TENİS RAKETİ

12. BÖLÜM | MAÇTAN SONRA

Yazar:

TENİS RAKETİ - Rossoball kitap kapağı
TENİS RAKETİ kitap kapağı

❥ Ariana Grande, The Weeknd • Love Me Harder 12. BÖLÜM | MAÇTAN SONRA Birkaç gün sonra... Koltuğa uzanmış elimde tutuğum deftere bakıyordum. Defterin her sayfasında ayrı çizimlerim vardı. Yarın çizimlerimizi göstereceğimiz son dersimiz olacaktı. Benim ise elimde sadece bir tane beğendiğim çizim vardı. Oflayarak defteri göğsümün üstene bıraktım. Bu defa tavanı izlemeye başladım. Günler geçmişti ve o gün kütüphaneden sonra Koralp ile tenis oynamaya gitmiştik. Bir sonraki günlerde ise hep orada buluştuk. O ders çalışıyordu bende birkaç çizim yapmaya çalışıyordum. Fakat yaptığım hiçbir çizim ders için değildi. Gözlerim hep Koralp'de olduğu için istemsizce onu çiziyordum. Ellerim tekrardan deftere gitti. Kaldırıp bir sayfa çevirdim. Çeviri çevirmez de karşıma Koralp'ın yüzü çıkmıştı. Uzun uzun yine çizdiğim o resmi inceledim. O daha bunları görmemişti ama bende bütün yüz ifadelerinin olduğu bir çizim defteri vardı. Bu çok garipti. Bazen kendimi sapık gibi hissediyordum fakat bazen de hoşuma gidiyordu. Onu çizmek keyifliydi. Tabi bu birkaç günde tenis oynamayı da ihmal etmedik. Her boş zamanımız da tenis oynamaya çıkıyordum. Artık aramızdaki bağ çok garipleşiyordu. Sadece tenis için bir arada değildik. Okuldaki ve sosyal medyadaki birçok insan bizi sevgili sandığı için hep bir yakınlık içindeydik fakat bu yakınlık sanki çok değişmeye başlamıştı. Aslında bazen sadece sevgililik oyunu oynuyoruz diyordum. Fakat şunu anlamıştım. Biz bu oyunu oynasak da oynamasak da hep bir aradaydık. Mesela insanların bize baktığını görünce Koralp'e biraz daha yakın durmaya çalışıyordum fakat insanların gözü bizden uzaklaşınca da buna devam ediyordum. Koralp'de artık farklı davranmaya başlamıştı. Çok nazikti, ilk zamanlar da benimle konuşurken ki o tavrı artık yoktu. Yani ikimizde aslında bir oyun oynamıyorduk. Fakat bu yaptığımıza bir isim vermiş olsam... Birbirimize alıştık derdim. Yine de bendeki farklılık alışmaktan da başkaydı. Onu gördüğümde hızlanan kalbim, midemdeki dans eden kelebekler ya da onunla yaptığım her şeyden aldığım zevk ve ondan uzaklaşmamam. Bütün bunlar yavaştan anlam kazanmaya başlıyordu. Kazandığı anlam ise çok geçmeden zihnimde dolanmaya ve bana çok büyük bir baskı yapmaya başlamıştı. Ben bütün bunları düşünürken kapı çalmaya başladı. Elimdeki defteri öylece koltuğun üstene bırakarak kapıya yürüdüm. Bugün okula gitmemiştim. Derslerimiz artık azalmaya başlamıştı. Sadece sınav için hazırlıklar yapıyorduk. Benimde yarın son sınavım olacaktı ve uygulamalı olduğu için yaptığım son bir tane çizimi de götürmem gerekiyordu. Fakat şimdilik pek içime sinen bir çizim yapamamıştım. Kapıya geldiğimde hiç beklemeden açtım. "Naber komşu?" diyerek kapının pervazına yaslanmış bir Koralp ile karşılaştım. Altında lacivert bir şort, üstünde de beyaz bir tişörtü vardı. Gözlerim onu baştan aşağıya incelerken, elindeki tenis raketine takıldı. Benim verdiğim şekilde hâlâ kullanmaya devam ediyordu. "İyidir komşu, senden?" dedim gözlerimi raketten çektiğimde. Yüzüne baktım. Saçlarını yine dağınık bırakmıştı. Kıvırcık saçları dağınık şekilde alnına dökülünce hoşuma gidiyordu. Ellemek istiyordum fakat yapamıyordum. Tek yaptığım şey o kıvırcık saçlarını sayfalarca çizmekti. "Benden de iyidir. Hadi gel." Kafasıyla dışarıyı gösterdi. "Bu güzel havayı kaçırmadan tenis çalışalım. Son iki gün kaldı." Doğru son iki gün kalmıştı. Koralp iki gün sonra maça gidecekti. Biz ise birbirimize o kadar alışmıştık ki tenis oynarken çok eğleniyorduk. Bir gün kendimi daha fazla tutamadan sahaya uzanarak güldüğümü hatırlamıştım. Koralp ise ayakta durmuş bana üsten üsten bakarak "Komik biriyim evet ama artık kalkman lazım. Yoksa maçta birinci olamayacağım." O gün o kadar çok gülmüştüm ki karnıma ağrılar girmişti. Koralp düşündüğümde de konuşkan ve eğlenceliydi. Fakat dışardan ona şöyle bir bakınca... Çok soğuk duruyordu. Hatta bazı insanlar ona küçücük bir şey sormaya bile çekiniyorlardı. Bu görüntüsü ise çoğu kızın favorisiydi. Dışardan soğuk fakat yakın olduklarıyla yeterinc…

Bölümün tamamını WritePad'de oku