2. BÖLÜM | BENCİL
Yazar: rossoball

Yorum yapmak için eller hazırsa ve oylar verildiyse bölüme geçiyoruz. Keyifli okumalar!! ❥ Myles Smith • Nice To Meet You 2. BÖLÜM | BENCİL Yine sahadaydı. Fakat yüzü terler içindeydi. Saçları dağılmıştı ve ıslaktı. Elindeki tenis raketini kenara doğru savurdu. Sol elini kaldırıp saçlarını çekiştirerek dağıttı. "O kız yüzünden her şey mahvoldu. Ne yapacağım ben şimdi?" Yine aynı sinirli sesiyle konuştuğunda elimdeki tenis raketini sıktım. Neden her şeyi mahvediyordum ben? Birinin daha her şeyini mahvetmiştim. Bencilin tekiydim. Hayır. Bu defa bencil olmayacaktım. Büyük adımlarımla sahanın ortasına yürüdüm. Hocam beni gördüğünde tam bir şey diyecekken bana arkası dönük olan adama doğru raketimi uzattım. "Belki seninki kadar uğurlu değildir, ama bana hep uğurlu geldi." Koralp bana doğru kafasını çevirdi. Benimle göz göze geldi. O koyu kahve gözleri, ela gözlerime çarptığında içim titremişti. Dudaklarını araladı. Bir bana bir de elimde tutuğum rakete baktı. "Raketini bana mi veriyorsun?" diye sordu. Başımı aşağıya yukarıya salladım. "Evet, raketini kırdığım için özür dilerim. Maalesef sana yeni bir raket alamam ama kendi raketimi sana verebilirim. Umarım uğurlu gelir." Bana bedenini de çevirdi. Elimdeki raketi almadan. "Sadece maç için. Maçtan sonra bana kendi raketimi ver. Bende sana kendi raketini veriyim." Elini uzatarak raketi elimden aldı. Evet, parçalanmış bir raketin sorunu şimdilik çözülmüştü. Fakat raketten daha önemli bir sorun daha vardı. "Gençler!" diye seslendi filenin diğer tarafında duran hocamız. İkimizden kafamızı çevirip hocaya baktık. "İkinizden buradayken şu konuyu da konuşalım. Benim kızımın bu hafta ameliyatı var. Bu yüzden siz ikiniz birbirinize ders vereceksiniz." İşte her şey bugünden sonra başlayacaktı. İkimizde aynı anda hocadan bakışlarımızı çektik. Gözlerimiz birbirlerini bulduklarında şaşkınca birbirimize bakıyordum. O ise şaşırmamıştı. Sadece afallamış duruyordu. "Gençler, lütfen kırmayın beni. Kızım söz konusu. Anlayışla karşılayın. Hatta hadi bugünden başlayın. Bende şimdi hemen eve geçiyim. Kızımın desteğime ihtiyacı var." Tuna hoca sahadan çıkmak için yürüyorken ona doğru döndüm. "Hocam ama benim raketim yok." Bir süre bekledi Tuna hoca. Elinde duran spor salonuna ait raketi bana doğru uzattı. "Ben spor salonunun müdürüne söylerim. Bir hafta bunu kullanırsın. Zaten bir hafta sonra maçta bitmiş olacak. Bu defa senin maçın başlayacak." Ses çıkarmadan elindeki tenis raketi aldım. Çünkü adamın kızı normal bir ameliyat geçirmeyecekti. Bacağında bir kist çıkmıştı. Bu da daha 15 yaşındaki bir kız için çok ağırdı. Hocamın arkasında öylece bakarken, arkamda duran Koralp konuşmaya başladığında kafamı ona çevirdim. "Hadi geç. Daha fazla oyalanmayalım." Bana kafasıyla sahanın diğer tarafını gösterdi. Yine aynı şekilde ses çıkarmadım. Çünkü ona karşı çok mahcup hissediyordum. Tenis raketini kırmıştım. Elimdeki tenis raketini tutarken, karşımda bana top atmak için hazırlanan adama baktım. Elindeki topu büyük ve damarlı ellerinde çevirdi. "Ne zamandır tenis oynuyorsun?" diye sordu. İlk önce neden bana bunu sorduğunu sorgulasam da cevap verdim. "Profesyonel olarak beş senedir diyebilirim." "Profesyonel olmayarak kaç sene?" diye tekrardan sordu. Bazen insan sanane demek ister ama diyemez ya işte tam olarak oradaydım. Derin bir nefes aldım. "İlk ilgimi çektiğinde altı yaşındaydım. O günden bu yana da oynamaya devam ediyorum." Koralp başını salladı. Elindeki topu havaya doğru atarak tenis raketiyle bana doğru atınca, karşılık verdim. Raketime alışamadığım için bazen topu kaçırıyordum. "Topu kaçırıyorsun?" dedi. Sağ ol canım bizde fark edememiştik zaten. "Biliyorum. Çünkü bu benim raketim değil. Alışamadım." Çocuksu bir serzenişte bulunduğumda bana alaya alırca güldü. "Raketimi kırmasaydın şu an sende ve bende kendi raketimizi kullanıyor olacaktık." Yine aynı konu ortaya çıkınca ofladım. Tamam, kırdım. Kırdım ve en büyük suçlu benim.TAMAM! "Sen hep bu konuyu mu açacaksın? Tamam, yaptım bir hata kırdım. Ne yapmamı…