THANATOS'UN ÇİÇEĞİ

THANATOS

Yazar:

THANATOS'UN ÇİÇEĞİ - Cansu İla kitap kapağı
THANATOS'UN ÇİÇEĞİ kitap kapağı

THANATOS Hikayen hakkında birşeyler yaz için dokun... THANATOS, Nyx (Gece Tanrıçası) ve Erebus (Karanlık Tanrısı)’un oğludur. Hypnos (Uyku Tanrısı) ile ikizdir; bu yüzden “ölüm” ve “uyku” arasındaki ince çizgiyi temsil eder. Thanatos, Alkestis’in ruhunu almak için gelir. Herakles onu döverek uzaklaştırır. Thanatos’un ardından sadece siyah bir gül kalır. Böylece anlarlar ki Thanatos yenilebilir ama yok edilemez. Thanatos, ölüm dürtüsünü simgeler. Thanatos: “Her ölüm bir soru, her intihar bir itiraftır.” der. Ve ben ikisini de duyarım. xxxxxxxxxxxxxxxxxxx Bugüne kadar okuyup araştırdığım tanrılar arasında en dikkat çekeni oydu: Thanatos. Neredeyse bütün mitolojiyi araştırmıştım (Medusa, Hekate, Hades, Zeus, Poseidon, Gaia…). Binlercesi vardı ama beni en çok etkileyen Thanatos olmuştu. Onunla ilgili binlerce makale yazmak istiyordum ama ona dair derin bir hikâye yoktu. Çünkü o iyi ya da kötü değildi. Kadim karanlığın mirasını taşıyan, sadece görevini yapandı. Bu derin hikâyeyi ben yaratmalıydım. Bir zamanlar bana çok benziyordu; her şeyi sadece görevi olan, kendini buna adamış biri. Komiserle yaşadığımız o büyük olaya kadar… Ben bunları düşünürken birden telefon ekranımda komiserin adını gördüm. Bunca yıl sonra beni neden arıyordu? Bunu düşünürken kalbim çok hızlı atmaya başladı; sanki bütün vücudumda atıyordu. Kendimi sakinleştirmeye çalıştım ve derin bir nefes alarak telefonu açtım. — “Komiser?” sesim adeta şaşkın ve titreyen bir tonda çıkmıştı. Dehşet dolu ve gergin bir sesle: “Biliyorum profesör, bunca zaman sonra ‘ne oldu?’ diye düşünüyorsun; seni olaylardan sonra neden aradığımı merak ediyorsun. yardımına ihtiyacımız var.” — “Evet, merak ediyorum. Bunca zaman sonra neden?” “Karakola gelebilir misin? Yüz yüze konuşmak istiyorum.” — “Gelebilirim elbette, hatrını kıracak değilim.” Bir şey olmuş olmalıydı. Komiser beni o olanlardan sonra arayacak değildi. Günlerdir çalışmalar yapıyordum; haberlere baksam iyi olacaktı. Mutlaka bana ipucu olacak bir şey vardır diye düşünerek koltuğa yavaşça oturdum ve telefonu elime alıp haberlere baktım. Şok olmuştum: “Beş kişinin intiharı ve siyah güller…” Ben burada araştırmalar yaparken neler oluyordu, diye kendi kendime düşünmeye başladım. Haberi okumaya devam ettim: “Beş kişi aynı gece, iki saat arayla intihar etmişti ve hepsinin tek bir ortak noktası vardı: Arkalarında siyah bir gül bırakmak.” Bir sürü komplo teorisi oluşmuştu. Bu bir ritüel miydi? Bir anlaşma mıydı? Paranormal bir olay mıydı? Hızlıca hazırlandım ve evden çıktım. Merdivenlerden indim, biraz yürüdüm ve… kahretsin. Kapıyı kapatıp kapatmadığımdan emin değildim. Geri dönüp kontrol etmek zorundaydım. Hep böyle oluyordu; bu huyumdan nefret ediyordum. Tabii ki geri dönüp kapıyı kontrol ettim. Neyse ki kapatmıştım. Tekrar hızlıca yürüdüm ve bir taksiye atladım. Takside komiseri aradım: — “Komiser, bu nasıl oldu?” — “Biz de senden öğreneceğiz, profesör.” — “Nasıl?” — “Araştırmalarını biliyoruz.” Bu cümle, nedense içimde tuhaf bir gerginliğe sebep olmuştu. Telefonu kapattım. Bir saat sonra karakoldan içeri girdim. Tuhaf bir ürperti hissettim. Beni gördüğüne herkes şaşkındı; bakışları üzerimde hissedebiliyordum. Komiserin odasının kapısını çaldım ve yavaşça açtım. Ben içeri girer girmez bana bakarak ayağa kalktı. Hiçbir şey değişmemişti; odası hâlâ aynıydı ve odada sadece ben ve o vardık. Ona doğru yaklaştım. Masasının çekmecesini açtı; şeffaf bir poşetin içinde solgun ama hâlâ canlı görünen bir gül duruyordu. Bu gülü gördüğüm an, nedenini anlamadığım bir ürperti beni kapladı. Komiser: — “Bu gülü kurbanın yanında bulduk. Diğer dört cesedin yanında da gül vardı ama bu… hepsinden daha canlıydı, profesör.” Öylece güle ve komisere bakıyordum ve anlamıştım ki bu bir sembol değildi… Bu bir imzaydı. İçimden şöyle düşünüyordum: Thanatos efsanede yenilmişti ama biri onun yerine kazanmaya çalışıyordu. Komiser gözlerimin içine bakarak, beni adeta sorguya çeken kendinden emin bir tonla konuştu: — “Bir şey daha var, profesör. Kurbanlardan birini…

Bölümün tamamını WritePad'de oku