18.BÖLÜM | YAZ KOKUSU
Yazar: Rossoball

Bölüm görselleri

Yorum ve oylarımız çok düşük. Lütfen oy verip ve satır aralarına yorum yapmadan okumayalım olur mu? X : pinklilylza | Ig : ballrosso Keyifli okumalar. ❥ Mustafa Sandal • Denize Doğru 18.BÖLÜM | YAZ KOKUSU "Tövbe tövbe! Aynur bak benim iyice sinirlerim tepeme çıkmaya başlıyor uyandır şunlar." dedi uzaktan gelen bir ses. "Ay Vedat! Bir dakika sus. Kendileri uyanır zaten birazdan. Hem sen git arabanla falan uğraşsana. Hadi hayatım." Bu annemin sesiydi. Kaşlarımı çattım. Gözlerimi yarımca araladığımda güneş gözlerime vurur vurmaz tekrardan kapattım ama babamın sesiyle hemen açmak zorunda kaldım. "Kızım burada elin adamıyla sarmaş dolaş uyuyor, bende geniş geniş aşağıya ineceğim ve araba mı tamir edeceği? Saçmalama Aynur. Uyandır şu kızı artık. Neler oluyor anlatsın bize." Tok sesi terasta yankılanınca açıkgözlerim etrafı taradı. Koralp bana sıkıca sarılmış ve gövdemi de üstüne alırcasına beni kendine doğru çekmişti. Benimde kollarım onun bedenine sarılmış bir şekildeydi. İkimiz böylece saatlerce uyumuşum olmalıyız ki anne ve babam bile gelmişti. Hızla yattığım yerden doğruldum. Koralp'de ağzının içinden bir şeyler mırıldanarak beni bırakmamaya çalıştı ama olmadı. "Uyandı." dedi annem. Başımı çevirip bahçe takımının koltuğuna oturmuş bizi izleyen anne ve babama baktım. "Anne, baba! Siz ne zaman geldiniz?" dedim şaşkınca. Aslında daha birkaç gün kalacaklardı. "Niye kızım gelmese miydik?" dedi babam gözlerini kısarak bana sorgularcasına baktığında. "Yok canım. Ben şaşırdım sadece." dedim. Elimi yavaşça Koralp'e doğru uzatarak birazcık dürtükledim. "Esin güzelim biraz daha uyuyalım. Gel hadi, çok yorgunum." Koralp mırıldayacak konuşunca hepimizin bakışları ona döndü. Tekrardan anne ve babama baktığımda annemin gülmemek için kendini tutuğunu babamın da sinirden bacağını salladığını gördüm. "Esin kaldır şunu! Yoksa elimden bir kaza çıkacak. Dingile bak! Biraz daha uyuyalım diyor. Rahattı bozuldu paşamın." Babam söylendikçe geriliyordum. "Koralp kalk artık hemen." dedim çaktırmadan ona doğru yaklaştığımda. "Neden? Biraz daha uyusak olmaz mı?" Babamın sabrı taştı. Hızla ayağa kalktı ve bize doğru geldiğinde bacağını kaldırıp Koralp'ı ayağıyla yavaşça itekledi. "Kalk!" diye bağırdı. Koralp yerinde sıçrayarak uykulu gözlerle yutkunarak başında dikilen babama baktı. Babam tek kaşını kaldırıp Koralp'e şöyle baktıktan sonra "Hemen aşağıya gelin." diyerek yanımızdan ayrıldı ama gerginliği hâlâ ortamda duruyordu. Annem yavaşça oturduğu yerden kalktı. "Memnun oldum Koralp. Hadi kalkın kahvaltıya gelin. Konuşacak çok şeyimiz var. Dimi kızım?" Annem imali imali konuşunca bir şey diyemedim. Sessiz kaldığımı görünce çokta üstelemeden terastan çıktı. Derin bir nefes alıp verdiğimde gözlerimi kapattım ve açtım. "Hadi gidelim. Baban bana çok kötü baktı. Her an gelip beni dövebilir." Koralp hızla yattığı yerde kalktı. Bende kalktığımda kolundan tutum. "Bakma sen babama. İlk defa sevgilimle beni gördü ondan bu halleri. Ama merak etme öyle durduğu gibi bir adam değil. Eskiden polis olduğu için biraz görünümü ve mizacı ters. Yoksa asla öyle bir adam değildi. Yani rahat ol. Gerilmene gerek yok." Onu biraz rahatlattım ama hâlâ gerginliği üstündeydi. Beraber terastan çıktığımızda ben lavaboya geçtim. Koralp'de üstünü değiştirdi. Bu defa o lavaboya girdiğinde ben odama girip üstümü değiştirdim. İkimizde hazır olunca aşağıya indik. Anne ve babam bahçedeki sandalyelerde oturuyordu. Önlerinde ise harika bir kahvaltı vardı. Yanlara geldiğimizde annem bizi şöyle baştan aşağıya süzdü. Koralp'e uzun uzun baktıktan sonra ise bana bakıp gülümsedi. Babam ise bana şöyle yumuşak ve sert bakışlarını attıktan sonra Koralp'e baktı. Ondaki bakışları uzundu. "Günaydın efendim." dedi Koralp masanın önünde durduğumuzda. "Günaydın." dedim bende. "Günaydın çocuklar hadi oturun." Annemin tatlı sesi kulağımıza dolduğunda beraber yan yana duran sandalyelere oturduk. "Evet, neden evimdesin Koralp?" dedi babam oturur oturmaz. "Şey efendim." Koralp tam konuşacaktı ki araya girdim. "Ben…