Bölüm 4
Yazar: rossoball

Nasıl gidiyor? Umarım hepiniz iyisinizdir. Beni soracak olursanız iyiyim ve sizden gelecek yorumları bekliyorum. Bol bol satır aralarına yorum!! Keyifli okumalar. ❥ Gracie Abrams • Risk 3. BÖLÜM | ISLAK SAHA Eve girdiğimde derin bir nefes aldım. Saatlerdir yolda olmak beni yormuştu. Hızla odama geçerek üstümü değiştirdim. Pijamalarımı üstüme giydiğimde rahatlığın verdiği o hisle mutfağa geçtim. İlk önce etrafa baktım. Aslında açtım ama bir şey yemek içimden gelmiyordu. Şuna üşeniyorum yemek hazırlamaya demiyordum da içimden yemek yemek gelmiyordu diyordum işte. Buzdolabının kapağını açtığımda içinde pek de yemek yapılacak bir şey bulamadım. Bu yüzden en güzel karar dışarıdan bir şeyler söylemek gibi geldi. Elime aldığım telefonumla salona geçtim. L koltuğa oturduğumda bir yandan da yemeklere bakıyordum. Kesinlikle hamburger yemeliydim. Çünkü başka seçenek yoktu. Bu saatte en güzel yenilecek yemek sadece oydu. Bir büyük hamburger yanında da patates, soslar ve içecek söyledim. Telefonumu kapatıp koltuğun üstüne bırakır bırakmaz elime kumandayı aldım. Televizyonda ki kanalda uzun süre gezindikten sonra yine her zaman ki gibi bir şey bulamadım ve internete bağladım. Bir tenis maçı açtım. Başka ne izleyecektim ki zaten? Maçı izlerken çok dikkat ediyordum. Her şeyi inceleyerek izliyordum ve asla kaçırmamaya çalışıyordum. Kadın ilk sayısını aldığında alkışladım istemsizce. Maç bir süre sonra kadının kazanmasıyla bitti. Fakat karşısındaki kadın sinirle ve yenilgiyle elinde raketi sahanın ortasında kırıp bir kenara savurdu. Yine aklıma raket geldiğinde gözlerimi kapattım. "Yeter ama artık!" diye uyardım kendimi. "Düşünme artık." Tam bu anda kapı çaldı. Yerimde kalaktım ve kapıya doğru ilerledim. Girişte duran çantamdan kartımı çıkardım. Kapıyı yarımca araladım. Kurye "Siparişiniz." diyerek bana yemeğimi uzattı. Elinden yemeğimi aldım. Kartımı temassız ödemesi vardı. "Temassız ödeyeceğim." Dediğimde kurye bana pos cihazını uzattı. Kartımı okuttuktan sonra fiş çıktı. Adam fişi bana verdiğinde teşekkür ettim. "Geliyorum baba." diyerek içeri doğru seslendim. Tam kapıyı kapatırken. Kapıyı kapattım ve üst üste birçok kez kitledim. İçeri doğru ilerlediğimde derin nefes aldım. Koltuğa oturup yemeğimi açarken bir yandan da patatesimden bir tane ağzıma attım. Bu sırada yeni bir tenis maçı başlamıştı. İdil Seninkini gördüm bugün. Telefonumun ekranına düşen mesaj ile yağlı olmayan elimle telefonumu aldım. Dizime bırakarak ekranı açtım. Tek elimle mesaj yazmaya başladım ama çok zordu. Esin Benim ki? İdil Doğu işte. Ağzımdaki lokmayı sertçe yuttum. Esin Benim ki falan değil! Esin Şuna bir daha böyle bir şey söyleme! İdil Tamam, sakın ol. İdil Yanında bir kız vardı. Galiba seni aldattığı kız. İdil Saçmalık saçması olay. Kızı seninle aldatıyor. O kız da aldatılmış olmuyor mu yani? Esin Ne biliyim ben. İdil Neyse konumuz bu değil. Ben bir kişiyi daha gördüm bugün. Kaşlarımı çattım. Elime aldığım patatesi sosa banarak ağzıma attım. Esin Kim? İdil Koralp. Gözlerimi devirdim. İdil Furkan ile beraber okuldalardı. Bu arada Furkan bana göz kırptı!! İdil Yani galiba. İdil Yanlış görmüş olamam. Baya baya bana baktı ve göz kırptı. İdil Esin!! Neredesin? Görüyorsun yazsana. Esin Yemek yiyorum ellerim yağlı. Esin Koralp'ı görmen de beni asla ilgilendirmiyor. Çünkü adam sinir bozuculuk seviyesinin en üst kademesinde. Bugün delirtti beni. Esin Furkan ise zaten her kıza göz kırpan bir tip. Şaşırmadım. İdil Koralp ile ne oldu? İdil Of! Söyleme işte şunu! İdil Neyse Furkan ile ilgili bir şey duydum ama önce sen şu Koralp olayını anlat? Yine mi karşılaştınız? Ellerimi bir peçeteyle sildim. Telefonumu iki elime alarak yazmaya başladım. Esin Bugün sahaya gittim. Bir baktım o da orada. Tuna hoca ona da ders veriyormuş. Neyse işte bu benim orada olduğumu görmedi ve sinirle konuştu. Raketini kırdığım için bana bir şeyler söyledi. Bende duydum. Gittim yanına elimdeki raketi verdim. İdil Ne raketi? Senin sadece kendi raketin var? İdil Kız yoksa? Esin Ne yoksa? İdil Ay başımı…