TOPRAK YEMİN İSTER

4. Bölüm

Yazar:

TOPRAK YEMİN İSTER – kedinindelisi kitap kapağı
TOPRAK YEMİN İSTER – kedinindelisi kitap kapağı

Sabahın ilk ışıkları Adananın dar sokaklarına doğru ağır ağır ilerliyordu.Geceden kalan sessizlik henüz taş binaların duvarlarında çekilmemiş,güneş kendini göstermeden önce şehrin üzerine kısa bir sessizlik çökmüştü. Pansiyonun avlusunda bir kaç serçe ,gece boyunca biriken kırıntıları peşine düşmüş; mutfaktan yayılan çay kokusu koridora doğru yayılmıştı. Ali Murad işe çoktan uyanmıştı. Odasının pencere kenarındaki küçük masaya oturmuş,önündeki kağıtları birbiri ardına çeviriyordu. Masanın üzerinde dün gezdiği dükkanlardan aldığı bir kaç tohum örneği,kurşun kalemi,küçük not defteri ve Adananın katlanıp açılmaktan kenarları yıpranmış haritası bulunuyordu. Bir süre sırtını sandalyeye yaslayıp masanın üzerindekiler baktı. Dokunmadı.Sonra uykusuzluktan ağrıyan şakalarını ve göz bebeklerini ovuşturdu. Gözünü tekrardan not defterine dikip kendine doğru çekti. Dün gün boyunca duyduğu cümleleri hatırlamaya çalışarak sayfanın kenarına bir kaç kelime daha ekledi. Sulama. Ekim zamanı. Tohum seçimi ? Toprağın dinlenmesi. Bazı kelimelerin yanına soru işareti kydu,bazılarının da altını iki defa çizdi. Bir süre sonra kalemi havada durdu.Dün çarşıda konuştuğu adamlardan biri, Çukurovanın toprağını öve öve bitirememişti. "Toprak iyi olunca çiftçi ne ekse yetişir." Ali Murad o zaman ses etmemiş olsada aynı cümleyi anımsarken kaşlarını çattı. Toprak gerçekten de yeterli olsaydı,aynı toprağın başında duran iki çiftçini aynı sonucu alması gerekiyordu. Oysa herkesin dilinde tek bir aynı söz vardı. "Kozhanların tarlaları başka veriyor" Ali Murad sandalyesinde iyice dokruldu.Bakışları harita ile kesişti. Parmağını yavaşça kuzeyden güneye doğru ilerletti. Sonra tek bir noktada durdu. İki gün önce Kozhanların tarlasını incelemişti.Fakat bunun yeterli gelmediğini biliyordu. Bu toprağı tanımak için o toprakla haşır neşir olmak gerekiyordu. Az sonra kapı çalındı.İlyasın sesi duyuldu. "Beyim ?" Ali Murad başını kaldırdı. "Gel emmi." Kapı araladı İlyas başını içeriye uzattı. "Uyanıksın emi ?" "Görünen o ." İlyas içeriye girip masaya yaklaştı. Önündeki harita ve tohum örneklerine baktı. "Sen gece boyu bunlarla uğraştın he ?" "Uğraştım. emmi." "İnsan uyumadan da çiftçi oluyormuş demek." Ali burada İlyasa bakıp gülümsedi. "Senin kadar konuşursam belki bende çiftçi olmaktan vazgeçerim ." İlyas güldü. "Ben konuşurum beyim.Sen düşünürsün.İkimizin de kedine göre menfaati var." Ali Murad haritayı katlayıp kenara koydu. "Bu gün tarım dairesine gideceğiz." İlyasın kaşları kalktı. "Hayırdır ?" "Tarım yapmaya karar verdim." İlyas bir kaç saniye sessiz kaldı. Sessizce yutkundu. "Bunca yolu tarlaya bakıp dönmeyeceğimizi biliyordum zaten..." Ali Murad ayağa kalktı. "Ben artık bakmak istemiyorum emmi." "Ne istiyin beyim ?" Ali Murad kapıya doğru ilerlerken cevap verdi. "Ekmek istiyorum." İlyas üzerindeki gergin havayı dağıtmak istercesne gülümsedi. Ama bu içten gelen bir gülümseme değildi... "İyi o vakit,önce kayfaltı edelim.Aç adamın ektiği tohum bile küser derler." Ali Murad istemsizce güldü. "Seninde her bi şeye atasözün var." "Yok beyim bazılarını yolda uyduruyorum." Ali Murad başını iki yana sallayıp kapıdan çıktı. İlyas arkasından bakarken kendi kendine söylendi. "Allah sonumuzu hayır etsin.Dün at la uğraşıyorduk,bu gün tarlaya bulaştık." Ali Murad koridorun ucundan seslendi. "Duyuyorum İlyas " "Hep duyasın zaten, heç dinlediğini görmedim." .... Öğleye doğru güneş iyice yükselmiş,sabahki serinlik kendini gavurucu bir sıcağa bırakmıştı. Ali Murad ile İlyas kalabalık caddeden ayrılıp daha sakin bir sokağa girdiklerinde karşılarına eski,iki katlı bir hükmet binası çıktı. İlyas bir süredir sessizdi.Sonunda başını Ali Murad çevirdi. "Beyim." "Hı ?" "Sen gerçekten darla alacan mı ?" "Alacağım ." İlyas İn ağzının kenarı hafifçe kıvrıldı. "Eyi." Ali Murad ona baktı. "Eyi mi ?" "Bunca gündür millete sorup duruyorduk.Hiç olmazsa şimcik gendi darlana sorularını sorarsın." Ali Murad hafifçe güldü. "Sende beğeniyorsun bu fikri." "Ben toprağa itiraz etmem." Kısa bir sessizlik oldu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku