7.BÖLÜM | KOMŞU
Yazar: Rossoball

Keyifli okumalar. ❥ Myles Smith • Stargazing ❥ Taylor Swift • Bad Blood 7.BÖLÜM | KOMŞU Evin kapısına geldiğimizde çantamdan anahtarlığımı çıkardım. Direkt kapıyı açtığımda içeri ilk ben girdim. Arkamda duran Koralp hâlâ öylece bekliyordu. Başımı çevirip ona baktım. "Gelsene." Beni duyduğunda ilk önce bana baktı. Sonra ise ayakkabılarını çıkartarak içeri geçti. Fakat çekiniyor gibiydi. Omzundaki çantaları hemen çıkartarak içerideki dolaba yerleştirdim. Ayağıma da dolabın yanında duran terliklerimi giydim. Gözlerim onun ayaklarına takıldı. "Terlik ister misin?" diye sordum ona da çünkü bazen yerler fazla soğuk oluyordu. Ondan bir cevap gelmedi. Sadece başını iki yana salladı. Fakat dinlemedim. Dolaptan bir erkek terliği çıkardım. Bu babamındı. "Al, bunlar babamın bence ayağına olur." diyerek ona doğru uzattım. Koralp bir bana bir de elimdeki terliklere baktı. Bir süre sonra terlikleri elimden aldı ve yere bırakarak giydi. Tam olmuştu. Demek ki neredeyse babamla aynı numaraydı ayakları. Fakat babamdan uzundu. Bundan oldukça emindim. Aklıma bir an için babamla anımız geldi. Boyu uzun olduğu için babam beni hep omzunda taşısın istiyordum. Oradan etrafa bakmak çok zevkliydi. Bu yüzden babam hep beni omzunda taşırdı. Annem bunu yaptığımız için çok kızardı ama babam dinlemezdi. Yanımızda annem olmadığında beni omzunda taşırdı. Fakat şimdi aklıma gelen anımız başkaydı. Bir gün babamın ayakkabılarını giymiştim. Bana kocaman olmuşlardı. Yine de çıkarmadan evin içinde o büyük ayakkabılarla gezdim. Babam beni görünce kahkaha atarak güldü. Bende onun gülmesiyle kendime güldüm. Sonra birden "Ayakların çok büyük baba, aynı filler gibi." demiştim. Bunu şimdi tekrardan düşününce güldüm. "Neye güldün?" diye bir ses geldi. Bu Koralp'in sesiydi. Başımı kaldırıp ona baktım. Ona şimdi bunu anlatamazdım. Sonuçta ona da filler gibi büyük ayakların var demiş olurdum. Yüzümdeki gülümseme kaybolmuştu. "Öyle, aklıma bir şey geldi." diyerek konuyu kapattım. "Hadi sen geç içeri. Şurası salon." İşaret parmağımı kaldırıp karşıdaki kapıyı gösterdim. "Otur beni bekle, geliyorum hemen." Koralp başını tamam dercesine salladı. Bende koridorun diğer tarafındaki odaya doğru ilerledim. Odama girdiğim gibi makyaj masasında duran tel tokalarımı aldım. Önüme düşüne saçlarımı tel tokasıyla tutturdum. Üstümdeki tenis kıyafetlerimi de çıkardım. Çünkü evin içindeyken bunlarla çok rahat olmuyordum. Hızlıca dolabımın kapaklarını açtım. İçinden bir şort ve tişört çıkardım. İkisini de üstüme geçirdikten sonra odadan çıktım. İlk önce lavaboda ellerimi yıkadım. Kısa bir süre sonra lavabodan çıktım. Yavaş yavaş yürüyerek koridordaki dolaba geldim. Dolapta duran, ilk yardım çantasını aldım. İçendekileri kontrol ederek salona geçtim. "Malzemelerim varmış. Bazen çok fazla düşüyorum tenis sahasında, o yüzden bitiyorlar ama bitmemişler." diyerek salonun ortasına kadar yürüdüm. Başımı kaldırıp Koralp'e baktığımda, L koltuğun bir köşesine oturmuş bana baktığını gördüm. Bir çocuk gibiydi. Onun bu halini tatlı bulmuştum. Fakat hemen kendime geldim. Yanına doğru ilerleyerek koltuğa oturdum. Elimdeki çantayı da orta sehpanın üstüne bıraktım. İçinden bir eldiven çıkardım. Yavaşça eldivenleri giydikten sonra yarayı temizlemek için elime bir pamuk aldım. "Ne yapacağını biliyor musun?" dedi Koralp. Gözlerimi devirdim. Yine gıcık bir tip olmaya başlamıştı. "Merak etme biliyorum. Kendime pansuman yapa yapa öğrendim." Ona doğru biraz daha yaklaştım. Benim yaklaştığımı gördüğünde o da bana doğru biraz daha yaklaştı. "Gerek yoktu aslında." Onu dinlemeden elimdeki pamuğu dudağındaki yaraya bastırdım. Çok hızlı bastırmış olacağım ki yüzünü buruşturdu. "Pardon." Diyerek devam ettim. Aslında biraz bilerek yapmıştım. Yine de belli etmemeliydim. Belli olmazdı. Raketimi falan kırabilirdi. Onda bende intikam alacak bir tip var gibiydi. Bu defa yarayı yavaş yavaş temizlemeye başladım. Bedenlerimiz de birbirine oldukça yakındı. Yüzünü şimdi daha net görüyordum. İstemsizce gözlerim yüzünde gezindi. Pürüzsüz b…