedim zati." "Başka ?" "Bir tane daha var." Elindeki defteri gösterdi. "Görmediğin adamı niye yazıyorsun ?" "Tavsiye eden kişi çok övdü. Tanıdık dedi." Efruz bir kaç saniye sustu.Gülümsedi. "Git gide yaşlanıyorsun emmi." "Valla hanımım incirin saplısı üzümün çöplüsü demeden her önüme geleni didikliyorum. Elimden gelen bu gayrı." Efruz tekrardan ahırda göz gezdirdi. "Bu çiftlikte eli ayağı birbirine dolaşan adam istemiyorum.Atlarımın huyunu suyunu bilecek,İşini eksiksiz tamam edip etrafındakileri çekip çevirecek , başına buyruk olmayan birini istiyorum." Süley…

Bölümün tamamını WritePad'de oku