16. BÖLÜM | MUĞLA
Yazar: Rossoball

Bölüm görselleri

Yorum ve oylarımız çok düşük. Lütfen oy verip ve satır aralarına yorum yapmadan okumayalım olur mu? X : pinklilylza | Ig : ballrosso Keyifli okumalar. ❥ Elle Coves • Summer 16. BÖLÜM | MUĞLA Havaalanından çıktığımız saatlerden sonra bir kafeye gidip saatlerce konuşmuştuk. Koralp olan biten her şeyi bana anlattığında onu şaşırmadan dinledim çünkü İdil bana olan bitenleri zaten anlatmıştı. Sadece onun ağzından da aynılarını dinlemek iyi gelmişti. Onu dinlerken gözlerim hep dudaklarına kayıyordu. Az önce yaşananlar zihnimin hâlâ bir köşesini esir almaya devam ediyordu. Koralp beni öpmüştü. Biz gerçekten sevgili olmuştuk. Hikâyemiz kırık bir tenis raketiyle başlamış. Eski sevgilim yüzünden sahte sevgililik oyunuyla devam etmişti ve biz o sıralar yakınlığımız yüzünden birbirimizden oldukça etkilenmiştik. Fakat Koralp az önce bana, beni daha önce gördüğünü hatta o günden beri hep görmeye devam ettiğini söylemişti. Bu yüzden onun dikkatini çekmiştim. Eğer onun tenis raketini kırmasaydım aslında yollarımız bir şekilde kesişecekmiş. Bana bir şeyler anlatması bitmiş olacak ki, önünde duran soğuk kahvesinden bir yudum daha aldı. "Bana Muğla turu yaptıracak misin?" diye sorduğunda düşüncelerden arınarak başımı, evet dercesine sallayıp gülümsedim. "Yaparız ama önce dinlen. Bugün çok yorulmuşsundur." Gözaltları biraz yorgun gibi duruyordu. "Yorgun değilim. Seninle buraları gezmek istiyorum." Peki dercesine başımı salladım. Soğuk kahvelerimizi içerken etrafa bakındım. Aslında ona söylemek istediğim bir şeyler vardı. Çok konuşup onu şimdiden bıktırmak istemediğim için sessiz kaldım ama o benim bu halimi görmüştü. "İstediği sor." Dudaklarımı kıvırarak ellerimi masanın üstünde birleştirdim. Ellerime baktım çünkü ona bakmak beni utandırıyordu. Sanki daha önce bu hissi yaşamamış gibiydim. Belki de gerçekten yaşamamıştım. "Biz şimdi..." "Sevgiliyiz." Sözümü kesip soruma hemen cevap verdi. Yüzümde istemsizce bir gülümseme oldu. "Gerçek." O da tebessüm ederek elini uzatıp elimin arasına aldı. "Gerçek. Oldukça gerçek, sevgilim." Kıkırdadığımda yerimden kalktım. "Kalk o zaman. Sevgilimi çocukluğum geçtiği sokaklarda gezdirmek istiyorum." Yavaşça ayağa kalktığında elimi elimden çekmek zorunda kaldı. Cebinden cüzdanını çıkarıp kartını aldığında başımı iki yana salladım. "Senin burada paran geçmez." Önden önden yürüyerek çantamdan kartımı çıkardım. "Burası benim memleketim." Koralp erkeksi bir kahkaha atınca başımı çevirip arkama baktım. Yüzündeki bu ifadeyi seviyordum. Gözleri hafif kısılıyordu. Yanakları biraz şişkin duruyordu ve dişleri görünüyordu. Dudakları ise güzel bir şekil alıyordu. En çokta dudaklarını sevdiğimi düşündüm. "Peki, o zaman." dediğinde gözlerimi dudaklarından ayırıp gözlerine baktım. Göz kırptığımda önüme geri döndüm. Kasadaki kıza masa numarasını söyleyerek hesabı ödedim. Kafeden çıktığımızda ilk önce kapıda durup nereye gitsek diye düşündüm. "Plaja mi gitsek? Orası şimdi canlı ve güzeldir." Dönüp ona baktığımda başını salladı. "O zaman üstümüzü değiştirelim." diyerek önden önden evimin olduğu sokağa yürüyordum. "Nereye?" dedi Koralp arkamdan. "Eve gidiyoruz." Yanıma geldiğinde elimi tutarak beni durdur. Gözlerim birleşene elimize takıldı. Tenlerimizin uyumunu sanki o an fark etmiştim. Çok yakışıyorduk. "Anne ve baban evde değil mi?" diye sorduğunda bir süre düşündüm. Annem ve babam bugün erken saatlerde kahvaltı edip teyzemlerin evlerine gitmeye karar vermişlerdi. Teyzemler ise Datça'da yaşıyordu. "Evde yoklardır. Teyzemlere gitmişlerdir bile çoktan." Onu kendimle yürütmeye başladım bu defa. Arkamdan yürümeye başladığında elimi sıkıca tutuyordu. "Tam olarak şu an beni eve atıyorsun." dediğinde ona dönüp ters ters baktım. "Sende atılmaktan baya memnun gibisin." Elimi tutan elini işaret ettim. "Oldukça." Çapkınca güldüğünde bende gülerek önüme döndüm. "O zaman sus ve beni takip et. Güneş gitmeden sahile yetişelim." Onunla Bodrum sokaklarında yürürken arada nerelerde neler yaptığımı da anlatıyorum. "Şurası eski evimiz." dedim tek k…